banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel Peçe akın öztürk ilaç sayısı

ORTAK MESAJ: BARIŞ İÇİN SAVAŞ GEREKİR!

PREVEZE DENİZ ZAFERİ'NİN 473. YIL DÖNÜMÜ VE DENİZ KUVVETLERİ GÜNÜ İSTANBUL’DA ÖNEMLİ BİR TÖRENLE KUTLANDI. TÖRENDE DİZAYNI VE ENTEGRASYONU TAMAMEN MİLLİ İMKANLARLA GERÇEKLEŞTİRİLEN ''HEYBELİADA'' GEMİSİ HİZMETE GİRDİ, ''BÜYÜKADA'' GEMİSİ DE DENİZE İNDİRİLDİ. TÖRENDE KONUŞAN CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL, “ BARIŞ İÇİN SAVAŞA HAZIR OLMAK EN ÖNEMLİ ŞARTTIR” DERKEN BAŞBAKAN ERDOĞAN DA, “ CUMHURİYETİN 100. YILINDA TANKINDAN UÇAĞINA, İNSANSIZ HAVA ARAÇLARINDAN UYDULARA TÜM BUNLARI TASARLAYAN ÜLKE OLACAĞIZ.” DEDİ.

ORTAK MESAJ: BARIŞ İÇİN SAVAŞ GEREKİR!

 *Cumhurbaşkanı Abdullah Gül:

"Milli gücün en önemli ayaklarından birisi de onun ordusudur. Ordusunun güçlü olması da onun dışa bağımlı olmamasından geçmektedir" 

"Barış istiyorsanız, istikrar istiyorsanız, hak ve hukukunuzu korumaya hazırsanız savaşa da hazır olmanız gerekir"

"Savaş en son tercih edilen bir olaydır. Savaşı hiç kimse tercih etmez. Aslında en kötü senaryodur. Ama savaşmamak için, savaşları önlemek için, barışı yapmak için, barışa herkesi mecbur kılmak için savaşa da hazır olmak gerekir"

*Başbakan Recep Tayyip Erdoğan:

"Barışın imkanlarını sonuna kadar değerlendireceğiz ama ülkemizin hukukunu da sonuna kadar koruyacağız."

"Herkes bilsin ki, Türk bayrağı denizlerde de, okyanuslarda da barışın sembolü olmaya devam edecektir"

"Bizim denizlerdeki ülke çıkarımız çevre denizlerinden Süveyş Kanalı'na, oradan da Hint Okyanusu'na kadar uzanır. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'nin ekonomik menfaatlerini ve güvenliğini sonuna kadar koruyacağı bilinmelidir"

"Ticari menfaatlerimizin korunmasının yanı sıra, denizlerimizdeki doğal kaynaklar üzerindeki haklarımızı da savunmak için gerekli güvenlik tedbirlerini almakta kararlıyız"

"Nitekim Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'de tek taraflı olarak giriştiği petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine karşı da hemen gerekli tedbirlerimizi aldık, KKTC ile New York'ta yaptığımız anlaşmadan sonra biz de Piri Reis gemimizi arama faaliyetlerinde bulunmak üzere bölgeye gönderdik. Bundan sonra da milli menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa onu tereddütsüz bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz"

Preveze Deniz Zaferi'nin 473. yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla "Heybeliada" gemisinin hizmete girişi, "Büyükada" gemisinin de denize indirilmesi amacıyla Pendik'teki İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda tören düzenlendi. Törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş katıldı.

MİLİ GÜCÜN EN ÖNEMLİ AYAKLARINDAN BİRİSİ DE ONUN ORDUSUDUR
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Gül, "Daha önce dışa bağımlı olarak satın almakta olduğumuz bu gemileri bugün kendi mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, işçilerimiz, emeçilerimizle beraber üretmenin gururunu yaşıyoruz" dedi. Bir ülkenin güçlü olmasının toplam milli gücünün güçlü olmasından geçtiğini dile getiren Gül, "Mili gücün en önemli ayaklarından birisi de onun ordusudur. Ordusunun güçlü olması da onun dışa bağımlı olmamasından geçmektedir. Bizler bunun acısını geçmişte yaşamış bir ülkeyiz. Müttefiklerimizin bile yeri geldiğinde geçmişteki ilişkilerimizi unutup silah ambargosuna maruz kalmış bir ülkeyiz. Artık gururlanabiliriz. Türkiye sadece standart silahları değil, ateş gücü yüksek olan dışarıyla yarışabilen, üstün nitelikli silahları yapmaya başlamıştır. Bundan büyük gurur duyuyorum" diye konuştu. Sanayi, bilim ve teknolojide ileri giden ülkelerde motor gücünün savunma sanayisi olduğunu söyleyen Gül, Türkiye'de de ekonominin, sanayinin, endüstrinin daha güçlü olması ve ilerlemesinden savunma sanayisinin büyük katkısı olacağını kaydetti.

SAVAŞ EN SON TERCİH EDİLEN BİR OLAYDIR
Gül, savunma sanayi tesislerini gezdiğinde büyük gurur duyduğunu ifade ederek, "Özlediğimiz noktaya giderek yaklaştığımız görmekten çok heyecanlanıyorum. Şu bilinen bir gerçektir ve bunu en iyi askerler bilir. Barış istiyorsanız, istikrar istiyorsanız, hak ve hukukunuzu korumaya hazırsanız savaşa da hazır olmanız gerekir. Savaş en son tercih edilen bir olaydır. Savaşı hiç kimse tercih etmez. Aslında en kötü senaryodur. Ama savaşmamak için, savaşları önlemek için, barışı yapmak için, barışa herkesi mecbur kılmak için savaşa da hazır olmak gerekir. Savaşa hazır olmanın birinci şartı da işte yüksek ateş gücü ve en modern teknolojiye sahip olmak ve bunu kendi elinizle, kendi gücünüzle yapmaktır" diye konuştu.

SAVUNMA SANAYİİNDE TARİHİ BİR EŞİĞİ BUGÜN AŞMIŞ OLUYORUZ
Başbakan Erdoğan da, Cumhuriyet tarihinin ilk milli savaş gemisi Heybeliada'yı Türkiye'ye kazandırmaktan gurur duyduklarını söyleyerek, milli savunmanın ancak milli bir sanayi ve milli bir anlayışla etkin ve mümkün olduğunu kaydetti. Erdoğan, "Herkes bilsin ki, Türk bayrağı denizlerde de, okyanuslarda da barışın sembolü olmaya devam edecektir" dedi. Türkiye'nin dünyada savaş gemisi tasarım ve inşasını gerçekleştirebilen 10 ülke arasına girdiğini aktaran Erdoğan, "Ekonomimiz sağlam bir şekilde hedeflerine ilerlerken, dış politikada Türkiye her mecrada barışın bayraktarlığını yaparken, savunma sanayiinde de tarihi bir eşiği bugün aşmış oluyoruz" diye konuştu. Erdoğan, Türkiye'nin insansız hava aracı üreten üç ülkeden biri olduğunu, milli tankı, milli savaş helikopteri ve milli piyade tüfeğini tasarladığını anlatarak, "Cumhuriyetimizin 100'üncü yıldönümü olan 2023 yılında, kendi milli tüfeğini, topunu, tankını, helikopterini, uçağını, insansız hava araçlarını, uydularını tasarlayan, üreten ve ihraç eden bir Türkiye vizyonunu hep birlikte başaracağız, bu hedefe birlikte ulaşacağız" dedi.

BARIŞIN İMKANLARINI SONUNA KADAR DEĞERLENDİRECEĞİZ 
Preveze Deniz Zaferi'nin 473'üncü yıldönümünün de kutlandığını hatırlatan Erdoğan, "Preveze Deniz Zaferi'nden bugün dahi uluslararası toplum tarafından gerekli derslerin çıkarılmasını, tarihin ve zamanın mesajının doğru okunmasını tavsiye ediyorum" dedi. Türkiye'nin artık "üç tarafımız denizlerle, dört tarafımız da düşmanlarla çevrili" deyip, kendi içine kapanan bir ülke olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bizim denizlerdeki ülke çıkarımız çevre denizlerinden Süveyş Kanalı'na, oradan da Hint Okyanusu'na kadar uzanır. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'nin ekonomik menfaatlerini ve güvenliğini sonuna kadar koruyacağı bilinmelidir. Ticari menfaatlerimizin korunmasının yanı sıra, denizlerimizdeki doğal kaynaklar üzerindeki haklarımızı da savunmak için gerekli güvenlik tedbirlerini almakta kararlıyız. Nitekim Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Doğu Akdeniz'de tek taraflı olarak giriştiği petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerine karşı da hemen gerekli tedbirlerimizi aldık, KKTC ile New York'ta yaptığımız anlaşmadan sonra biz de Piri Reis gemimizi arama faaliyetlerinde bulunmak üzere bölgeye gönderdik. Bundan sonra da milli menfaatlerimiz neyi gerektiriyorsa onu tereddütsüz bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Barışın imkanlarını sonuna kadar değerlendireceğiz ama ülkemizin hukukunu da sonuna kadar koruyacağız. Büyük ve güçlü bir ülke olduğumuzun farkındayız. Bütün politikalarımızı da büyüklüğümüzle ve gücümüzle doğru orantılı olarak tayin ediyoruz. Yapılması gerekenleri doğru zamanda hayata geçirecek kudrete, dirayete ve imkânlara sahibiz" diye konuştu.

"BÜYÜKADA" GEMİSİ NECDET ÖZEL'İN EŞİ TARAFINDAN DENİZE İNDİRİLDİ 
Konuşmaların ardından "TCG Heybeliada" gemisi hakkında bilgi verildi ve geminin komutanı Deniz Binbaşı Erdinç Kuşçu'ya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından hizmete giriş, kuruluşa alınış belgesi ile komutan flandrası teslim edildi. "Büyükada" gemisi hakkında da bilgi verilen törende gemi, denize Orgeneral Necdet Özel'in eşi Kamuran Özel tarafından indirildi. Törenin ardından Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve diğer katılımcılar, "Heybeliada" gemisini gezdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.