Erdoğan'ın Hedefinde Barolar Vardı!

Büyük tartışmaların ardından Adli Yıl Açılışı Töreni bugün gerçekleşti. Törende TBB Başkanı Feyzioğlu, Yargıtay Başkanı Cirit, Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu.

Erdoğan'ın Hedefinde Barolar Vardı!

Büyük tartışmaların ardından Adli Yıl Açılışı Töreni bugün gerçekleşti. Törende TBB Başkanı Feyzioğlu, Yargıtay Başkanı Cirit, Cumhurbaşkanı Erdoğan konuştu.

02 Eylül 2019 Pazartesi 12:24

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, törende konuştu. Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Adaletin tecellisi için fedakarca çalışan yargı mensuplarımıza milletim adına teşekkür ediyorum. Biz kendimiz ve tüm insanlık için adalet peşinde koşmalıyız. Karşımızda kendi konforu için dünyanın kalanını gözyaşına ve ateşe boğmaktan çekinmeyen bir anlayış var. Tarihin hiçbir döneminde zalimler eksik olmamıştır ama aynı şekilde zulüm de payidar olamamıştır. Günümüzün zalimlerinin de yol açtığı adaletsizlikler elbet bir gün sona erecektir. Bize düşen işte o güne kadar adalet mücadelesini sürdürmek, mazlumların yanında yer almaktır.

Görevimiz gereği üstlendiğimiz sorumlulukların yanı sıra ferdi hayatımızda maruz kaldığımız çok sayıdaki hadise sebebiyle de bu kavram üzerinde sık sık durmak zorunda kaldık. Bugün de yeni adli yılın açılışı vesilesiyle adalet kavramına ilişkin görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. İnsanın diğer canlılardan ayrılması adaletin de esasını oluşturur. Zulüm ve adaletsizlik eş anlamlıdır. İnsan adalet yerine zulüm yolunu seçiyorsa bunu kendi iradesiyle yapıyordur.

Tarihte hep hayırla yad edilen şahsiyetler adalet konusuna büyük hassasiyet göstermiştir. Günümüzde dahi Hz. Ömer denilince aklımıza adalet geliyorsa onun adaletle ilgili sözünü tüm mahkemelerin duvarlarına kazıdıysak bunun sebebi budur.

Sıkça ifade edildiği gibi kanun başkadır hukuk başkadır adalet başkadır. Biz kendimiz ve tüm insanlık için daima adaletin peşinde koşmalıyız. Çünkü bugün yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde inleyen insanların feryatları arşı inletiyor. Dünya sistemi hayat tarzını korumayı her şeyin üzerinde tutan bir kesimin cenderesi altındadır. Kendi düzenleri için dünyanın kalanının göz yaşına ve ateşe boğmaktan çekinmeyen bir anlayış bulunuyor. Bu zalimliklerin demokrasi, insan hakları, terörle mücadele, hukuk, adalet adına yapılıyor alması zulmün ağırlığını daha da artırıyor.

Refahlarına ve özgürlüklerine yönelik her saldırıyı terör olarak niteleyen ama diğer toplumların en temel insani taleplerine karşı duyarsız kalan çarpık anlayış, dünyanın en büyük sorunudur.

"KUVVETLER AYRILIĞI PRENSİBİ DEMOKRASİ VE CUMHURİYET'İN TEMELİDİR"

Kuvvetler ayrılığı prensibi demokrasi ve Cumhuriyet'in temelidir. Türkiye, halkın iradesini en üstte tutan kuvvetler ayrılığı fikrine ve bunun üzerine bina ettiği demokrasi anlayışına hep bağlı kalmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk milletinin birliğini, beraberliğini, tüm kurumlarıyla etkin şekilde işlemesini temin, cumhurbaşkanının en öncelikli görevidir.

Anayasamızın lafzında ve ruhunda açıkça yer alan bu yaklaşımı, kuvvetler ayrılığı için bir tehdit değil tam tersine birleştirici bir güç olarak görüyoruz.

Yasamanın, yürütmenin ve yargının kendi içlerinde bağımsız bir şekilde çalışması, hepsinin de Anayasa'da cumhurbaşkanına verilen 'devletin başı' misyonu etrafında birlikte hareket etmelerine mani değildir. Kuvvetler ayrılığı prensibinin denge yerine çatışma anlayışı ile yorumlanması ülkeye ve millete fayda değil zarar getirir.
Devlet sisteminde illa bir üstünlük aranacaksa bu ancak Anayasa'nın ve orada tezahür eden milli egemenliğin üstünlüğü olabilir. Cumhurbaşkanı'na kuvvetler ayrılığı konusunda yönlendirilen eleştiriler mesnetsizdir. Yeni yönetim sistemimizde yürütmenin de temsilcisi olan cumhurbaşkanına kuvvetler ayrılığı konusunda yöneltilen ithamların çoğu temelsizdir.

Yargı üzerinden, milletten ve hukuktan aldığı yetkiyle görevini yapan yürütme erki ile onun temsilcisi olan Cumhurbaşkan'ına saldırmak, aslında doğrudan siyasal alanı hedef almaktır."

ERDOĞAN BAROLARI HEDEF ALDI

Erdoğan, törene katılamayacağını duyuran Baroları da hedef aldı. Erdoğan baroların ve meslek örgütlerinin seçim sisteminin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, Yargıtay ve TBB Başkanı Feyzioğlu'na teşekkür etti. Erdoğan "İlk çözmemiz gereken meselelerden biri, tüm meslek teşekküllerinin seçim yöntemlerinin, temsili demokrasiye uygun hale getirilmesidir" dedi.

Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yargıtay ve TBB Başkanımızı, bu bağnaz ve provokatif dayatmalara karşı gösterdikleri dirayetli ve demokratik duruş sebebiyle tebrik ediyorum. Bu mekan şahsıma ait değil. Bu mekan milletin evi. Devletin tüm kurumları bu mekanı kullanma hakkına sahiptir.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, bu gazi mekan, konferans salonu, sergi salonu, camisi, 15 Temmuz Anıtı, tamamlanmak üzere olan kütüphanesi ve inşası süren müzesiyle, milletimizin, dolayısıyla da tüm kurumlarımızın evidir.

(Yargı Reformu Strateji Belgesi) AB organları her ne kadar ülkemize karşı açıkça ayrımcı bir tutum içindeyse de biz bu reform belgesiyle aynı zamanda tam üyelik yükümlülüklerimize olan bağlılığımızı da göstermiş oluyoruz.
Yargı süreçlerini sadeleştirerek, uyuşmazlıklar için alternatif çözüm yolları geliştirerek, önleyici hukuk uygulamalarını sistemimize kazandırarak, bu reformu kısa sürede hayata geçirmekte kararlıyız."

ALTERNATİF TÖRENLER

Alternatif adli yıl açılış töreni düzenleyen Ankara Barosu, bu kapsamda önce Sıhhiye Adliyesi önünde açıklama yapacak, ardından Anıtkabir’i ziyaret edecek.İstanbul Barosu da bu akşam açılış kokteyli gerçekleştirecek.

yuzdeyuzhaber

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol