ABD: Erdoğan Bundan Sonra Dikkat Etmeli Yoksa...

Amerikan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Jogn Sitilides'ten tehdit gibi sözler... Sitilides, "Bence Sayın Erdoğan, iç politikada puan toplamak adına Türk ekonomisinde yıkım yaratmamaya çok dikkat etmeli" dedi.

ABD: Erdoğan Bundan Sonra Dikkat Etmeli Yoksa...

Amerikan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Jogn Sitilides'ten tehdit gibi sözler... Sitilides, "Bence Sayın Erdoğan, iç politikada puan toplamak adına Türk ekonomisinde yıkım yaratmamaya çok dikkat etmeli" dedi.

14 Nisan 2019 Pazar 06:50
ABD: Erdoğan Bundan Sonra Dikkat Etmeli Yoksa...

Türkiye’nin Rus yapımı S-400 füze savunma sistemini satın alması NATO ülkeleri arasında endişe yaratıyor. Müttefik ülkelerden özellikle Amerika, Ankara’nın da üretim sürecinde yer aldığı F-35 savaş uçaklarıyla ilgili hassas bilgilerin Rusya’nın eline geçeceği endişesiyle S-400’lere sert biçimde karşı çıkıyor. Ankara’nın bu tepkilere karşı verdiği yanıtlardan biriyse bazı NATO ülkelerinde yine Rus yapımı S-300’lerin bulunduğu şeklinde.Peki bu argümanın pratikte bir karşılığı var mı?

VOA Türkçe’den Dilge Timoçin, bu sorunun yanıtını ve S-400 krizini, Amerikan Dışişleri Bakanlığı danışmanlarından jeopolitik uzmanı Jogn Sitilides ile konuştu.

Sitilides "Bence Sayın Erdoğan, iç politikada puan toplamak ya da Türk halkında Amerika ve NATO karşıtlığını körüklemek adına Türk ekonomisinde yıkım yaratmamaya çok dikkat etmeli" ifadelerini kullanması dikkat çekti.Sitilides açıklamalarında S-400’lülerin Batı’daki savunma sistemlerinden üstün olduğunu kabul ederek, “Amerika, gelişmiş Batı teknolojilerinin çoğunun S-300’leri alt edebileceğinden emindi. O nedenle NATO’ya yeni katılmış görece yoksul ülkelerin alım gücüne uygun olan S-300’lar meşru müdafaa amaçlı kaldığı sürece, bir alarm durumu yaratmadı. Şimdiyse durum çok farklı. Türkiye gibi varlıklı bir ülke, yeniden güçlenen agresif bir Rusya ile sıkı ilişkiler içinde. Bu Rusya, 1990’ların Rusya’sı değil, 2003’teki ülke de değil. Bu Rusya, Baltık Denizi’nden Kızıldeniz’e Amerika’nın, Batı ülkelerinin ve NATO’nun çıkarlarına karşı çok hasmane yollardan hareket eden bir ülke” ifadelerini kullandı.

İşte o röportajdan detaylar:

“2004’te Bulgaristan ve Slovakya NATO üyesi oldular. Bu ülkelerin de envanterlerinde S-300leri var. Bu duruma Amerika’nın ya da NATO’nın herhangi bir tepkisi olmadı mı? Zira NATO müttefikleri içerisinde bir Rus sistemi mevcuttu?”

“S-300’lerin gelişmiş Amerikan teknolojisiyle uyumsuz olmayacağı ve Amerikan sistemlerinin teknolojik üstünlüğünü tehlikeye atamayacağı düşünülüyordu. Zira bunlar eski teknolojiler hatta S-300’lerin geçmişi 1960’lara kadar dayanıyor. 2003 yılında 1990’lı yılların Amerikan teknolojisi, 1960’larınki gibi eski değildi elbette. Bu nedenle Amerika, gelişmiş Batı teknolojilerinin çoğunun S-300’leri alt edebileceğinden emindi. O nedenle NATO’ya yeni katılmış görece yoksul ülkelerin alım gücüne uygun olan S-300’lar meşru müdafaa amaçlı kaldığı sürece, bir alarm durumu yaratmadı. Şimdiyse durum çok farklı. Türkiye gibi varlıklı bir ülke, yeniden güçlenen agresif bir Rusya ile sıkı ilişkiler içinde. Bu Rusya, 1990’ların Rusya’sı değil, 2003’teki ülke de değil. Bu Rusya, Baltık Denizi’nden Kızıldeniz’e Amerika’nın, Batı ülkelerinin ve NATO’nun çıkarlarına karşı çok hasmane yollardan hareket eden bir ülke.” 

“Peki sizce Türkiye için bir çıkış yolu var mı? Sizce Erdoğan hükümeti geri adım atacak mı? Bu krizin geleceğini nasıl görüyorsunuz?”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan ya da hükümetinin ne yapacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Kimsenin fikri olduğunu da sanmıyorum. Tercihimiz, Amerikan ve Türk değerlerinin, amaçlarının ve politikalarının örtüşmesi ve daha uyumlu olması. Ama tüm bunlar karşılıklı güvenle mümkün. Türk hükümeti neden Amerika’nın Türkiye’ye karşı hareket ettiğini düşünüyor, bunu anlamamız zor. Zira Türkiye 1950’lerin başında NATO’ya katıldığından beri, Washington sürekli olarak Türkiye’yi korumaya çalıştı. Türkiye’yi komünizm ve Sovyetler Birliği’ne karşı korudu, Ortadoğu’daki istikrarsızlığa karşı kolladı. Evet, bazı durumlarda Amerika, Ortadoğu’nun istikrarını bozan hatalar yaptı ancak Türk müttefiklerimizi hiçbir zaman kasıtlı olarak baltalamaya çalışmadık.” 

“Amerika’dan Türkiye’ye bir yaptırım tehdidi görüyor musunuz?”

“Gördüğüm daha çok Amerikan savunma endüstrisini de olumsuz etkileyecek bir durum. Şöyle ki, Trump yönetimi Türkiye’yle olan F-35 savaş uçakları anlaşmasını sona erdirme konusunda çok ciddi. Arizona’daki üsse üç adet F-35 gönderildi. Türk pilotlarının da eğitimi sürüyor. Ancak Türkiye’ye teslim edilmedi bu uçaklar. Ve Ankara S-400 anlaşmasını hayata geçirirse teslim edileceklerini de sanmıyorum. F-35’lerin küresel tedarik zincirinde de sorunlar yaşanacak zira uçakların birçok parçasının ortak üretimi söz konusu. F-35 parçalarının Türkiye’de üretimi iptal edilirse bunun sonucunda dünyanın başka yerlerinde başka üretim merkezleri için arayış başlayacak, bu süreçte parça üretimleri de aksayacak ve mali kayıp yaşanacak.Peki Washington yönetimi, Amerikalı rahibin Türkiye’de hukuksuz biçimde haksız yere hapsedilmesinde olduğu gibi, Ankara’ya karşı başka mali önlemler alacak mı? Başkan Trump Türkiye’yi ekonomik olarak cezalandıracağı konusunda çok kesin konuştu. Türkiye bu tür yaptırımları kaldırabilecek durumda değil. Resmi olarak resesyona girerse, ekonomiyi kurtarmak için IMF’den kredi almak zorunda kalabilir. Kontroldan çıkmış bir enflasyon, denetimsiz bir işsizlik ve çok ciddi bir borç krizi kapınızda. Bence ekonomik olarak Türkiye son 20 yılın en zayıf dönemini yaşıyor.Bu nedenle bence Sayın Erdoğan, iç politikada puan toplamak ya da Türk halkında Amerika ve NATO karşıtlığını körüklemek adına Türk ekonomisinde yıkım yaratmamaya çok dikkat etmeli.” 

“Suudi Arabistan’ın S-400 satın almaya yönelik ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Amerika, Suudi Arabistan’a da yaptırım uygular mı?”

“Hindistan gibi Amerikan teknolojisini tehlikeye sokmayacak ülkelerin S-400 alımlarını, Amerika bir dereceye kadar görmezden gelmeye hazır. Ancak Suudi Arabistan bir başka konu. Zira yanı başındaki İsrail’de Amerikan F-35’leri var. Bence ister Suudi Arabistan’da, ister Türkiye’de konuşlu olsun F-35 teknolojisini tehlikeye sokacak her türlü S-400 sistemi Amerika’nın kırmızı çizgisidir, hiçbir müttefikimizin geçmemesini tercih ederiz. Ülkelerin savunma hedefleri için başka çözümler bulmaya çalışmaya hazırız. Ancak F-35’lere karşı S-400’ler, hangi ülkede olursa olsun Amerika’nın kırmızı çizgisidir.” 

yuzdeyuzhaber

Son Güncelleme: 14.04.2019 06:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.