banner832
Öne Çıkanlar Osman Demir hastalık bir definedir Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Yüzüncü yıl üniversitesi fuhuş evi

'MUAVİYE'YE EBUZER LAZIM...'

" Ne Ergenokonculuk, ne ulusalcılık ne de dindışılaştırılmış sol bunu yapamaz... Muaviye’ye Ebuzer lazım, Che Guavere değil."

'MUAVİYE'YE EBUZER LAZIM...'
Hocam günümüz Türkiye'sinde ve seçim arefesinde yaşananlara bir reçete olarak ne yazarsınız?

Türkiye’de dini ve sol çevreler üzerinde yoğun çalışmalar olmuştur. Dini çevreler anti- komünistleştirilirken, sol çevreler din dışılaştırılmıştır. Bu konuda planlı bir çaba sözkonusudur. İyiden iyiye bir tezgahtan geçtiklerini iki tarafından da kabul etmesi gerekiyor. Ondan sonra bir şeyler yapabiliriz. Şu an biz bu dayatılmış iklimi değiştirmeye ve yeni bir iklim oluşturmaya çalışıyoruz. Karşılığı henüz zayıf ama gün geçtikçe güçleniyor. Esasında hükümetin yönettiği siyasal alanın panzehiri bu düşüncedir. Esas muhafelet bu tartışmaların yarattığı iklimden çıkacak. Ne Ergenokonculuk, ne ulusalcılık ne de dindışılaştırılmış sol bunu yapamaz, ontolojileri müsait değil. Muaviye’ye Ebuzer lazım, Che Guavere değil. Bizim yaptığımız esasında politik bir muhalefet değil. Tarihsel ve dinsel kökleri çok derinlerde olan bir hesabın son halkası belki. Bu iş tarihsel, dinsel, siyasal, kültürel bir çok alanda artarak sürecek. Durum Ali Şeriati’nin dediği gibi ‘dine karşı dinin” vaziyet alması ve bu kaçınılmaz.


Hocam hakikatte ne tür bir İslam anlayışından bahsedebiliriz?

“Kuran’a göre insanlar 'inananlar ve inanmayanlar' diye ikiye ayrılmazlar. O imani bir kategoridir ve mücadele hattı onun üzerine kurulmaz. İnanmayana ne dinini zorlayabilirsin, ne ona herhangi bir yaptırım uygulayabilirsin, ne kötüleyebilirsin, ne ötekileştirebilirsin, ne düşman sayabilirsin. İnsanlar 'zalimler ve mazlumlar' diye ikiye ayrılır. Yani hak yiyenler ve hakkı yenenler. Kimin hakkı yeniyorsa, mağdur olmuşsa, mazlum edilmişse onun ırkına, dinine, cinsiyetine bakılmaz. Müslümanları da dünyayı da kurtaracak olan bu anlayıştır. Kur’an “Ancak zalimlere düşmanlık vardır” der. Zulüm-adalet çelişkisi baş çelişkidir. Diğerleri bunun yansımalarıdır. Eğer bu anlayışla hareket ederlerse Müslümanlar tekrar yedinci yüzyıldaki gibi tarihin önünde gider, dünya için umut olurlar. Dünya cennete döner.

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
halil acar 1 yıl önce

yedinci yüz yıldaki müslümallar a bir açıklık getirirseniz daha anlaşılır olaçak