Çanakkale zaferlerinin 103. Yıldönümünü kutlamaya hazırlanıyoruz. Ama ne kutlama! Yıllardır gerçek bir zaferin tarihinin içine sahte ve hurafelerle dolu bir tarih monte ettiler ve Çanakkale’ nin ruhunu zedelediler… 
Tarih sahnesine çıkarak, tarihin akışını değiştiren; Emperyalizme ilk tokadı atarak Anadolu’nun kilidinin kırılmasını engelleyen ve Emperyalist ülkelerin Türkiye üzerindeki planlarının ilk bozulduğu yer olan Çanakkale’nin şanlı tarihinden Mustafa Kemal Atatürk’ü çıkarttılar.
Aklın ve bilimin yerine “yeşil sarıklıları”, aksakallıları”, “ebabil kuşlarını” yerleştirdiler… 
“İstedikleri her şeyi alanlar”, çoluk, çocuğu her yıl Çanakkale şehitliklerine götürüp, beyinlerini yıkadılar. Mustafa Kemal Atatürk’ü değil, uydurdukları tarihi anlattılar. 
AKP iktidarı döneminde Çanakkale savaşlarının içinden Atatürk’ü çıkartan zihniyet, Türk İstiklâl Savaşı’nı da görmezden gelerek, sanki böyle bir savaş yapılmamış gibi davrandılar. Enver Paşa’nın beceriksizliği yüzünden binlerce Türk evlâdının tek bir kurşun dahi atamadan, donarak ölmesine neden olan Sarıkamış faciası her yıl anılırken, Kurtuluş Savaşı’nın gerçekleştiği yerler ziyaretçisiz bırakıldı, şehitleri unutuldu. Yıllar sonra malûm zihniyet “1. ve 2. İnönü Savaşları yapılmamıştır”, “aslında Kurtuluş Savaşı diye bir savaş da gerçekleşmemiştir”, “Yedi düvele karşı savaşılmamıştır, Yunanistan’la savaşılmıştır,” “Çanakkale Savaşlarını Türk değil Alman Komutan kazanmıştır” gibi hezeyanlarla tarihi gerçekleri çarpıtma, Mustafa Kemal’i yok sayma gibi psikolojik bir uygulamaya girişmiştir. 
Millî bayramları kaldıran, ulus bilincini ve birlikte yaşama kültürünü, ümmetçi bir zihniyete dönüştürme çalışmalarını son hızla devam ettiren karşı devrimciler, Türk Çanakkale Savaşları ile Türk İstiklâl Savaşlarını hiç olmamış, bu şanlı zaferlerin başkomutanını sanki hiç yaşamamış gibi algılatıp, kendilerine bir çakma tarih yapma derdine düştüler. Hunili soytarıların, “Keşke Yunanlılar kazansaydı” hezeyanlarına ve yandaş tarihçilerine teslim edilen millî Türk tarihi, yeni nesillere aktarılmamaktadır. Gelecek kuşaklara Çanakkale Savaşlarını Osmanlı’nın son zaferi olarak kabul ettirip, 100 yıllık bir süreci sanki bir video kaydı siler gibi silme girişiminde bulunan malûm zihniyet, Türk Millî tarihine format atmaya çalışmaktadır. 
Yıllardır gönül tellerimizi titreten, tüm dünyanın ayakta dinlediği Türk İstiklâl Marşı’nı ilâhi formatına sokarak, millî duygulara ve millî duruşa darbe indirmeye çalışanlar, bilerek ya da bilmeyerek tarihe yalan söyletmeye çalışmaktadırlar. Ancak gözardı ettikleri bir husus var; Dünyanın tarihine nasıl yalan söyletecekler?
Çanakkale Savaşlarından Mustafa Kemal Atatürk’ü çıkartarak, Türk Kurtuluş Savaşını yok sayarak dünya tarihini özellikle de Avrupa tarihini yeniden düzenlemek mümkün müdür?
Türksüz, Atatürksüz bir dünya tarihi yazılabilir mi?
Türk olmadan, Atatürk olmadan, Türk Kurtuluş Savaşı olmadan tarih yazdırabilir misiniz?
Kime yalan söylüyorsunuz, tarihe mi?
Yoksa kendi yalanlarınızı tarihe mi söyletmeye çalışıyorsunuz?
Ama tarih yalan söylemez!
Tarihi gerçeklerin üstü örtülemez!
Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.
Mustafa Kemal Atatürk, tarih sahnesine ilk olarak Çanakkale’de çıkmıştır ve Emperyalizme ilk tokadı Çanakkale’de atmıştır.
Türk Kurtuluş Savaşı gerçekleşmiş, Türk milleti yedi düvele karşı verdiği millî mücadele de destanlar yazmıştır.
15 Temmuz darbe girişimini önleyen de aynı asker ve aynı halkın millî mücadele ruhudur.
Kabul etseniz de etmeseniz de gerçek budur ve sizler bu tarihi gerçekleri asla değiştiremezsiniz!
Çakma tarihleriniz sel misali akıp gidecek, geride sadece kumu kalacaktır…
***
Çanakkale zaferlerimizin 103. Yılı kutlu olsun!
O büyük gaziye ve tüm şehitlerimize rahmet olsun!
Allah bir daha bu millete istiklâl Marşı yazdırmasın; besteletmesin!
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.