'Erdoğan Fazla İleri Gitti'

ABD merkezli haber sitesi Bloomberg, ‘Türkiye’nin son kışkırtması cevapsız bırakılamaz’ başlığıyla yayımladığı başyazısında, Erdoğan’ın son S-400 açıklamasıyla ‘fazla ileri gittiğini’ ileri sürerek ABD ve NATO’ya Türkiye’ye yaptırım uygulama çağrısı yaptı.

'Erdoğan Fazla İleri Gitti'

ABD merkezli haber sitesi Bloomberg, ‘Türkiye’nin son kışkırtması cevapsız bırakılamaz’ başlığıyla yayımladığı başyazısında, Erdoğan’ın son S-400 açıklamasıyla ‘fazla ileri gittiğini’ ileri sürerek ABD ve NATO’ya Türkiye’ye yaptırım uygulama çağrısı yaptı.

18 Nisan 2019 Perşembe 23:08

ABD’de yayımlanan Bloomberg haber sitesinde bugün yayımlanan başyazıda, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın alması “kışkırtma” olarak tanımlanarak ABD ve NATO’nun ülkeyi yaptırımlar yoluyla cezalandırması çağrısı yapıldı.

Bloomberg’ün “Türkiye’nin son kışkırtması cevapsız bırakılamaz” başlığıyla yayımladığı başyazıda “Küstahça Rus füze-savunma sistemi alarak Erdoğan çok ileri gitti” ifadesine yer verildi.

Yazıda “NATO’nun Türkiye’nin blöfünü görme zamanı geldi” denilerek şu ifadelere yer verildi:

ABD’nin ‘NATO hava-savunma sırlarına Rusya’nın erişebilmesine olanak sağlayacağına dair uyarılarına karşın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta bir kez daha Rus füze-savunma sistemi satın alması hakkındaki tartışmalı plan konusunda ‘bitmiş bir anlaşma’ dedi.

Tırmanan söz düellosunda bu tehdit küçümsenmemeli. Rusya’nın S-400 sistemi NATO savaş jetlerini vurabilir ve Moskova’nın mühendislerinin satın alma tamamlandığında Türkiye’ye S-400 sistemini çalıştırmak için yardım etmesi bekleniyor. Bu da Rusya’ya hassas ABD teknolojisine, özellikle de Türkiye’nin yapımına katıldığı F-35 hayalet uçaklarının kullandığı teknolojiye ilişkin bilgi sağlayabilir.

Bloomberg’in başyazısı şöyle devam ediyor:

Tehlikeli olmasına ek olarak bu tamamen kendi ayağına sıkan bir karardır. Türk şirketlerin, savaş uçağının 12 milyar dolarlık parçasının üretimine başlamasına ve Türk hava kuvvetlerinin 100 adet F-35 almayı planlamasına karşın ABD Türkiye’ye F-35 teslimatını durdurdu. [Türkiye] aynı zamanda ABD’nin tüm bu karışıklığı önleyebilecek benzer Patriot füzeleri için yaptığı cömert teklifi de geri çevirdi.

Erdoğan’ın bir Rus teklifini kabul edip ortaya sürmesi, güvenlikten çok, onun Türkiye’nin Batının askeri ve ekonomik desteğine çok fazla dayandığı algısıyla ve gittikçe artan otokratik iktidarına karşı Amerikan ve Avrupa eleştirisinden dolayı büyüyen bir hayal kırıklığıyla ilgili. NATO liderleri arasında benzersiz olarak Erdoğan savaşçı Batı karşıtı retoriğe kendini kaptırmış bulunuyor, hatta müttefik ülkeleri hükümetini devirmeye çalışmakla suçluyor. Anlaşılan ittifakın kendisinin tekrarlanan kötü niyet gösterilerini cezalandırmayacağını düşünüyor çünkü Türkiye Rus yayılmacılığı ve İslami terörizm gibi NATO’nun en büyük güvenlik kaygılarına karşı durmak açısından tarihsel olarak önem taşıyor.

Ancak Türkiye’nin merkeziyetine dair [Erdoğan’ın] hissiyatı abartılı. 

Rusya’ya karşı bir siper olmak bir yana Erdoğan’ın liderliğinde yalnızca Moskova ile ekonomik ve güvenlik bağlarını derinleştirdi. Terörizme karşı savaşa katkısı kendi çıkarıyla ilgili hesapların ötesine geçmedi.

Şimdi NATO ittifakın ortak güvenliğinin tek bir üyesinin dar hesaplarından daha önemli olduğunu göstermeli. Türkiye F-35 üretim programından çıkarılmalı -diğer üyeler onun payını almaktan memnun olacaktır- ve Türkiye’ye F-35 savaş uçağı satılması engellenmeli.

Donald Trump yönetimi de geçen yıl Çin Rus savaş uçakları ve füze sistemleri aldığında yaptığı gibi Türkiye’ye yaptırım uygulamalı.

Eğer Erdoğan bunlara aldırmazsa NATO herhangi bir ortak askeri etkinlikte Türkiye’nin rolünü kısıtlamaya hazırlanmalı. Gerekirse ABD, Almanya örneğinde olduğu gibi İncirlik Hava Üssü’nden çekilmeli, Ürdün’ün Muvaffak Salti Hava Üssü bir dizi kullanılabilir alternatif arasında.

Erdoğan ise NATO üyeliğinin Türkiye’nin askeri, siyasi ve ekonomik çıkarlarına yaklaşık 70 yıldır hizmet ettiğini kabul etmeli. Erdoğan kendi retoriğinin tersine ittifakın alternatifinin Rusya'ya artan bağımlılık anlamına geldiğini bilmiyor olamaz, bu da jeopolitik özerkliğe değer veren bir liderin arzuladığı sonuç olmaz.

Batı ittifakı üyeliği Türkiye için çok daha iyi bir seçenektir. Ancak bu, topluluğun kolektif çıkarlarına saygıyı gerektirir. Erdoğan’ın saygı duyduğunu göstermesi gerekir.

yuzdeyuzhaber

Son Güncelleme: 18.04.2019 23:47
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol