banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel akın öztürk ilaç sayısı Peçe

'FİTNEYLE KARŞI KARŞIYA KALIRIZ'

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, "Kur’an’da ne Sünnilik var, ne Şiilik var. Kur’an’da sadece Müslüman olduğumuz var" dedi.

'FİTNEYLE KARŞI KARŞIYA KALIRIZ'

 Görmez, Irak Şii Vakfı Divan Başkanı Alaa Abdulsahib Hüseyin El-Musavi ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti.

Kabulde yaptığı konuşmada, İslam ümmetin bir bütün, Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Şia’nın İslam ümmetinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Prof. Dr. Görmez, İslam dünyasında "mezhep savaşı" adı altında yaşanan gerilimlere değinerek, İslam müesseselerinin, eğitim kurumlarının ve İslam alimlerinin kardeşliği yeniden inşa etmek üzere çalışmak zorunda olduklarına vurgu yaptı.

"Mezhebe olan mensubiyetimizi, İslam’a olan mensubiyetimizin önüne geçirdiğimizde en büyük fitneyle karşı karşıya kalırız" uyarısında bulunan Mehmet Görmez, şöyle konuştu:

"Iraklı kardeşlerimiz çok büyük imtihanlardan geçtiler, çok büyük bedeller ödediler. Önce zalim bir yönetim altında, dikta rejiminin gölgesinde uzun seneler geçirdiler. Sonra çok acı işgallerle karşılaştılar ve bu işgaller döneminde yüz binlerce kadın, çocuk, yaşlı demeden insanlar canlarını kaybettiler. Tam bütün bunları geride bırakarak kendi ülkelerini yeniden özgür bir biçimde inşa etmeye başladıklarında, bu sefer daha büyük fitnelerle karşı karşıya kaldılar. Ben kesinlikle 'mezhep çatışması' demiyorum. Siyasi ve ideolojik güç kavgalarının, çıkar çatışmalarının kendisini 'mezhep görüntüsü' altında ortaya çıkardığı kavgalar olduğunu düşünüyorum. Çünkü mezheplerimiz, İslam’ı anlamak için başvurduğumuz mekteplerimizdir. Yoksa mezhebe mensubiyetimizi, İslam’a olan mensubiyetimizin önüne geçirdiğimizde en büyük fitneyle karşı karşıya kalırız. Ayrıca tekfirci bir düşünceye dönüşmesi, bugün İslam dünyasını saran en büyük tehlikedir."


"Tekfirci düşünceyi Müslümanların tel'in etmesi lazım"

"İnsanların kendisi gibi düşünmeyenleri tekfir etmesi ve tekfir ettiği insanları katletmesini 'cihat' zannetmesi kadar büyük bir dalalet yeryüzünde olamaz" değerlendirmesinde bulunan Görmez, "Bugün bilhassa önce Suriye’de, sonra Irak topraklarında ortaya çıkan ve tamamen cehalet üzerine bina edilen bu tekfirci düşünceyi, Şiisi ve Sünnisiyle yeryüzündeki bütün Müslümanların tel’in etmesi lazım" diye konuştu.

Görmez, bunun aynı zamanda dünyanın başka coğrafyalarında da İslam’a karşı bir nefret, öfke ve korkunun bir sebebi olarak görüldüğüne dikkati çekerek, "Farklı mezheplere mensup insanların birbirlerinin camilerini tahrip etmesini, bombalar patlatmasını, insanları katletmesini, İslam tasavvuruna sahip bir insanın kabul etmesi mümkün değildir. Bu manzarayı gören herhangi bir Şii veya Sünni alimin, bu manzaralardan dolayı kalbinin incinmemesi mümkün değildir" yorumunda bulundu. 

"İslam, cahil müntesiplerinin taarruzuna uğramıştır"

Bugün İslam coğrafyasında çok ciddi güvenlik sorunları olduğuna işaret eden Mehmet Görmez, sözlerine şöyle devam etti:

"Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Yemen’de ve İslam dünyasının farklı pek çok yerinde güvenlik sorunları var. Fakat bugün daha kötü bir şey yaşıyoruz. Dünyada İslam’ın bir güvenlik sorunu var. Çünkü İslam, bugün düşmanlarından çok, cahil müntesiplerinin taarruzuna uğramıştır. Bugün azılı düşmanları ile cahil mensuplarını mukayese ettiğimizde, cahil mensuplarının verdiği zarar, azılı düşmanlarının verdiği zararın önüne geçmiştir."

El-Musavi'nin ellerini tutarak mesaj verdi

Prof. Dr. Mehmet Görmez, El-Musavi'nin elinden tutarak, "İslam, kendisi güven sorunuyla karşı karşıya kaldığında, Şii veya Sünni demeden bütün alimlerin, müesseselerin ayrı değil yan yana durarak, birbirlerinin ellerini tutarak, hiç bırakmamaları gerekmektedir. Çünkü, İslam’ın selameti, güvenliği ortadan kalkınca, Ehl-i Sünnet de Ehl-i Şia’da hep birlikte zarar görürüz" şeklinde konuştu. 

"İhtilafın yaşandığı yerlere ziyaretler gerçekleştireceğiz"

Görmez, geçen sene ramazan ayında İstanbul'da 150 alimin katıldığı bir toplantının yapıldığını hatırlatarak, "Bütün bu alimlerle birlikte 'mezhep ihtilafı' adı altında ortaya çıkan fitneyi ve tekfirci düşünceyi İslam dünyasından nasıl kaldıracağımızı kaç gün boyunca istişare ettik. Şimdi hep birlikte bu ihtilafın yaşandığı yerlere ziyaretler gerçekleştirerek, bu fitneyi ortadan kaldırmak için çaba göstereceğiz. İbrahim’in ateşini söndürmeye giden karınca gibi o yolda olmak istiyoruz. Bu ziyaretinizi bu çerçevede değerlendiriyorum" ifadelerini kullandı. 

"Beynimizdeki fikirleri dile getirdiniz"

Irak Şii Vakfı Divan Başkanı Alaa Abdulsahib Hüseyin El-Musavi ise "Açıkçası beynimizdeki fikirleri, düşünceleri dile getirdiniz ve dilinizden akan sözlerin samimi ve kalpten çıkan sözler olduğuna inanıyoruz" diyerek, Görmez'in sözlerini destekledi.

Musavi, "Yıllardır yaptığınız bütün çalışmaları, birlik olmak konusunda yaptığınız çalışmaları takip ediyoruz ve bu konuda Allah’tan muvafakatlar diliyoruz" dedi. 

"Üç kez teşebbüs ettim, iptal etmek zorunda kaldım"

Musavi'nin Irak'a davet etmesi üzerine Mehmet Görmez, "Üç kez teşebbüs ettim ama tam yola çıkacakken iptal etmek zorunda kaldım" diye yanıt verdi.

Görmez, Muharrem ayında Necef'teki toplantıya katılmak istediğini, ancak o sırada bir patlama gerçekleştiğini ve 70 Müslümanın hayatını kaybettiğini dile getirdi.

En kısa zamanda Irak'ı ziyaret etmek istediğini belirten Prof. Dr. Görmez, "Türkiye’den büyük bir alimler heyetini beraberimde getireceğim. Aramızdaki farkın sadece 'sarıklarımızdaki renk' olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. 

"Kur’an’da ne Sünnilik var, ne Şiilik var"

El-Musavi'ye Kur'an-ı Kerim hediye eden Mehmet Görmez, "Bizim adetimiz Kur’an-ı Kerim hediye etmektir. Kur’an’da ne Sünnilik var, ne Şiilik var. Kur’an’da sadece Müslüman olduğumuz var" değerlendirmesinde bulundu.

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.