'1.5 TON ALTININ 292 KİLOSU NEREDE BAŞBAKAN?'

CHP lideri Kılıçdaroğlu, grup toplantısında bir dosyadan okumalar yaptı ve sordu: Gana’dan kaçak şekilde gelen 1.5 ton altının 292 kilosu nerede?

08 Temmuz 2014 Salı 17:17
'1.5 TON ALTININ 292 KİLOSU NEREDE BAŞBAKAN?'

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Başbakan Erdoğan’ın neden cumhurbaşkanı adayı olamayacağını anlatan Kılıçdaroğlu, elindeki dosyadan bölümler okudu ve gümrük memuru 'rüşvet almayan Teoman' ve 292 kilo altının üzerinde durdu.

İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:

Ortada darbe yoktu. Yolsuzlukla mücadele vardı. Sanki o gece düğmeye basılmış gibi kamuoyunda o havayı yarattılar. Olayın başlangıcı 12 Şubat 2007'ye dayanıyor. Edirne Kapıkule gümrük kapısında bir TIR yakalnıyor, içinde 202 kilo eroin. ve dinleme kararı alınıyor.

"ORTADA DARBE FİLAN YOK, YOLSUZLUK SORUŞTURMASI VAR"

Arkasından olaylar çözülüyor. Kimin kimlerle ilişkili olduğu ortaya çıkıyor. Zaman zaman bu medyada yer aldı. Kara paranın nasıl aklandığı, Kapalıçarşı'daki döviz bürosunun buna nasıl kaynaklık yaptığı ortaya çıktı. Altın işi dahil, kendi bakanlarının Rıza Zarrab'la olan ilişkilerini anlattı. Bunlar duyurulursa hükümetin çok zor durumda kalacağı da ifade edildi. Ortada darbe falan yok. Ortada yolsuzluk soruşturması var. Haramzadeler var.

MİT'İN 18 NİSAN TARİHLİ RAPORU

MİT 18 Nisan'da önüne rapor koyuyor. Ve sen aylarca sesini çıkartmıyorsun. Aylarca bu bakanlar ne yapıyor diye çıkıp düşünceni bile dile getirmiyorsun. 

"Hassas kaynaktan derlenen istihbari bilgilerde, Kapalıçarşı'da altın işi yapan Rıza Zarraf, Zafer Çağlayan ve Muammer Güler ile yakın ilişkide olup, kardeşini vatandaşlığa alması için bazı girişimlerde bulunuyorlar" Yani rüşvet veriyorlar.

"ZARRAB'IN HAMİSİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN"

"Rıza Zarraf'ın Zafer Çağlayan ve Muammer Güler ile mevcut ilişkinin ortaya çıkması halinde, söz konusu hususların hükümet aleyhine kullanabileceği ifade edilmiştir"

Rıza Zarrab böyle bir adam, hamisi kim? Recep Tayyip Erdoğan.

"DÜNYAYA GÜLDÜRECEĞİZ KENDİMİZİ"

Hırsızlığa hamilik yapan adama cumhurbaşkanı adayı olduğu zaman oy verecek misiniz? Elinizi vicdanınıza koyup sandığa gideceksiniz. Şimdi bu adam çıkmış ben cumhurbaşkanı adayıyım diyor. Dünyaya güldüreceğiz kendimizi.

"ADRESİ AYNEN OKUYORUM..."

1 Ocak 2013. Gana’dan bir uçak kalkıyor. Sabiha Gökçen’e değil, Atatürk Havalimanı’na iniyor. Bir kargo uçağı. Gümrük memurları soruyorlar ne var uçakta? Aynen okuyorum “1,5 ton doğal taş var” diyorlar. Tabi memurlar şaşırıyor. Türkiye’de dağ taş var. neden Türkiye’ye gelsin diyorlar. Gidip bakıyorlar. Bir bakıyorlar içinde doğal taş değil, 1,5 ton altın var. Doğal altın. Gümrük memuru hemen gider mühürler. Neden şüpheleniyorlar? Şunun için, açıyorlar kargo uçağını. Bakıyorlar adrese. Adresi aynen okuyorum “Güzelyurt mahallesi yıldırım beyazıt caddesi delta apartmanı, a2 blok, no: 22 Beylikdüzü-İstanbul

Düşünüyor memurlar, bir şey var burada diyorlar. Açıyorlar, 1,5 ton altın çıkıyor. Doğal olarak mühürlüyorlar.

"HEPİMİZİN ONURU OLAN TEOMAN"

4 Ocak 2013. Uzun tartışmalar. Araya Rıza Zarrab, bakanlar, müsteşarlar giriyor. Olayı örtmeye çalışıyorlar. 8 Ocak 2013 malın cinsini değiştiriyorlar. Bu altındır diyorlar. Yeni faturalar ibraz ediyorlar. Araya bu kez Dışişleri Bakanlığı giriyor. Ne oluyor arkadaşlar diyor. 10 Ocak 2013, Rıza Zarrab diyor ki gümrük müdürü bize yardımcı oluyor, nasıl uçağı dışarı çıkarabiliriz. Rıza Zarrab’la yapılan bir telefon konuşması var. diyor ki “Rüşvet ver kurtar, gümrük dediğin nedir” Onun söylediği şu “Teoman’a neler yaptım. Ne vaatler. Adam ben memuriyeti yakmam” diyor. Gözünü sevdiğim Teoman, hepimizin onuru olan teoman.

Recep Tayyip Erdoğan haram da yese ben haram yemem diyor. Diyeceksiniz ki bu Teoman’a ne oldu? Atatürk Havalimanı’ndan alındı, Gaziantep GAP Bölge müdürlüğüne tayini çıkarıldı. Yani sürüldü. Şimdi ben adalet ve kalkınma partisine oy veren saygı değer yurttaşlarıma sesleniyorum. Sizler çok iyi niyetlerle tercihlerinizi yaptınız. Ramazan ayındayız. Elinizi vicdanınıza koyun ve düşünün. Allah’ı düşündüğünüz gibi düşünün, rüşvet yemeyen bir adamı süren bir Başbakan’a oy verecek misiniz vermeyecek misiniz?

Eğer siz vicdan olarak ben rahatım diyorsanız, bana Müslümanlık onların anladığı gibi diyorsanız, kul hakkı yemenin en büyük günah olduğunu düşünüyorsanız, rüşvet yemeyen bir memuru süren bir adamı, siz sandıkta sürmeniz lazım. Sizin eliniz mahkum.

"AHLAK FUKARASI BİR ADAMLA KARŞI KARŞIYAYIZ"

Dünyanın hiçbir demokrasisinde böyle garip bir olay yok. Rüşvete direnen adam sürülüyor, rüşvet yiyen ödüllendiriliyor. Süren adam cumhurbaşkanı adayı oluyor. Kimsin sen ya? Ahlak fukarası bir adamla karşı karşıyayız. Beni üzen nokta da budur. Ahlaksızlığı ödüllendiren bir kişiye nasıl deriz ki gel sen cumhurbaşkanlığı koltuğuna otur.

Bunun hesabını verdi mi? Vermedi. Ben ona soru sordum. Arkadaş dedim, senin bakanın koluna 700 milyarlık saati darbeciler mi taktı? Tık yok.

Sen oğluna telefon etti. Oğlum paraları sıfırlayın diye. Darbeciler mi telkin etti? Senin çocuğunun bakanların çocuklarının evine boy boy kasaları darbeler

"TOPLUMA YAPILMIŞ EN BÜYÜK HAKARETTİR BU"

Şimdi kalkmış utanmadan cumhurbaşkanı adayı diyor. Bizim topluma yapılmış en büyük hakarettir bu. Gidersin hesabını verirsin. Yargılanırsın sonra gelirsin eyvallah hiç itiraz etmeyiz. Ama hesabını vermeyip kaçacaksın, yargıyı baskı altına alacaksın sonra diyeceksin ki ‘ben cumhurbaşkanı adayı olacağım.’

Olay 10 Ocak 2013’te kalmıştı. 15 Şubat 2013. Hayati Yazıcı soruşturma açmak zorunda kalıyor. Olay medyaya yansıyor. Ve müfettiş devreye giriyor. 18 Mart 2013 tarihli rapordan bazı cümleler okuyorum.

“Gana’dan düzenlenen belgelerin gelişi güzel yazıldığı ve gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştır. Külçe altınların Gana’dan kaçak olarak, yasa dışı yurtdışına çıkarıldığı sonucuna varılmıştır. Altınların, Zencani ve şirketlerinin ilgisi olduğu açık bir şekilde göstermektedir. Kısmen ve tamamen Türkiye’ye sokulmak istendiği ortadadır”

"292 KG ALTININ NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL"

Devletin müfettişinin yazdığı rapor 16 Şubat, bir gün sonra. Gümrükçüler bir bakıyorlar, 1,5 ton altından 292 kilo altın eksik, evet. Değeri 14 milyon 600 bin dolar. Nereye gittiği belli değil.

17 Ocak 2013. Uçak Dubai’ye gidiyor. Her şeyi ayarlıyorlar, her şey tamam. Uçağı kapatıyorlar, 292 kilo altını birileri götürüyor, tamam diyorlar sen de gidebilirsin artık. Gümrük bakanına arkadaşlarımız soru soruyorlar. Diyor ki bu uçak, siz diyorsunuz ki transitti, neden buraya geldi diyor. Efendim yakın ikmali için geldi diyor. Hayatımda duyduğum en saçma şeylerden birisi.

“İSTANBUL’A MESAFE 7354 KM, DUBAI 2000 KM”

Açtılar uçağı baktılar, Beylikdüzü’ne teslim edilecek mal ne transiti? İki, arkadaşlarımız güzel bir hesap yapmışlar. Gana’dan, İstanbul’a mesafe 7354 kilometre. Gelecek ki yakıt ikmali yapsın. Direkt Dubai’ye gitse 2000 kilometre. Üstelik buraya gelip yakıt ikmali yapacak, fazladan yaptığı kilometre 10346 kilometre. Yalan söylüyorlar. Milletin aklıyla dalga geçiyorlar.

Böyle bir şey olabilir mi? Uçak ikmali yakıt ikmali yapacaksın, gideceğin yerden uzak yere gideceksin ki yakıt ikmali yapasın. Ve idari soruşturma açıldı. Memurlar hakkında soruşturma. Savcı soruşturma açıyor.

O soruşturmada valilik diyor ki izin vermiyorum. Soruşturmaya gerek yoktur. Savcı da tamam diyor dosyayı kapatıyor. Ethem Sarısülük dosyasıyla açtım bu dosyayla kapattım.

Tüyü bitmemiş yetimin hakkı için bu dosyayı takip edeceğiz. Rüşvet yiyenlere meydan bırakmayacağız. Haksızlık yapanlara meydanı bırakmayacağız. Eğer kul hakkı yemek en büyük günahsa, o hakkı yiyenlerden hesabını mutlaka soracağız.

“SAADET PARTİSİ’NDE BANA DENDİ Kİ…”

Cumhurbaşkanı adayları belirlenmeden önce, ziyaret ettiğim partilerden birisi Saadet Partisi’ydi. Olay yolsuzluğa gelince, “iğneden ipliğe hesabı sorulur bir gün” diye bir şiiri hatırlattı. Şiirin bir dörtlüğü, şöyle diyor Karacaoğlan

“Bu dünyada ademoğluyum dersin, helali haramı durmayı yersin, yeme el malını er geç verirsin, iğneden ipliğe sorulur bir gün”

“ŞİMDİ BEN BU ŞİİRİ OKUYAN SAYIN KAMALAK’A DA SÖYLÜYORUM…”

Şimdi ben bu şiiri okuyan Sayın Kamalak’a da söylüyorum. Ne güzel şiir. Kul hakkı yiyenden sorulur diyor Karacaoğlan. O adamlardan birisi şimdi cumhurbaşkanı adayı, sen de sandığa gideceksin. Senin partililerin de sandığa gidecek. Bu şiiri eminim içinden okuyup sandığa öyle gidecektir. Buna da yürekten inandığımı ifade etmek isterim.

Bakanlar tabi 700 milyarlık saati alır rüşvet olarak, haram parayla hacca gider rüşvet olarak. Sistem böyle kurulmuş. Ama devletin çarkları da artık işlemiyor. Geçen Salı günü, grup toplantımız var. AKP’nin de grup toplantısı bir başka yerdeydi 1 saat 50 dakika sürdü. TRT dört kanaldan, dört kanaldan tamamını verdi. E sıra geldi CHP’ninkine, bizimki ne kadar verilmiş olabilir? Sıfır.

TRT kanunun beşinci maddesi, yayın ilkeleri. Kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için, yeterli yayın yapmak, tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin grubun çıkar çevresinin inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak.

“TRT BÖYLE BİR KURULUŞ”

Tam tamına 180 derece ters düşüyor. Kendisini AKP’nin yayın organı durumuna düşündü. Kimin parasıyla? Benim paramla, sizin paranızla. TRT böyle bir kuruluş.

“CHP GRUBUNDA KAVGA ÇIKSAYDI 24 SAAT VERİRDİ”

Çiftlik diyeceğim ama çiftliği de geçti bunlar. Bu kadar rezilliği bir demokrasi kabul edemez. İki saat yayın vereceksin dört kanaldan, CHP’ye gelince bir saniye bile vermeyeceksin. Ne zaman verirdi? CHP grubunda kavga çıksaydı 24 saat verirdi. Ahlak yoksunu insanların oturduğu bir yerdir orası.

"RIZA SARRAF'I CUMHURBAŞKANI ADAYI YAPIP..."
Boş kağıda imza attılar. Kimin cumhurbaşkanı olacağını bilmeden boş kağıdı imzaladılar. Erdoğan ters köşe yapıp Rıza Zarraf'ı cumhurbaşkanı adayı yapıp, genel sekreter olarak da Arınç'ı gösterebilirdi. Niye Arınç eee ağlayacak biri lazım. 

"YEMİN DE ETMEYECEK"
Cumhurbaşkanlığı bir siyasal parti makamı değildir. Şimdi çıkıyor. Ben orada çıkıp siyaset yapacağım diyor. Siyasetin yeri TBMM'dir. Cumhurbaşkanlarının sorumlulğu yoktur ki bu yüzden tarafsız olmak zorunda. Anlıyorum ki yemin etmeyecek, Çünkü yeminde tarafsızlık var. Tarafsız olmayacağım diyen biri heralde yemin de etmeyecek. 

HARAMZADESİN KURUSA BAKMA

Sonra ne diyor: Ben havalimanı inşaatını da yol ihalelerini de takip edeceğim diyor. 76 milyon yurttaşıma sesleniyorum. Bir cumhurbaşkanı yol inşaatı ihlalerini neden takip eder? Ben senin nasıl malı götürdüğünü çok iyi biliyorum, beceriksin! Sen kupon arazileri de takip ediyorsun onu da biliyoruz. Malı nasıl yürüttüğünü de çok iyi biliyorum. Şimdi sen bir Haramzadesin. Kusura bakma.

"PARA TOPLAYALIM DA EV ALALIM"

Senin neren temiz. Alnındaki kirlerin temizlemeden o makama oturamazsın. Mal varlığını açıklamış. Evi yok. Para toplayalım da bir ev alalım.
Sıfırladıktan sonra alınan Şehrizar Konutları'ndaki villalar kimin üstüne? Alın teriyle kazanılmış her mal açıklanır. Demiyor muydu? Ben yırtık ayakkabıyla siyasete girdim. Hangi yırtık ayakkabıdan bahsediyorsun.

"EKMEL BEY'E MONŞER DEMİŞ..."
Çatacak bir şey bulamadı. Ekmel Bey'e monşer demiş. Deseki temiz bir adam değil, kendisini tarif etmiş olacak, cahil dese kendisini tarif etmiş olacak. Monşer demiş. Halkla beraber yürüyen birisi. Sen koruma ordusu olmadan bir kahveye oturabilir misin? Göreceksiniz Ekmeleddin Bey gidip oturacak, her yurttaşı kucaklayacak.


10 Kasım 1938'te Mustafa Kemal öldü. 1 yıl sonra İsmet İnönü silah zoruyla cumuhraşaknı seçildi diyor. Yalanın bu kadarına pes. Kim Meclis'i sardı.
Tarihi dedikodulardan ibaret sanıyor. Cumhurbaşkanlığına aday olmak için önce mal varlığının hesabını vereceksin. Alnındaki kiri yok edeceksin. Çocukların da dahil eşinle birlikte malvarlıklarını açıklayacaksın.

1- Yalan söylemekten vazgeç

2- Yüreğin yetiyorsa eşit koşullarda Ekmeleddin Bey'le yarış.

Senin dediğin olmaz! Ben bu milletin ilmine irfanına inanıyorum. Dürüst, namuslu bir insan o koltuğa oturacaktır inşallah.

Sandığa gideceksin ve konuşacaksın. 

yuzdeyuzhaber





Son Güncelleme: 08.07.2014 17:19
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol