banner1700

'O Paraları Siz Gizleyin, ABD Biliyor'

Türkiye 104 amiralin bildirisini tartışadursun Ekonomist Murat Muratoğlu ve Gazeteci Necati Doğru, Merkez Bankası'nın kayıp 128 milyar dolarının izini sürdü. Muratoğlu, "Dolarları 2019'da satmaya başlamışlar' derken, Necati Doğru, "Siz gizleseniz de ABD her bir doların kimde ve nerede olduğunu biliyor" dedi.

05 Nisan 2021 Pazartesi 08:20
'O Paraları Siz Gizleyin, ABD Biliyor'

İşte kayıp 128 milyar doların izini süren o çarpıcı yazılar:

NECATİ DOĞRU:

Duymuşsunuzdur;

“SWIFT” denilen büyük harf anlatımlı bir kod sistemi  var. İngilizce “Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication” adı verilen işlemin büyük harfleri bir araya gelince SWIFT oluyor… ABD merkezli dünya (küresel) ekonomisinin temel değişim aracı ABD dolarının 2 ayağını SWIFT sistemi kontrol eder.

2 ayak şunlar:

Telekomünikasyon.

Bilgi İşlem.

Sisteme ABD teknoloji, yazılım, bilgisayar şirketleri egemendir. Her türlü dolar alış-verişi bu sistem sayesinde anında izlenir. Dolar alan, satan, çeken, yatıran bilinir. SWIFT, “dolara dayalı elektronik ödemeler sistemi”dir.

★★★

Öğrendiğim bilgileri basitleştirerek ve sadeleştirerek SWIFT işleyişini size şöyle anlatayım.

Üç soru sorayım:

1- Türkiye içinde A şirketi ya da A kişisinden yine Türkiye içindeki A şirketi ya da kişisine dolar transferi yapıldığında; bu transferi ABD'de bir banka ya da kuruluş izleyip kayıt ediyor mu?

2- Ediyorsa hangi banka ve kuruluş?

3- Bu izleme ve kayda alınma için transfer edilen dolar miktarının belli bir limitin üzerinde olması gerekiyor mu?

Cevaplar:

1- Evet kayıt ediliyor. Dünyadaki tüm Amerikan Doları hareketleri FED (Amerikan Merkez Bankası) tarafından izleniyor.

2- Dolar işlemi Türkiye içindeki A şirketinden ya da A kişisinden yine Türkiye içindeki A şirketine ya da A kişisine gönderilse bile para cinsi dolar olduğu için ABD'deki bir muhabir banka kullanılması zorunluluğu olduğu için ve bu muhabir banka da ABD Merkez Bankası'na (FED) rapor etmeye mecbur kılındığı için alışı-satışı ABD biliyor, izliyor, isterse mimliyor. ABD ambargolarını bu yolla 
takibe alıyor. Hatırlayın bizim Halk Bankası'nı İran ambargosu sırasında bu yolla mimlediler.

3- Limit yok. Tek bir doların bile hareketini izleyebiliyor. Sadece Türkiye içinde değil, Türkiye'den dışarıya herhangi bir şirkete ya da kişiye gönderilen ya da gelen dolardan ABD istediği anda bilgi sahibi oluyor.

★★★

Merkez Bankası'nın 128 milyar dolar rezerv erimesi (halkın kara gün parası) sırasında; bankacılık sistemi içinde kimler, ne zaman 50 bin doların üzerinde alım yaptı ve kimler Borsa'da olağan olmayan satışlara (portföy boşaltma) gitti, açıklanmadı.

Muhalefet sordu.

Cevap alamadılar.

Halk şüphe etti.

Şüphesi giderilmedi.

Kime satıldı dolarlar?

Bu bilgiye erişme imkanı ve kabiliyeti olanlardan hiçbirisi açıklama yapmaya yanaşmadı. Rezervlerin hızla erime döneminde bakanlık yapmış Berat Albayrak, Merkez Bankası Başkanlığı yapmış  Murat Uysal, Albayrak'ın gönderilip yerine Bakan yapılan Lütfi Elvan, Murat Uysal'ın gönderilip yerine Başkan yapılan Naci Ağbal, Naci Ağbal'ın gönderilip yerine Başkan yapılan Şahap Kavcıoğlu, Merkez 
Bankası Para Piyasaları Kurulu'nun 6 üyesi ve Cumhurbaşkanlığı ekonomi danışmanları Jöleli Yiğit Bulut ve Lacili Cemil Ertem susuyorlar.

Siz gizleyin.

ABD biliyor.

ABD'nin bildiğini Türk halkından gizleyerek; neyi kurtarmaya, kimi arkalamaya çalışıyorsunuz?

MURAT MURATOĞLU:

Ortada kayıp bir 128 milyar dolar konusu var. Ne kadar önemli olabilir ki bu para? Elinin kiri sonuçta… Halka hesabı verilecek değil ya… Alışırlar sonra…

Hem daha HDP'nin kapatılması var sırada… Ya emekli askerler balık tutmaktan vaz geçip beylik tabancaları ile darbe yaparlarsa? Niye fikir beyan ediyorlar ki? 
Ülkede demokrasi falan var sanıyorlar galiba… Neyse gündemi değiştirecek fırsat çıktı bu arada…

★★★

Aslında kayıp falan değil bahsi geçen 128 milyar dolar… Cayır cayır satmışlar… 
Mart 2019'da başlamışlar… Kapalı kapılar arkasında, bitirinceye kadar…

Öyle bir para kaybedilmiş ki… Bitirince de artık duramamışlar… Borçlanmışlar… 
Rezervleri eksiye sokmuşlar. Şimdi hesabını veremiyorlar. Unutturmak için her şeyi yapıyorlar.

★★★

“Salgın bahanesiyle yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere, elimizdeki tüm araçları kullanarak fırsat vermedik. Kılıçdaroğlu'nun sürekli sorduğu dövizlerin önemli bir bölümü işte bu mücadelede kullanılmıştır” denildi…

Anlayacağınız yine beka meselesi… Kim saldırıyordu? Bak işin orasına hiç değinilmedi…

★★★

İşin aslı bu paranın satılması Türk Lirası'nın değer kaybetmesini önlemekti. 
Dolar artmayınca “Yahu ne iyi yönetiyorlar bak dolar da artmıyor” dedirtmekti. 
Bildiğin algı yönetimi…

Geçen yılın ilk yarısında ekonomide her şey kötüye giderken 6.85'e çakılı bir dolar kuru vardı. Tam iki ay boyunca kıpırdamadı.

Eldeki bütün döviz rezervi bitip borçlanma sınırları aşılıp daha fazla kaynak bulunamayınca gerilmiş yaydaki ok gibi fırladı.

★★★

Neden bu yapıldı? Dolar yükselirse faizi artırmak zorunda kalacaklardı. Nitekim öyle oldu. Yönetimin ekonomiden hiç anlamadığı tescillendi…

Nitekim dolar basamadığın bir para birimi… Nihayetinde 450 milyar dolar da borcun var. O paranın satıp istediğin zaman basabildiğin Türk Lirası'na çevrilmesinin hiçbir anlamı yok. Ülkeye ekonomide yapabileceğin en büyük kötülüğü yapmışsın bari pişkinlik yapma!

Yandaşa ucuza döviz satıldı mı?

Burada sorun 128 milyar doların nereye gittiğini bulmak. Kuvvetle muhtemel çoğu daha önce Türkiye'ye parasını getiren ve kötü yönetim nedeniyle kaçmak isteyen yabancıya satıldı. Ucuz ucuz tanzim satış mağazası mantığıyla dağıtıldı.

Serbest piyasa olsaydı dövize talep geldikçe fiyatı artacaktı. TL'den dolara geçerken, fazla para ödeyecek ve Türkiye'den çıkarken zarar yazacaklardı. Şimdi bu zarar algı uğruna Türk milletinin hanesine yazıldı.

★★★

Peki, nasıl yapıldı? Merkez Bankası parayı kamu bankalarına geçirdi. Onlar istediklerine kafaya göre verdi. Acaba hepsi piyasa fiyatından mı satıldı? 
Yandaşa kıyak çekilip daha ucuza mı verildi?

Düşünsenize, piyasada dolar 7.5 liradan geçiyor. Bu arkadaş bizim partinin destekçisi, 6.85'den istediği kadar alsın dövizi… Ne malum böyle denilmediği?

★★★

Kabile devleti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin bir farkı olmalı… İşte bu sebeple hangi tarihte, kime, ne kadar, hangi fiyattan döviz satıldığı açıklanmalı… Yasal mıydı? Kim ne kadar kazanç sağladı?

Boru değil, 128 milyar dolardan bahsediyoruz burada… “Parayı istediğim kişiye veririm ama kimseye de hesap vermem” olmamalı… Sanki başkanlık sistemi! Pardon ya sağduyulu halkımız sayesinde geçilmişti.

Yenilen kuzunun hesabı bize kaldı!

Hani çıkıp da; “Dicle'nin kenarında bir koyunu kurt kapsa bunun hesabı bizim üzerimizdedir. Kurttan bana ne, koyundan bana ne makamında değiliz” demişti… 
Hesabının kendilerinden sorulmasını istemişti.

Kurt kuzuyu önce kaptı, sonra ırzına geçti nihayetinde de çevirme yapıp afiyetle yedi… Yedi de ne oldu? Acaba hesabını bize faturalandırsın, biz öderiz diye mi soracaktık?

Valla dediği gibi bizim üzerimize kaldı!

yuzdeyuzhaber

Son Güncelleme: 05.04.2021 08:29
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol