banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel lehul mülk utanç önergesi yaşar nuri

YOK ARTIK DAHA NELER..!

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Hakkari konuşmasında Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nı gündeme getirmesiyle bir gerçeği de ortaya çıkardı. Meğer AKP Türkiye tarafından konan 8 şerhi kaldırmış! Bakın daha neler neler olmuş?

YOK ARTIK DAHA NELER..!
  Hemen ardından DTK’nın ’isyan ilanını hızlandırma’ kararı geldi. PKK’ya yakın ANF ajansı gelişmeleri “2011 Kürt halkı için başarı ve final yılı oluyor” dedi. 



Erdoğan’ın, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndan Türkiye’nin çekincelerini kaldırdıklarını açıklamasıyla BDP’li belediyeler özerklik çalışmalarını hızlandırdı.

Salim Yavaşoğlu'nun haberi aynen şöyle: aşbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim meydanlarında Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndan Türkiye’nin koyduğu çekinceleri kaldırdıklarını açıkladı. Hemen  arkasından teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın İmralı’da “devletin başı siyasi iktidarla” yürüttüğü müzakerelerde “15 Haziran öncesinden şartların sağlanması” dayatması doğrultusunda BDP’li belediyeler  “özerklik ilanını hızlandırma” kararı aldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 23 Mayıs’ta Hakkari’de “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”nı gündeme getirmesiyle, Türkiye’nin şartnameyi imzalarken 8 maddeye koyduğu çekincelerin AKP hükümeti döneminde sessiz sedasız kaldırıldığı da ortaya çıktı.



AKP 8 şerhi kaldırdı

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Hakkari konuşmasını yaptığı 23 Mayıs ve takip eden günlerde Başbakan Erdoğan, “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndan Türkiye’nin koyduğu çekinceler, ” Bizim hükümetimiz döneminde  kaldırıldı “ açıklamasını yaptı. Erdoğan, en son İstanbul’un Ataşehir ilçesinde düzenlediği mitingte de Kılıçdaroğlu’na çatarak, ” Bay Kemal, senin öğreneceğin daha çok şeyler var. Sen belediyeciliği bilmezsin. Yerel özerklik olayı 1988’de ülkemiz tarafından tanınmıştır ancak bizim iktidarımız döneminde, sekiz tane şerh vardı, bu şerh kaldırılmıştır“ dedi. 



Kürt Konferansı kararı

Aynı günlerde Türkiye’den bir heyet Kuzey ırak’a gitti. DTK (Demokratik Toplum Kongresi) Eşbaşkanı Ahmet Türk, BDP (Bağımsız Demokrasi partisi) Eş Genel Başkanı Hamit Geylani, KADEP (Katılımcı Demokrasi Partisi) eski Genel Başkanı Şerafettin Elçi, HAKPAR (Hak ve Özgürlükler Partisi) Genel Başkanı Bayram Bozyel ve Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar’ın içinde bulunduğu heyet, Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı peşmerge Mesut Barzani tarafından karşılandı. 25 Mayıs günü Barzani ile Selahattin’deki makamında görüştüler. Heyetin, Barzani ile yaptığı görüşmede ” Kürt Ulusal Konferansı “ kararı alındı. Ortadoğu ve Kürt coğrafyasındaki gelişmelerin değerlendirildiği görüşme, 2 saat sürdü. Görüşme sonrası resmi bir açıklama yapılmazken, ağırlıklı olarak Kürt sorununun çözümü ve Kürtler arası birlikteliğin konuşulduğu belirtildi.



Peşmerge “hemen” dedi

Aynı zamanda ilk ”özerkliğin ilanının hızlandırılması“ kararını alan Diyarbakır İl Konseyi’nin de üyesi olan Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar’ın bulunduğu heyete yakın kaynaklar Barzani ile yapılan görüşme hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: ” Görüşmede, Türkiye’deki 30 yıllık savaşın son bulması için tarafların müzakereye başlamasının gerektiğine işaret edildiği ifade edildi. Her iki tarafın iradesinin bu süreç içinde göz önünde bulundurulması gerektiğine vurgu yapıldığı belirtilen görüşmede, ’sürecin bir an önce barışa evrilmesi için Kürtlerin sorunlarına çözüm getirecek ’Kürdistani’ bir konferansın kaçınılmaz olduğunun altının çizildiği kaydedildi. 


 

Diyarbakır’daki bölücü toplantının ardından Ankara’ya rest çeken BDP’liler, 15 Haziran’a kadar bebek katili de dahil genel af talebinde bulunuyor. BDP’liler, Erdoğan’dan da seçimlerden sonra yapacağını ilan ettiği yeni Anayasa çalışmaları konusunda seçim öncesi bilgi vermesini istiyor. Toplantının ardından Diyarbakır’ın BDP’li belediye başkanları “Artık kararları ’İl Konseyi’nde alacağız” diyor. Diyarbakır’daki şer toplantıya yurt dışından da destek geldi. Brüksel’deki toplantıda KNK, kendi yandaşlarından “Kürdistan” ismini cesur bir şekilde ifade etmelerini ve kullanmalarını istedi. 



Bayrakları çekin talimatı

Ulusal bayrak, flama ve sembollerin her yerde kullanılmasını, ulusal anlam taşıyan günlerde ulusal kıyafetler giyilmesini isteyen KNK, esnaf ve tüccar ile halkın alım-satım işlerinin ve faaliyetlerinin tümünü Kürtçe ile  yapmalarını bildirdi. Dini vecibeler yerine getirilirken resmi din ve diyanetin reddedilmesini de isteyen KNK, herkesi Öcalan’ın özgürlüğü için çaba göstermeye ve gençleri askere gitmemeye çağırdı. 




İmralı’dan teröristbaşı Öcalan’ın talimatıyla 5-10 Mayıs’ta “Medya Savunma Alanları” adını verdikleri Kandil’de Kongra Gel (Halk Kongresi) 8. Genel Kurulu yapıldı. İran, Suriye, Türkiye ve Irak’ta kendilerine KCK, KJB ve Komala Ciwan isimleri veren tüm örgütlerinin yanı sıra KCK’ye bağlı tüm komitelerin temsilcileri katıldı. 

Katılımcılardan biri “Kürt sorununun çözümü de Kürt birliğinden geçer. Önderimiz Öcalan bunu yıllardır söylüyor. 8. genel kurul aslında bir ulusal kongreydi. Bir Kürt parlamentosu kurup orada bütün Kürdistan’a yönelik karar alacak bir mekanizma oluşturmak hayati değerdedir. Hepimiz bunun için çalışmalı, ulusal birlik yaratmalıyız” açıklaması yaptı.

KCK ideolojik alan delegesi olarak tanıtılan Berivan Şam adlı katılımcının kongre hakkında PKK’nın yayın kuruluşu ANF adlı ajansta şu açıklamasına yer verildi: “Kürt halkı ve hareketimiz için 2011 yılı başarı ve final yılı oluyor. Önemli gelişmelerin olduğu, başarı kadar tehlikelere de gebe bir yıl aynı zamanda. Mücadele tabii ki ideolojik çerçevede yoğunlaşıyor.“ 

 

“Özerklik şartıyla” 

Mayıs ayının son günlerinde ise özerklik ilanını hızlandırma kararı kapsamında Diyarbakır’ın ardından Batman ve diğer BDP’li belediyelerin bulunduğu il konseylerince kararlar peşpeşe alındı. Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı Osman Baydemir başta olmak üzere BDP’li tüm belediye başkanları bu kararı uygulayacaklarını açıkladı. Diyarbakır BDP İl binasında yapılan toplantının ardından  Kürtçe ve Türkçe olmak üzere iki açıklama yapıldı. Konsey Üyesi Zübeyde Zümrüt tarafından okunan Türkçe açıklamada, “Kendi Demokratik Özerk ve Özgür yönetimlerimizi kurarken hazırlanacak yeni anayasada” demokratik özerkliğin“ tanınması şartıyla demokratik anayasa ilkelerine bağlı kalınacağı önemle vurgulanmıştır” denildi. 




Kuzey Irak’ta peşmerge lider Mesud Barzani ile görüşmeden 3 gün sonra 28 Mayıs’ta merkezi Belçika’nın başkenti Brüksel’de olan KNK’nın (Kürt Ulusal Konferansı) 11. Genel Kurulu toplandı. Tüm Kürt partilerinin temsil edildiği toplantıya 110 delege katıldı. Irak, İran, Suriye, Türkiye ile Avrupa, Amerika, Kanada, Rusya ve Avustralya’dan katılımlar oldu. Bunlar arasında KCK, Kongra-Gel, Irak Cumhurbaşkanı Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği, Mesud Barzani’nin Kürdistan Demokrat Partisi, terör örgütü PKK’nın Irak’taki partisi PÇDK, Salih Mislim’in Genel Başkanlığını yaptığı Suriye’deki Demokratik Birlik Partisi gibi örgütler ve şahsiyetler yer aldı. 



PKK bayraklarıyla 

Toplantıda Irak Federal Kürdistan Bölgesi ile KCK bayrakları yan yana asıldı. KNK’nın mevcut başkanı Tahir Kemalizade açılış konuşmasını yaptı. Yabancı konuklardan uluslararası insan hakları savunucusu olarak tanınan CİA ajanı Amerikalı hukukçu Barry A. Fisher de bir konuşma yaptı. Kongra-Gel Başkanı Remzi Kartal ile KDP Avrupa temsilcisi birer konuşma yaparken, katılarak mesaj sunanlar arasında YNK Avrupa temsilcisi de vardı. Terör örgütünün elebaşlarından KCK Yürütme Konseyi ve KNK üyesi Cemil Bayık ile KCK Yürütme Koneyi Başkanı Murat Karayılan da toplantıya yazılı birer mesaj gönderdi. PKK’ya yakınlığı ile bilinen ANF’nin haberine göre;  toplantı sonunda yayımlanan 15 maddelik deklarasyonda  Kürt ve Kürdistanlıların “hak ve görevleri” sıralandı. Her maddenin başında “Kürt ve Kürdistanlılar” denilmek suretiyle azınlıklar “Kürdistanlı” olarak tanımlandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.