banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel lehul mülk utanç önergesi yaşar nuri

BAHÇELİ ÇOK SERT KONUŞTU!

Yüce Divan oylaması ile ilgili değerlendirmede bulunan Bahçeli, sert ifadeler kullandı.

BAHÇELİ ÇOK SERT KONUŞTU!

 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında hitap etti. Konuşmasında Genel Kurul'da 4 eski bakan hakkında yapılacak olan Yüce Divan oylaması ile ilgili değerlendirmede bulunan Bahçeli, sert ifadeler kullandı.

Bahçeli, "Gazi Meclis'in 95 yıllık tarihi içerisinde, ara dönemlerde dahil, hiç bu kadar rezilce bir olay yaşanmamıştır. Demokrasiye kast etmek demek olan bu teşebbüsün net olarak kimler tarafından organize edildiği, hazırlanan metnin kimler tarafından kaleme alınıp neyin amaçlandığı bağımsız yargı tarafından mutlaka açığa çıkarılmalıdır. TBMM böylesi bir vesayet ağırlığı altında kalamayacaktır. Bugün rüşvet ve yolsuzluk zanlıları hakkında karar verilecektir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin nasıl oy kullanacağı bellidir. Ya akaracı makaracı edepsizler aldıkları milyon dolarlarca rüşvetin hesabını vermekten şimdilik kurtulacaklar ve adalet bir kez daha katledilecek, ya da mahkemenin önüne çıkmaktan başka seçenekleri kalmayacaktır" dedi.

"ESNAF VE SANATKÂRLARIMIZIN HALA YALANLARLA AVUTULMASI BEDELİ YÜKSEK BİR YANLIŞTIR"

Devlet Bahçeli, konuşmasında ilgisizliğe en çok kurban giden meslek grubunun esnaf ve sanatkarlar olduğunu savunarak "Sözünde durmayan, vaatlerini hatırlamayan, samimiyet zemininden kayıp savrulan yönetimler her zaman hayal kırıklığı yaratmışlardır. Bir iktidar mirasyediliğin cazibesine kapılmış, tembelliğin eline düşmüş, üretimsizliğin, vizyonsuzluğun, hedefsizliğin çemberine sıkışmışsa sorunlar büyümüş demektir. Çalışmadan kazananlar, kahir ekseriyetle çalmada uzmanlaşanlar, ustalaşanlardır. Herhangi bir iş ve meslek dalında çalışanların tertemiz alınlarından akan terleri görmediği gibi kurumasına da seyirci kalanlar elbette hak ve hukuk bilmeyenlerdir. Bin bir zorluk altında verilen emeklere kulağını tıkayıp kalbini kapatanlar; elbette adaletli paylaşımın, vicdanlı bölüşümün kaygısını taşımayanlardır. Sosyal ve ekonomik külfetlerin altında ezilen insanımızın sorun ve şikayetleri sürekli inkar ve hamasetle geçiştirilmektedir. Hâlbuki helal kazancın peşinden koşan, ekmeğinin derdinde olan vatandaşlarımızın iktidardan tek istediği ilgi ve yakınlık, meselelerini dürüstçe çözmektir. Mesela esnaf ve sanatkârlarımız en çok ihmale uğrayan, en çok ilgisizliğe kurban giden meslek grubudur. Türk milletinin bel kemiği, sosyal ve ekonomik bünyenin dinamik yönü olan esnaf ve sanatkârlarımızın hala yalanlarla avutulması bize göre bedeli yüksek bir yanlıştır" diye konuştu.

"TBMM BÖYLESİ BİR VESAYET AĞIRLIĞI ALTINDA KALAMAYACAKTIR"

Genel Kurul'da 4 eski bakan hakkında yapılacak olan Yüce Divan oylaması ile ilgili değerlendirmede bulunan Bahçeli, "Davutoğlu kol keseyim derken baş yarmış, göz çıkarmıştır. Rüşvet ve yolsuzluk faili eski bakanlar, 17-25 Erdoğan'ın müdahalesi, havuz medyasının ahlaksız saldırısı ve saptırmasıyla Meclis Soruşturma Komisyonu'ndan yakayı kurtarmışlardır. Millet iradesine tecavüz niyetiyle korsan bildiriler yayımlanmış, sarayın dayatması, sarayın çirkefliği, sarayın provokasyonu TBMM'nin saygınlığını yaralamıştır. Erdoğan'ın arkasına saklanan güruh demokrasiyi karalamış ve kara çalmıştır. Erdoğan'dan güç devşiren, Erdoğan'dan feyizlenen ve Erdoğan'a dayanan vesayet mihrakları aziz milletimizin vekillerini oyuncağa çevirmişlerdir. İnanıyorum ki, onurundan ve haysiyetinden bir şey kaybetmemiş AKP'li milletvekili arkadaşlarım bundan oldukça rahatsızdır. Yine inanıyorum ki, Gazi Meclis'in 95 yıllık tarihi içerisinde, ara dönemlerde dahil, hiç bu kadar rezilce bir olay yaşanmamıştır. Demokrasiye kast etmek demek olan bu teşebbüsün net olarak kimler tarafından organize edildiği, hazırlanan metnin kimler tarafından kaleme alınıp neyin amaçlandığı bağımsız yargı tarafından mutlaka açığa çıkarılmalıdır. TBMM böylesi bir vesayet ağırlığı altında kalamayacaktır. Türk milletinin egemenlik haklarını hazmedemeyen, Türkiye'nin demokratik kazanımlarına hücum eden, ihanet ve melanetin deliklerinde kurşun asker olarak beslenen bu insanımsı yaratıklara hak ettikleri ders kesinlikle verilmelidir. Millet iradesine sahip çıkmak, şerefle işi bitmiş olanlar dışında, hepimizin şeref ve fazilet meselesidir. Malumlarınız, mezkur Soruşturma Komisyonu'nun 9 AKP'li üyesi vicdanen hiçbir rahatsızlık duymadan, aldıkları emirleri harfiyen uygulamışlar ve parmaklarını soyguna olur vermek için utanmadan kaldırmışlardır. Şimdi sırayı Genel Kurul ayağı almıştır. Bugün rüşvet ve yolsuzluk zanlıları hakkında karar verilecektir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin nasıl oy kullanacağı bellidir. Diğer muhalefet partilerinin de aşağı yukarı tutumu ortadadır. Şayet, AKP'nin vicdanı kelepçeli olmayan vekilleri de devreye girerse, bu dört eski bakan soluğu Yüce Divan'da alacaktır. Bundan kuşkum yoktur. Bu itibarla, AKP'nin sayın milletvekilleri tarih ve millet önünde hayati bir sınav vereceklerdir. Ya akaracı makaracı edepsizler aldıkları milyon dolarlarca rüşvetin hesabını vermekten şimdilik kurtulacaklar ve adalet bir kez daha katledilecek, ya da mahkemenin önüne çıkmaktan başka seçenekleri kalmayacaktır" ifadelerini kullandı.

"ESKİ BAKAN YA LAYIĞINI BULACAK YA DA RÜŞVET VE YOLSUZLUĞA TÜM AKP GRUBU ORTAK OLACAKTIR"

Meclis Soruşturma Komisyonu'nun 4 eski bakan hakkında verdiği kararı ve hazırladığı raporu eleştiren Bahçeli, "İranlı kaçakçının 700 bin liralık saatle aklını aldığı, piyanoyu bile rüşvet olarak almaktan gocunmayan; devletin tüm imkanlarını kişisel çıkarları için kullanan eski bakan ya layığını bulacak, ya da rüşvet ve yolsuzluğa tüm AKP grubu ortak olacaktır. İranlı karanlık simanın önüne yatarak İçişlerini Bakanlığını rüşvet ve hırsızlık şantiyesine çeviren, şanslı mahdumunun yatak odalarından haram para nehri akan eski bakan ya adaletin huzurunda hesap verecek, ya da AKP'liler topluca 17-25 Aralık depreminin altında ezilecektir. Artık orta yol kalmamıştır. Bugün TBMM; hırsızlıkla hukuk arasında seçim yapacaktır. Bugün TBMM; soygun şebekesiyle soyulan millet arasında tercih yapacaktır. Eğer ki, eski bakanlar kendilerine güveniyor, yaptıklarından emin iseler, korkacakları ve çekinecekleri bir şey yoktur. Eğer ki, İranlı'nın rüşvet ağına düşmeleri yalan, 17-25 darbe ise, yine telaşlanacakları bir şey olmayacaktır. Nasıl olsa her şey ellerindedir. Yüce Divan aklanma, temizlenme, iddialardan ve suçlamalardan arınma mercidir. Davutoğlu, 50 liranın derdine düştüğü gibi, milyar dolarlarca rüşvet ve yolsuzluk iddialarını ciddiye almalı, himayesi ve hezeyanı altında kaldığı Erdoğan'a karşı dik durmalı, direnç göstermelidir. Davutoğlu eski bakanlarla ilgili bu kadar vahim ve örtülemez suçlama varken, işin kolayına kaçıp 17-25 Aralığı darbeye bağlamamalı, Yüce Divan'a güvenmediğini belirten Erdoğan borazanlarına itibar etmemelidir. Sayın Başbakan bırakalım hukuk konuşsun, bırakalım yargı çalışsın, bekleyelim tarafsız ve bağımsız hâkimler son sözü söylesin. Nasıl olsa, her şeyi kılıfına uydurdunuz. Nasıl olsa, Meclis Soruşturma Komisyonu rüşvet ve yolsuzluğu aklama raporunu tanzim etmiş, iddialarla ilgili şüphe bile duymamıştır. Delilleri karartmak, parmak izlerini silmek için canla başla gayret ettiniz. İranlı'nın ambargosu altından çıkmalısınız. Her şeyi vuzuha kavuşturmalısınız. AKP'li milletvekili arkadaşlarım, siyasi mücadelenizin bir kaçakçının eliyle haram biberonuyla beslenen eski bakanlar tarafından hiç edilmesine gönlünüz razı mıdır? Allah'tan korkan, kuldan utanan TBMM'nin muhterem üyeleri, bakanlık sorumluluğuna ihanet eden soygunculara ne kadar katlanacaksınız? Bugün dürüstlük kazanamazsa, Gazi Meclis kaybedecektir. Adaletin yüzü ağarmazsa, herkesin, hepimizin vicdanı sızlayacaktır. Buna izin veremeyiz, buna tepkisiz kalamayız, kalmamalıyız. Milli mücadelemizin ana karargâhı bu aziz Meclis, hırsıza, uğursuza, rüşvetçiye, din, diyanet ve millet hasımlarına kol kanat gererse bunun vebalini telafi etmek, emin olunuz ki, çok zor olacaktır" şeklinde konuştu.

"ERDOĞAN, BAKANLAR KURULU'NA BAŞKANLIK YAPTIĞINI AÇIKLAMAK MECBURİYETİNDEDİR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakanlar Kurulu'na başkanlık yapmasını değerlendiren Bahçeli, "Davutoğlu artık Beştepe vesayetinin kaygan basamaklarından siyasi tutsaklığın derin mahzenine inmiştir. Erdoğan, AKP'lileri gruplar halinde kabul edip, dün Bakanlar Kurulu'na başkanlık yaparak ipleri millet önünde bütünüyle eline almıştır. Bu aslında bir sistem ve rejim krizine davetiyedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elbette Anayasa'dan kaynaklanan hakları vardır. Buna itirazımız yoktur. Kaldı ki, geçmişte bunun örnekleri de vardır. Bu da yalın bir gerçektir. Ancak Erdoğan, Anayasa'nın amir hükmü gereğince, gerekli gördüğü hangi hallerden dolayı Bakanlar Kurulu'na başkanlık yaptığını da bize göre açıklamak mecburiyetindedir. Gölgeden ve tabeladan ibaret bir Başbakan olan Davutoğlu'nun sesi soluğu kesilmiş, dut yemiş bülbüle dönmüş ve Erdoğan'ın yanı başında otururken yüzü asılmıştır. Ne dediyse yutmuş, hangi taahhütte bulunduysa çark etmiştir. Davutoğlu bu şartlar altında, 7 Haziran'a kadar eften püften de olsa Başbakanlık görevini nasıl yürütecektir? Erdoğan'ın başkanlık isteği, başkanlık hırsı, parlamenter sisteme, yani mevcut devlet nizamına taban tabana zıttır. PKK ve bölücü çevrelerle; al özerkliği, ver başkanlığı mutabakatını sağladığı anlaşılan Erdoğan'ın bundan sonra, ısrarla açıktan siyaset yapacağı ve hatta 7 Haziran öncesi siyasi kampanya yürüteceği güçlü ihtimaldir. Erdoğan, tek adam olmak için bastırmakta, son kozlarını oynamaktadır. Cumhuriyet'i reklam filmine benzeten, Osmanlı nedir diye sorsanız iki cümle söylemeyecek şahıslar başkanlık falı açmaktadır. 'AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk' diyen milliyetsizlerin gayesi başkanlığa hizmettir. Öcalan'a özgürlük, PKK'ya genel af, özyönetim, demokratik konfederalizm diyen fitne lobisi başkanlık vaadiyle Erdoğan'dan her türlü tavizi koparmak için yıkım peronuna yanaşmışlardır. Çözülme diyenler başkanlık sistemini alkışlamakta, Türk milleti yeni bir devlet modeline ite kaka alıştırılmaktadır. Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında istişare olmadığından bahisle, başkanlık sisteminin alt yapısını kuran Erdoğan, İmralı canisini garantiye almış, Kandil'deki adamlarından söz almış ve Türkiye Cumhuriyeti'nin başına çöreklenmiştir" açıklamasında bulundu.
Ümit KOZAN - Fırat KESKİNKILIÇ - Bahar DEMİREL / ANKARA

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.