banner1266

PARSEL PARSEL KÖŞELER

PARSEL PARSEL KÖŞELER

Tuncay
Tuncay
12 Ocak 2018 Cuma 03:38

Melih Gökçek'in iktidar gücüyle namuslu insanlara saldırdığı günlerdi… Miting 
kürsüsüne çıktı, “ben Melih Gökçek isem, Uğur Dündar'a bu dünya dar gelmezse 
bana yazıklar olsun” diye haykırdı. Uğur Dündar'ı yalancılıkla suçladı, 
kendisine ve Akp'ye hakaret ettiğini, iftira attığını söyledi, açık açık tehdit 
etti.

*

O dönem, değerli ağabeyim Uğur Dündar'la birlikte Star Haber'deydik. Melih 
Gökçek'in miting konuşmasından sonra Uğur ağabeyin nasıl bir fiziki saldırı 
tehdidiyle karşı karşıya kaldığının, hangi güvenlik önlemlerini aldığımızın, 
bugüne kadar açıklamadığımız hangi badireleri atlattığının bir numaralı 
tanığıyım.

*

Soma'da taşeron katliamı yaşandı, 301 madencimiz göz göre göre ölüme gönderildi. 
“Bunlar olağan şeylerdir, fıtrattır” denildi. Asrın liderimiz Soma'ya geldi, 
vatandaşa yumruk attı. Asrın liderimizin müşaviri, protestocu madenciye tekme 
attı. Akp'nin enerji bakanı Taner Yıldız katliamdan sadece dokuz ay önce ramazan 
ayında taşeroncu patronla birlikte bu madeni gezmiş, iftar yapmış, ne kadar 
temiz çalışıldığını göstermek için “beyaz tulum” giymişti, örnek alınması 
gereken işletme olduğunu söylemiş, öve öve bitirememişti.

*


Vaziyet bu haldeyken, Yılmaz Özdil şehit madencilere hakaret etti dediler iyi 
mi… Yandaş medyada linç kampanyası başlattılar, linç korosunda başı Beyaz Tv 
çekiyordu. İki hafta boyunca aralıksız her gün, Melih Gökçek'in Beyaz Tv'sinde 
beni hedef gösterdiler, “Yılmaz Özdil niye öldürülmüyor” diyen bile oldu. Cep 
telefonuma ölüm tehditleri yağdı. Adıyla sanıyla tehdit eden polis bile vardı. 
Balyoz davasında tutuksuz yargılanan subaylar, Maltepe'deki arkadaşlarımın 
arkadaşları, bir ay boyunca evimin etrafında nöbet tuttular.

*

Abdülhamid'in torunu ortaya çıktı, kendisine “sultan” diye hitap edilmesini 
istiyordu, saltanat esnafı bir arkadaştı, internette dükkan açmıştı, tuğralı 
yüzük, padişah parfümü, püsküllü haneden fesi falan satıyordu, “parlamenter 
sistem canımıza yetti” diyerek, referandumda “evet” kampanyası başlattı, bir 
yandan Akp'yi şakşaklıyor, bir yandan padişah dedemin tapulu malı diyerek 
Boğaz'daki Suada'yı istiyordu.

*

Değerli ağabeyim Uğur Dündar'ın Halk Arenası'na konuktum, Müjdat ağabey gripti, 
gelemedi, telefonla katıldı, sultan arkadaşın mütevazı davrandığını, Büyükada'yı 
isteyebileceğini filan konuştuk, güldük.

*


Çok tuhaf bir linçle karşı karşıya kaldık, sultan'a belden aşağı küfürler 
ettiğimiz söylendi! Aslına bakarsanız sultan filan bahaneydi, referanduma kadar 
Halk Arenası yapılmasın isteniyordu, Halk tv'de bile ekrana çıkmayalım 
isteniyordu. En büyük saldırı Melih Gökçek'in Beyaz tv'sinden yapılıyordu. Melih 
Gökçek'in oğlu Osman Gökçek bizzat ekrana çıktı, Osmanlı'yı aşağıladığımı, 
şehitlere hakaret ettiğimi, ecdadımızdan utandığımı söyledi, “bu memleketin 
evladı olmadığımı” söyledi. Abdülhamit'in torunu olan arkadaş Beyaz tv'de ekrana 
çıktı, Müjdat ağabeyle beni açık açık hedef gösterdi.

*

Neticede, yobazın biri benzin bidonuyla geldi, 26 senedir tek kuruş almadan 
binlerce sanatçı yetiştiren Müjdat Gezen'in Atatürkçü kültür yuvasına, Sanat 
Merkezi'ne döktü, çakmağı çaktı, kundakladı.

*

Fetocuların iftirasıyla Sözcü gazetesi aleyhine feto davası açıldı, Sözcü'nün 
sahibi Burak Akbay hakkında yakalama kararı çıkarıldı, Gökmen ve Mediha hapse 
atıldı. En büyük saldırılar yine Beyaz Tv'den yapıldı.

*

E dün bakıyorum…
Melih Gökçek bizim gazeteye manşet olmuş.

*

Sözcü gazetesine yazar olmak istediğini söylüyor.

*


“İktidar şımarıklığıyla namuslu gazeteciler aleyhinde şunları şunları yaptım, 
Sözcü'ye şöyle şöyle saldırdım, özeleştiri yapıyorum, bunları yapmamalıydım” 
dese, amenna… Öyle demiyor. Tam tersine, “Sözcü'de yazarsam farklı görüşler 
olmuş olur” diyerek, Sözcü'nün at gözlüğüyle yayın yaptığını, farklı görüşlere 
yer vermediğini söylüyor.

*

Bizim gazete de Melih Gökçek'i manşet yaptığı için övünüyor.
“Akp'nin dışladığı Melih Gökçek yaşadıklarını Sözcü'ye anlattı, Sözcü işte bunun 
için var” filan diyor.

*

Bravo hakikaten.

*

Benim bildiğim Sözcü, Akp yüzünden kovulanların gazetesiydi.
Akp'den kovulanların gazetesi değildi.
Demek yanılmışız.

*

Yazıişlerini tebrik ederim.
Köşeleri parsel parsel satıp, köşeyi dönersiniz gari.

yuzdeyuzhaber

Loading...
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.