banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı PKK BDP Milletvekili Sebahat Tuncel CHP AK Parti

ÖNCE ÖLDÜR, SONRA GASPET!

Konya Ovası’na su getirilmediğinden arazinin yüz metrekaresi 20 liradan satılıyor. Böylece tarım yapılacak araziler güneş panelleri kurulmak üzere ucuza devir ediliyor.

ÖNCE ÖLDÜR, SONRA GASPET!
Taraf'tan Süleyman Yaşar'ın haberi şöyle:

Konya Ovası sulama projesi bir türlü bitirilemiyor. Projenin tamamlanması için yeterli ödenek ayrılamadığından proje 2023’e ötelendi.
Hâlen Konya Ovası’nda tarım yapılan 2 milyon 200 bin hektarlık alanın ancak 500 bin hektarında sulu tarım yapılabiliyor. Dolayısıyla ova verimsiz. Hâlbuki Göksu nehrinden denize dökülen su Konya Ovası’na dağıtılabilse tarım verimli hâle gelecek. İşte sulanamadığı için Konya Ovası’ndan göç var. Türkiye’de nüfus her yıl ortalama binde 12 oranında artarken Konya Ovası’nda oturanlarda nüfus artışı binde 6 düzeyinde oluyor. Toprağını satan kaçıyor. Bir de Konya Ovası’nın bu ülkenin tarım alanlarının yüzde 17’sini oluşturduğunu hatırlatmakta fayda var.
Peki, Konya Ovası sulama projesi neden bir türlü bitirilemiyor?
Hemen cevaplayalım. Sulama projesinin bitirilemeyişinin nedeni şu; ova susuz bırakılarak tarım yapılamaz hâle getiriliyor. Toprağın verimi düşüyor. Böylece verimsiz toprak para etmiyor.
 
ARAZİNİN YÜZ METREKARESİ 20 LİRADAN SATILIYOR
Bu arada su getirilmediğinden ihtiyaç duyulan su yer altından çekiliyor bu nedenle ovada çökmeler oluyor. Toprak sahipleri metrekaresi 20 kuruştan arazilerini güneş enerjisi üretecek firmalara satıyorlar. Kısaca Konya Ovası’na su getirilmediğinden arazinin yüz metrekaresi 20 liradan satılıyor. Böylece tarım yapılacak araziler güneş panelleri kurulmak üzere ucuza devir ediliyor.
Oysa hiçbir ülke tarım arazisini başka işlere tahsis etmiyor. Tarım yapılamayacak arazileri ancak güneş enerjisi panellerine, inşaat ve sanayi gibi diğer sektörlere terk ediyorlar. Tabii ki güneş enerjisi Türkiye için ekonomik oluyor. Ve güneş enerjisi nükleer enerjiden daha ucuza geliyor. Çünkü nükleer enerji üretiminde yakıt ve atık maliyeti oldukça yüksek. Hattâ bilindiği gibi riski de çok fazla nükleer enerjinin. O hâlde güneş enerjisi panellerini tarım arazileri yerine tarım için elverişli olmayan alanlara kurmak gerekiyor.
Bir de Türkiye’nin en çok güneşlenen illeri birinci sırada Hakkâri, ikinci sırada Van olarak sıralanıyor. “Niye güneş panelleri bu illere kurulmuyor” sorusu hemen akla geliyor.
Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…
Şundan anlattık. Bildiğiniz gibi Konya Türkiye’nin tahıl ambarı oluyor. Ama şimdi Konya tahıl ambarı olmaktan çıktı artık. İşte size rakamlar; 2002’de Türkiye’de buğday üretimi 19,5 milyon ton düzeyindeydi. 2014’te bu ülkede buğday üretimi 19 milyon tona geriledi.
Bu arada hemen nüfus verilerini hatırlatalım. Bildiğiniz gibi 2002’de Türkiye’nin nüfusu 65 milyon düzeyindeyken 2014’te nüfus 77,7 milyon kişiye yükseldi. Böylece nüfus 12 yılda 12,7 milyon artarken buğday üretimi geriledi. Ve bu nedenle dünyada gıda fiyatları azalırken Türkiye’de gıda fiyatları son dönemde her yıl yüzde 15 oranında artıyor. Vatandaş bütçesinin büyük bir kısmını gıdaya ayırmaya başladı.
 
ABDÜLHAMİT’İN PROJESİNİ İKTİDAR BİR TÜRLÜ BİTİRMİYOR
Anlayacağınız Konya Ovası sulaması bir türlü bitirilmiyor. Ve tarım arazileri yok pahasına devir ediliyor. Bir de unutmadan belirtelim Konya Ovası sulama projesi II. Abdülhamit’in başlattığı bir projeydi. Hattâ bu projeyi finanse etmek için tahvil çıkarttı II. Abdülhamit.
Sözde II. Abdülhamit diye yeri göğü inleteceğinize projesine saygı gösterip bitirin bari. Enerji panellerini tarım arazileri yerine tarım yapılamayan alanlara kurun. Çünkü bu ülkenin ancak yüzde 32’si tarıma elverişli arazi. Yüzde 68’i enerji üretimi için uygun alan oluyor. Yani enerji üretimi için yeterli arazi var.

yuzdeyuzhaber

Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.