banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel Erdal Beşikçioğlu Ülkü ocağı Liderlerim form grafiği

'İSLAM'IN GAYESİ MÜSLÜMAN SAYISI DEĞİLDİR'

" İslam dünyası bugünkü haline bakarak dünyayı İslam'a çağırmaya kalkmamalıdır. Çünkü..."

'İSLAM'IN GAYESİ MÜSLÜMAN SAYISI DEĞİLDİR'
Hocam İslam'da cihad ne demektir? Bugünde yaşadığımız için cihada en iyi örnek IŞİD ya da benzeri radikal örgütler midir?

İslam'da cihad insanları Müslümanlaştırmak değildir. Cihad, cehdetmek, gayret göstermek demektir. Bunun bir din misyonerliği ile alakası yoktur. Yeryüzünde müslüman sayısını artırmak diye bir gayesi yok İslam'ın. Yeryüzünün her bir köşesini bir darüsselam yani adalet, barış ve esenlik yurdu haline getirmek diye bir meselesi var. Buna da Kur'an darüsselam diyor. Bugün yeryüzünde 1 milyarı aşkın aç insan var ve bunların yüzde 62'ye varan oranı İslam dünyasında, yani ezan okunan yerlerde açların sayısı daha fazla. Sen kendi haline bakmadan dünyayı Müslümanlaştıracaksın da ne olacak? İnsanlar sana şöyle sorarlar: Sen girdin de ne oldu? Sen önce kendine dön de bak. Bugün İslam dünyasının olduğu yerlerde bir zulüm, zorbalık ve diktatörlük, açlık, yoksulluk olduğunu görüyoruz. Neden acaba? İslam dünyası bugünkü haline bakarak dünyayı İslam'a çağırmaya kalkmamalıdır. Çünkü sen önce kendine bak derler. İslam'ı dünyaya anlatmanın en güzel yolu şahitlik yapmaktır. Yani iyiliğe, güzelliğe, doğruluğa, adalete, eşitliğe, bizatihi kendi topraklarında tanıklık yaparak, bunları ete kemiğe büründürerek zaten en büyük tebliği yapmış olacaksın. 


Hocam Suriye'nin fethinde sayıları yüz bin civarındaki kadın ve erkek esirlere ne yapılmıştır, akıbetleri hakkında bilgilendirir misiniz?

O esirler için alınan karar Kur'an'ın ruhunun birkez daha billurlaşmasına vesile olmuştur. Dönem Hz. Ömer'in dönemidir. Bu kadar insana ne yapılacağı sorun olunca Hazreti Ömer, sahabeleri topladı ve onlara görüşlerini sordu. Çıkan karar idamdı. Fakat bu Ömer'in içine sinmedi ve kararı kabul etmeyerek, hasta olduğu için toplantıya gelemeyen Hz. Ali'ye haber gönderdi ve görüşünü sordu. 
Ali'nin cevabı Kur'an'ın ruhu ve vicdanı derken neyi kastettiğimi mükemmel şekilde anlatıyordu. "Ey Ömer! Bunların hepsi Bizans'ın zulmü altında inleyen sefil ve biçare insanlardır. Artık bunlar bizim halkımızdır. Bunların kolları ve cesetleri kazanıldı, şimdi de yüreklerinin kazanılmasına sıra geldi. Görüşüm şudur: Hepsini kayıtsız, şartsız serbest bırak! İslam'ın sevgi, merhamet ve adaleti altında saadetle yaşasınlar. Varsınlar çoluk, çouklarına kavuşsunlar."

İşte Ali ve Ömer'in şahsında gelecek nesillerin Müslümanlarına çok esaslı bir mesajdır bu. Hz. Ömer de bu görüşü büyük bir sevinçle kabul etti. Yüzbin esirin serbest bırakılması için derhal bölge komutanı Ebu Ubeyde Cerrah'a emir gönderdi. O devrin savaşlarında eşi ve benzeri görülmeyen bu ali cenap hareket, o yüz bin esiri, İslam'ın gönüllü savaşçısı haline getirdi. Böylece İslam, fethettiği o gün için Bizans toprağı sayılan Suriye'den bir daha çıkmadı. Bugün yan gelip yattığımız İslam topraklarının ne ile kazanıldığını sanıyorsunuz? Dünya Bizans ve Sasani'nin zulmü altında ezilirken, İslam'ın o günkü dünya kamuoyunda estirdiği hürriyet ve adalet rüzgarı ile değil mi?

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.