banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel yaşar nuri utanç önergesi El Badewe

DEMİRTAŞ İLK KEZ AÇIKLADI...

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, seçim çalışmaları sırasında Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın kendisini sorumlu gösterdiği Kobani olaylarından bir gece önce...

DEMİRTAŞ İLK KEZ AÇIKLADI...

 Parti olarak çağrı yapmadan önce Başbakan Ahmet Davutoğlu ile 10 dakika süren bir telefon görüşmesi yaptığını belirten Demirtaş, "Sayın Başbakan bütün ricalarıma, ısrarlarıma rağmen durumu anlamaktan uzak, oyalamacı, ciddiyetsiz bir tavır, durum sergiledi" iddiasında bulundu.

Seçim çalışmaları kapsamında Diyarbakır'da bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim sürecinde kendisini sorumlu tutukları Kobani olayları ile ilgili bir soru üzerine ilk kez bir bilgiyi açıkladı. 

"BAŞBAKAN DURUMU OKUYAMADI"
Selahattin Demirtaş, Kobani olayları konusunda büyük bir haksızlık, yalan, iftira kampanyası yürütüldüğünü, yaşananları kendilerinin de bildiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Ben 5 Ekim akşamı sayın Başbakan ile kapalı bir telefon görüşmesi yaptım. 10 dakika kadar. Aslında kamuoyu bu görüşmeyi bilmiyor. Fakat, ben o görüşmede 10 dakika boyunca sayın Başbakan'a şunu anlatmaya çalıştım. Biz Başbakan ile konuştuğumuzda çağrı falan da yapmamıştık. 'Şu anda insanlar sokağa çıktı' dedim, 'Her tarafta sokağa çıkıyor insanlar, durum çok kritik ve lütfen bu gece müdahale edelim, ne olur bu gece ne yapılacaksa birbirimize yardım edelim ve sınır kapısı IŞİD'in eline geçmeden gerekli desteği sunalım' dedim. Çünkü, 'Söz vermiştiniz. Üzerinden bir hafta geçti görüşmemizden söz vermiştiniz, destek olunacaktı ama olmadınız ve insanlar çok öfkeli ve şu anda sokaktalar haberiniz var mı' dedim. Çağrı da yapmamıştık. Sayın Başbakan bunu inkar edemez her halde bütün ricalarıma, ısrarlarıma rağmen durumu anlamakta uzak, oyalamacı, ciddiyetsiz bir tavır sergiledi. Bir Başbakana yakışmayan, bir Başbakan sorumluluğu ile hareket etmediğini anlamıştım ve durumu okuyamadığını arkadaşlarıma belirttim ve 'Başbakan durumu okuyamıyor, durumun ciddiyetinin farkında değil' demiştim. Şimdi çıkmış beni suçluyorlar, kusura bakmasınlar konuşacak çok şey var ama inşallah geniş zaman bütün bunları kısmet olur Başbakan ile bir canlı yayına çıkarsak beraber tartışırız. Biz Amerika'nın, onun bunun uşaklığını asla yapmadık. Asla hiçbir yerden kirli ilişki içerisine emir talimat ilişkisi içerisine girmedik. Bir halk çocuğuyuz, bir halk hareketiyiz, bir Türkiye partisiyiz,. Ülkemizin zararına toplumun, halkın zararına olacak hiç bir iş içerisinde olmadık, olmayız."

BİZE O DÖNEM ZENCİ MUAMELESİ YAPTILAR
Demirtaş, Başbakan Davutoğlu'nun o görüşmeden sonra çıkıp bir açıklama yapması durumunda toplumun teskin olacağını, toplumun öfkesini durdurabileceğini de belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü, ok yaydan çıkmıştı ve Başbakana bunu anlatmaya çalışıyorduk. Kendisi bunu anlamak yerine toplumla alay etmeyi, bizimle alay etmeyi hafife almayı tercih ediyordu. 'Kobani düştü düşecek' havaları ile 'işte bakın bize muhtaç oldunuz.' Biz dediğimiz de bu ülkenin evlatlarıyız, kendi devletimizden hükümetimizden yardım istemeyeceğiz de kimden isteyeceğiz. Bize resmen o dönemde zenci muamelesi yaptılar. Başbakan iyi biliyor bunu ortaya çıkan tablonun sorumlusu HDP falan değil, Demirtaş değil. Benim şahsen yaptığım bir çağrı falan yok, halen çıkmış yalan konuşuyor kendisi, 'bir Tweet attı ortalığı karıştırdı' diyor. Kendisi diyor da çıkarsın baksın var mı yok mu? Üzücü olaylardı hepsinden büyük üzüntü duyduk. Olmaması içinde çaba sarf ettik." 

"BAŞBAKAN BAZEN KARIŞTIRIYOR"
Demirtaş, Hükümetin ve Başbakan'ın Kobani olaylarının sorumlusu kendileriymiş gibi davranmak yerine hesap vermesi gerekenlerin kendileri olduğunu söyledi. Demirtaş, şöyle dedi:

"Zannedersin ki yıllardır ben başbakanım, kendisi muhalefet lideridir. Kalkmış bize hesap soruyor. Başbakan sensin, İçişleri Bakanlığı sizde, emniyet size bağlı, kolluk güçleri size bağlı, istihbarat size bağlı. Bütün bu olup bitenlerin sorumlusu sizsiniz önce sen Ahmet Davutoğlu olarak sen çıkıp hesabını ver. Başbakan ben değilim, unutuyor bazen karıştırıyor. Beni Başbakan sanıyor kendisini muhalefet lideri zannediyor." 

"ELİ GÜÇLENMİŞ HDP, ÖCALALAN VE KANDİL ÜZERİNDE ETKİ GÜCÜ ARTAR"
Hükümet üyelerinin, HDP ve Kandil'in Abdullah Öcalan'ı etkisiz kılmaya çalıştıkları ile ilgili değerlendirmeleri üzerine Demirtaş, "Valla ben kendini esprili biri zannederdim ama onların esprisi, şakası daha komik bence bu gülünebilecek bir şey ancak" dedi. Meclis'e güçlü giren HDP'nin silahların bırakılmasına katkı yapacağını söyleyen Demirtaş, "Parlamentoda güçlü bir HDP, birlikte ve barış içerisinde yaşama inancının her şeyden önce artmasına vesile olur. Müzakere sürecinde ikna gücü daha kuvvetlenmiş olur. Eli güçlenmiş olur, demokratik siyasete olan inanç artar ve bu çerçevede HDP yeniden müzakerelere dahil olursa ben inanıyorum ki hem sayın Öcalan, hem Kandil üzerinde etki gücümüz artar ve yeni anayasanın yapılması, müzakerelerin yapılması, silahsızlanma gibi konular çok hızlı bir şekilde gündeme girer ve hayat bulur" diye konuştu.

"KENDİ TEDBİRİMİZİ ALARAK ÇALIŞMALARIMIZI YÜRÜTÜYORUZ"
Evine yapılan polis baskınıyla ilgili soruşturmanın sonucunun kendisine iletilmediğini anlatan Selahattin Demirtaş, kendi güvenlik önlemlerini kendilerinin aldığını söyledi. Demirtaş, şöyle dedi:

"Hep, şunu hep söyledik, Türkiye'de siyaset yapmak hele bizim gibi bir partide siyaset yapmak risktir. Bu riski göze almayan zaten bizim partimizde siyaset yapmaz. Allah'tan başka hiç kimseden korkumuz yoktur, olmadı da. Yani bir canımız varsa Allah evet dediği zaman emanetini geri alır. Onun dışında bizim kimseden korkacak halimiz yok. Bize yönelik bazı girişimler, hareketler istihbari bilgiler de geliyor, kendi tedbirimizi alarak çalışmamızı moralle sürdürüyoruz."

Sandık güvenliğini sağlarsak baraj sorunumuz olmayacak

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mardin mitinginde seçimlerde sandık güvenliği için seferberlik çağrısında bulunarak, "Aman sandıkları boş bırakmayın. Sandık güvenliğini sağlarsak baraj sorunumuz olmayacak. Orada size güveniyoruz" dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Mardin'de düzenlediği mitingde, 7 Haziran seçimlerine her zamankinden daha heyecanlı hazırlandıklarını ve bu seçimin partiler arası bir seçim değil; özgürlük ve kölelik arasında bıçak sırtı bir yarış ve seçim gerçekleşeceğini söyledi. Demirtaş, "Sadece Türkiye için değil bütün Ortadoğu'da domino etkisi yaratacak bir seçim yaşanacak. Mardin'deki kardeşlerim de bunun tarihi bir fırsat olduğunun farkında. Bu kritik dönemde partimizin oynayacağı rolün farkında olduğu için meydanlar doluyor. Bizler büyük insanlık şiarıyla yola çıkmış, bizler büyük insanlığı yeniden ayağa kaldıracağımız için elbette ki heyecanlı olacağız" dedi.

"AĞIR BEDELLER ÖDEDİK AMA ZALİMİN KARŞISINDA GÖZÜMÜZÜ BİLE KIRPMADIK"
Şimdiye kadar büyük bir disiplinle nasıl çalıştılarsa seçim akşamı resmi sonuçlar ellerine ulaşıncaya kadar da aynı tempoda çalışmaları gerektiğini belirten Demirtaş, şöyle dedi:

"Ağır bedeller ödedik ama zalimin karşısında gözümüzü bile kırpmadık. Çok şükür bugünlere geldik ve bütün Ortadoğu'nun umudu haline geldik. Bunlar kolay olmadı. Sizler benden daha iyi biliyorsunuz. Fakat geldiğimiz nokta tam olarak başarı zafer noktası değil. Bu dakikadan sonra aynı disiplinle çalışmaya devam etmezsek. Net olmayan durum bizi başarısızlığa da sürükleyebilir. Başardık bu iş bitti dememek lazım. Resmi sonuçlar elimizde oluncaya kadar disiplinimizden taviz vermememiz gerekir. Siz çalıştınız başardınız. Mardin bu görkemi ve coşkulu duruşuyla ben hazırım diyorsa. Biz de büyük insanlığa evet demeye hazırız. HDP sadece klasik bir koltuk yarışı için yollarda değil. Mardin halkı da, Urfa, Antep, Hatay halkı gibi Suriye'deki savaşı yakından izliyor. Yakından bu savaşın ne anlama geldiğini yüreğinde hissediyor. Her gün yaşıyor bunu. Rojava dışında neredeyse artık inançlar ve mezhepler bir arada yaşayamıyor. Hiçbir yerde artık Türkmen, Kürt, Arap bir arada yaşayamıyor. Düşman haline getirildiler. Giderek artık aynı ülkede yaşayamaz hale geldiler. İnsanlar ana dillerinden, kimliklerinden dolayı birbirine düşman haline getirildiler. Suriye toprakları harabeye dönüştürüldü. Bir yandan barbar tecavüz ordusu DAİŞ, El Nusra'nın saldırıları içinden çıkılmaz hale getirdi. Bizler bu kadar halkı eşit görerek bir araya getirmeyi başarmış bir parti olarak sadece seçim yarışı yürütmüyoruz. Tıpkı Mardin'de olduğu gibi farklılıklar bir arada kardeşçe yaşamaya söz vermiş halklar Mardin'e yakışan HDP'dir. Mardin HDP'ye, HDP Mardin'e çok yakışıyor. Bu vahşet ortamında herkesin birbirini katletmeye çalıştığı bir dönemde bakın biz kimlik ayrımı yapmaksızın bir araya geldik. Türkiye'nin dört bir yanında aynı duygularla bir araya geldik ve HDP'yi Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı haline getirdik."

"ŞİMDİ MAHO AĞA MARDİN'E NEHİR GETİRECEKMİŞ"
Demirtaş, tekçiliğe ve ırkçılığa son demek için HDP deme zamanı olduğunu, ampulün kapatılmasını isteyerek, "Güneş bize yeter. 7 Haziran akşamı bütün Türkiye'yi tasarruf etmeye davet ediyorum. Hep birlikte HDP'nin güneşi bizi aydınlatır, ısıtır. Bununla birlikte bütün kimliklere özgürlük Türkiye'de yepyeni bir gelecek ve yeni bir yaşam inşası demektir. Bizler sadece bu sorunları yaşamıyoruz. Aynı zamanda açız, işsiziz ve yoksuluz. Bunu da yeni bir yaşamı inşa etme sözünü kalpten verirsek bu topraklara barışı ve huzuru getirmek boynumuzun borcudur. GAP'ı yapıyoruz dediler. 40 yıldır gelen her hükümet yalan üstüne yalanla sizlerden oyları topladılar Ankara'ya gidince verdikleri sözleri unuttular. Şimdi başka bir yalana sarıldılar, Mardin'e nehir getireceğiz dediler. Rahmetli Hasan Değer vardı, Diyarbakırlılar tanır. Diyarbakır'da miting alanında 'Size deniz getireceğim' diye oy topladı. Şimdi Maho Ağa Mardin'e nehir getirecekmiş. Sizden özel ricam 7 Haziran'da bunlara öyle bir ders verin ki siz aramızdan çekilin biz halkımız ve partimizle sorunlarımızı çözeriz deyin" diye konuştu.

"MARDİN'E GELEN PARALARI ARALARINDA PEŞKEŞ ÇEKTİLER"
Demirtaş, Anayasa'dan başlayarak bu düzeni değiştirmek gerektiğini, UNESCO'nun Mardin'i özel statü ile kapsama alanına alarak turizm yatırımı için milyonlar gönderdiğini belirterek, şöyle dedi:

"Ama bunlar ne yaptı. Belediyeye gelen paraları kendi aralarında peşkeş çektiler. Mardin'in bir caddesi vardı, dört yıl boyunca bir asfalt yapamadılar. Oysa BM'den gelen paralar doğru harcansaydı bu sorunlar yaşanmazdı. Bu bölgede turizmin gelişmesi için iki şeye ihtiyaç vardır. Birincisi barış ve huzur. Bizler burada Gabar ve Cudi'de silah sesleri değil kuş sesleri duyacağız. Bunu da HDP ile birlikte sizlerle biz başaracağız. Turizm için ikincisi yatırımdır. Özel ve kamu desteğiyle Mardin'i bütün bölgeyi bir turizm merkezi haline getireceğiz. İzmir'de 135 bin Mardinli yaşıyor. Mardinli iş ve ekmek için artık memleketini terk etmek zorunda kalmayacak. Tarımda sulama konusunda atılmayan adımları, yarım kalan bütün projelerini biz tamamlayacağız. Elektrik üretecek barajların yüzde 80'inin yaptılar ama size yarayacak olan sulama kanallarının yüzde 20'sini yapabildiler. Onlar kendilerini düşündüler. Elektriği buradan alıp batıya aktardılar sorunu çözdük dediler. Ama siz aç kaldınız. Batı'ya giderek iş aradınız. Antalya'da tatil yapamayacağınız beş yıldızlı otellerin inşaatlarında çalışmak zorunda kaldınız. O otellerin mutfaklarında bulaşık yıkamak zorunda kaldınız. Bunlar kader değil. Bunları değiştirmek bizim elimizde."

"GÜÇ ZEHİRLENMESİ YAŞAYANLARA HADDİNİ BİLDİRMEK ZORUNDAYIZ"
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bu ülkede heyecan yaratacak parti kalmadığını, bu yüzden büyük sloganları, "Biz'ler Meclis'e" gitmek zorunda olduklarını ifade ederek, "Güç zehirlenmesi yaşayanlara haddini bildirmek zorundayız. Bu kendini sarayda padişah sanana haddini bildirme 7 Haziran'da küçük mühürle verilecek. Onu doğru yere bastığınız zamana ülkenin kaderi değişecek. Önümüzde 3 gün var. Bunu çok iyi değerlendirelim. İknada zorlandığımız kim varsa gidip ikna edeceğiz. Hepsi kardeşimizdir diyeceğiz. Büyük insanlık mesajını hissetmeyecek hiç kimse yoktur. 3 gün boyunca boş durmak yok. Seferberlik ruhuyla bütün Türkiye'ye güven veren bu çalışmayı büyütmek gerek" dedi.
Demirtaş, konuşmasının sonunda ise, sandık güvenliği çağrısı yaparak, ""Hırsızlara karşı irade olacak sizsiniz. Aman sandıkları boş bırakmayın. Sandık güvenliğini sağlarsak baraj sorunumuz olmayacak. Orada size güveniyoruz. Mardin'in gençlerine güveniyoruz. Sizler isterseniz olur, sizler evet derseniz başarırız. Sizler evlatlarınıza sahip çıkacaksınız. Bütün Türkiye sahip çıkıyor sizler bu kurtlar sofrasında evlatlarına sonuna kadar sahip çıkmaya hazır mı? Şimdiden yolumuz açık olsun" dedi.

AŞIRI İLGİDEN PLATFORMDAN İNEMEDİ
Mitingteki konuşmasından sonra platformdan inmek isteyen Demirtaş, izdiham ve kendisine gösterilen yoğun ilgi nedeniyle uzun süre platformdan aşağı inemedi. Demirtaş'ın binlerce kişinin izlediği mitingi sırasında çok sayıda partili izdiham nedeniyle baygınlık geçirdi.

Ferit ASLAN-DİYARBAKIR, Nezir GÜNEŞ- Adnan AVUKA/MARDİN

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.