banner829
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı diyet ürünler BDP Milletvekili Sebahat Tuncel Sheraton Otel tatlandırıcılar zararlı mı

YAŞAMI 25'İNDE RENKLENDİ!

Doğuştan gelen kalıtsal bir hastalık nedeniyle ileri derecede hem görme kaybı olan ve tamamen kör olur diye ameliyat edilemeyen Gülay Gökmen (25), geçirdiği başarılı operasyon sonrası artık sadece ışığı değil, bütün renkleri ayırt edebiliyor.

YAŞAMI 25'İNDE RENKLENDİ!

 
     ''Usher Sendromu'' adı verilen ve doğumsal işitme ve görme kayıplarının en önemli sebeplerinden gösterilen hastalık nedeniyle, bebekliğinden bu yana sadece ışığı algılayabilen ve sesleri de ancak işitme cihazıyla duyabilen Gökmen'in hayatı, geçirdiği başarılı göz operasyonuyla tamamen değişti.
     Gülay Gökmen, yaptığı açıklamada, çocukluğundan bu yana çeşitli dönemlerde doktorların kendisine gözlük ve lens verdiğini ancak hiçbirinin kendisinde görme yetisi sağlamadığını anlattı.
     Daha önce defalarca gittiği doktorların ameliyat edilse bile tamamen kör olma ihtimali bulunduğunu söylediklerini ifade eden Gökmen, çok az miktarda algıladığı ''ışığın'' da tamamen yok olmasını göze alamadığı için ameliyat masasına yatmayı kabul etmediğini anlattı.
     Daha sonra ailesinin yaptığı araştırmalarla ameliyata ikna olduğunu belirten Gökmen, ''Şimdi yeniden dünyaya gelmiş gibi oldum. Renkleri, her şeyi daha yeni keşfettim. İşitme kaybı da olduğu için önceleri televizyonun içine giriyordum. Şimdi koltuktan izleyebiliyorum'' dedi.
    
     -ARABA KULLANABİLECEĞİ DÜZEYDE GÖRME YETİSİNE KAVUŞTU-
    
     Batıgöz Hastanesi Göz Doktoru Operatör Mehmet Söyler ise Gökmen'in kendilerine başvurduğunda, iki gözünde de ileri derecede görme kaybı, kulaklarında işitme kaybı bulunduğunu ifade etti.
     Hastayı muayene ettiklerinde yüksek bir miyopi teşhis ettiklerini, gözün arka uzunluğunun yaklaşık 28-29 milimetre olduğunu aktaran Dr. Söyler, şunları kaydetti:
     ''Bu, yüksek miyopi sınıfına giriyor. Retina muayenesinde de gece görme problemiyle ilişkilendirilebilecek bulguları vardı. Bir de yoğun katarakt vardı. Lensin arkasında ayrı bir cebin olduğu ya da şöyle tarif edebiliriz, lensin arkaya doğru çıkıntı verdiği yapısal bir bozukluk mevcuttu. Teşhisi koyduk, hastamızla konuştuk. Hastanın tereddütlerini gidermeye çalıştık. Çünkü daha önce tamamen kör olur diye ameliyat yapılmamıştı. 'Faydası olmaz, artı daha kötü olursunuz' denilmiş. Hastamız ameliyat olmayı kabul etti. Ameliyatta da kataraktı artı lensin arka kısmındaki problemi düzeltme adına arkadaki zarı açarak ameliyatı yaptık. Ve gözün içine göz içi merceği yerleştirdik.''
     Dr. Söyler, hastanın ameliyattan hemen sonraki görmesinin yaklaşık yüzde 30 civarına geldiğini, iki hafta içindeyse yüzde 60'a çıktığını, daha sonra ikinci gözün operasyonunun da yapılmasıyla şu anda her iki gözün görme düzeyinin yüzde 80'lere ulaştığını belirterek, ''Bu, hastanın günlük her türlü ihtiyacını karşılayabileceği, neredeyse araba kullanacağı düzeyde bir görme'' dedi.
     Ameliyatın çok da kolay bir operasyon olmadığını vurgulayan Dr. Söyler, zira bu tip cerrahilerde komplikasyon yaşama ihtimalinin yüksek olduğunu, Gökmen'in gözlerinin zaten normal olmadığı, yani hem büyük, hem de lensin uygun olmadığı gözleri olduğu için ameliyat esnasında birçok problemle karşılaşma ihtimalinin bulunduğunu, ancak bu ''olumsuz'' ihtimaller gerçekleşmediği için mutlu olduklarını söyledi.
     ''Usher Sendromu''na dair soruya Dr. Söyler, ''Genetik bir hastalık. Anne karnındayken oluşuyor. Yaygın bir hastalık değil.'' karşılığını verdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.