Bazı Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Varlık Barışı'na  ilişkin kanun yürürlüğe girmiştir.
1- 30 Haziran 2016'ya kadar ödenmiş tüm kamu borçları, uygulamanın içine girmektedir.
2- Başvuruların Ekim 2016 sonuna kadar, vergi dairelerine / SGK'ya ve belediyelere yapılması gerekmektedir.
3- Ödeme 18 taksitte ve 36 ay içinde iki ayda bir yapılacaktır.
4- Gecikme faizi ve gecikme zammı yerine, Yİ-ÜFE oranları esas alınacaktır.
5- 2011 ila 2015 yılları için (yüzde 35-30-25-20-15 oranlarında) matrah artırımı yapılabilecektir. (Gelir V. / Kurumlar V. / KDV / G.V ve K.V stopajları ile ilgili olarak) Böylece bu yıllarla ilgili, vergi incelemesi yapılmayacaktır.
6- Kasa fazlaları ve şahsi cari hesaplar; yüzde 3 vergi ile düzeltilebilecektir. Yurt dışındaki varlıklar, Türkiye'ye getirilebilecektir.
Diğer detayları, mükelleflerin mali müşavirleri ve muhasebe elemanları bilmektedirler.
Bu uygulama bütçeye belirli bir girişi sağlayabilir. Ancak, aynı zamanda ülkemizdeki vergi uygulamalarının perişanlığını da göstermektedir.
a) Ciddi bir vergi denetimi yoktur. Herkes gönlünden kopanı vermektedir.
Nitekim, Gelir Vergisi toplamı (15.431 milyar TL) genel toplamın ortalama yüzde 20'sini teşkil etmektedir. Bunun yüzde 92'si stopaj yoluyla alınmaktadır. Bunun yüzde 13'ü ücretlilerden kesilmektedir. Demek ki, asıl yük, ücretlilerin sırtındadır.
- Gelir Vergisi tahakkukunun yüzde 65,69'u Ankara-İstanbul ve İzmir'den yapılmaktadır. 78 vilayetin ciddi bir katkısı yoktur.
- Kurumlar Vergisi tutarı (38.983 milyar TL) genel toplamın sadece yüzde 8'ini teşkil etmektedir. Kurum sayısı artmış, vergi tahsilatı düşmüştür. Burada da bankaların ağırlığı vardır. (İlk 10 mükellefin 6'sı bankadır.)
Bu verginin de yüzde 76,22'si İstanbul-Ankara ve İzmir'den toplanmaktadır.
Diğer, 78 vilayetin ciddi bir katkısı yoktur. (Kocaeli de tenzil edilirse, çok komik bir rakam kalmaktadır.)
- Kronik olarak vergi gelirlerimizin yüzde 80'i endirekt vergilerden (KDV-ÖTV) oluşmaktadır. Yani, yük, devamlı olarak garibanların sırtında kalmaktadır.
(Alkol tüketicileri 7, sigara tiryakileri 27, tlf. hastaları 5 milyar TL ödemişlerdir.)
Listeye giren ilk 100 kişinin ödediği vergi yüzde 1 oranındadır. İşçi-memurun ödediği yüzde 20, bankaların ödediği de yüzde 8'dir. Neticede, 407 milyar TL'lik vergi hasılatının yüzde 70'ini tüketiciler, yüzde 20'sini de ücretliler ödemiş olmaktadır.
Tablo, çok açık ve acıklıdır. Çok ciddi bir vergi reformunun zaruretini, adil-yaygın ve katlanabilir bir düzenin kurulmasının gereğini göstermektedir. Ve bildiğim kadar TBMM'ye sevkedilen bir tasarı, bunu sağlamaktan çok uzaktadır.

Başarılı olabilmek çağdaş bir uygulama başlatabilmek, bu adaletsiz düzeni değiştirebilmek için, geniş bir istişare gerekmektedir. Tasarı üç- beş kişinin keyfine kalmamalı, kapalı kapılar ardında hazırlanmamalıdır. İlgili tüm kesimlerden, meslek gruplarından, Vergi İstişare Kurullarından, yararlanılmalıdır.
Mali denetim güçlendirilmelidir. Dürüst mükellefler, devamlı olarak, haksızlığa mahkum edilmemelidir. İkide bir af kanunu getirilmemelidir.
Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.