banner1668

Menzil Şeyhi: Sağlık Bakanlığı'nı Ele Geçirdik

Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin, aynı gazetede yazan Saygı Öztürk’ün “Menzil: Bir tarikatın iki yüzü” isimli kitabından bölümler yazdı.

Menzil Şeyhi: Sağlık Bakanlığı'nı Ele Geçirdik

Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin, aynı gazetede yazan Saygı Öztürk’ün “Menzil: Bir tarikatın iki yüzü” isimli kitabından bölümler yazdı.

27 Ekim 2019 Pazar 12:10

Öztürk’ün görüştüğü tarikatın lideri Saki Erol “Menzil, Sağlık Bakanlığı’nı ele geçirdi mi?” sorusuna “Doğru, Recep Akdağ’ı tanıyorum. Buraya (Menzil’e) gelmiş gitmiş. Sağlık Bakanlığı Menzil cemaatine bağlı diye liyakatsız bir insanı almışsa vallaha o doğru değildir” yanıtını verdi.

“KEŞKE LAİKLİK OLSAYDI”
Erol, “Devlet işine baksın. Devlet devletliğini yapsın. Cemaat de cemaatliğini. Türkiye’de cemaatler sivil toplum örgütü gibi, herkes bir yere bağlıdır. Aşiret, cemaat vs… Batılılar gibi yürüyeceğiz ama yürüyemedik. Ortadoğu bu, aşiretsiz gitmez. Peygamber gelmiş. Yüzde 99 insanlık tarihi burada başlıyor. Almanya’daki insanları gördüm, sağına soluna bakmıyorlar. Resmen adamlar bizim dinimizi yaşıyor. Biz de onların dini gibi yaşıyoruz. Fransa da öyle. Gittim, devlet kiliseye bir şey yapmıyor. Keşke laiklik olsaydı. Devlet de kendine çekidüzen vermelidir” ifadelerini kullandı.

ON BAKANIN EVİMİZE GELDİĞİ GÜNLER OLDU
Tarikat liderlerinden Feyzeddin Erol ise “On bakanın evimize geldiği günler oldu. Ne olacak… Enerji eski Bakanı Taner Yıldız da, Sağlık eski Bakanı Recep Akdağ da bizim evimizde büyüdüler. Her hafta yanımda olan insanlardı. Şimdi selam vermiyorlar. Biz, Menzil’den kopunca bizden koptular. Biz değil, Menzilciler Türkiye’nin her yerinde güçlüdür. Bilmiyorum, devlette her yerde adamları var” dedi.

Saygı Öztürk, Menzil tarikatını yöneten Şeyh Saki Erol'la ilk dakikalarını böyle anlatıyor…

İHALEYE GİRDİĞİNİ NASIL ANLATTI?

Öztürk soruyor:

“40'ı aşkın şirketiniz olduğu biliniyor. Neyiniz var?”

Şeyh anlatmaya başlıyor:

“ Semerkand Holdingimiz var, hastanemiz var, Semerkand TV var, radyo, dergi… O kadarını da bilmem yani tam altını, ne yapıyorlar filan. Kanunlar elverdiği müddetçe her ticareti yaparız. Bu ihale meselesine geliyorum. İhaleye de girdim ben, ama senin hakkının yenilmesine hayır. Senin programın daha iyiyse, buna rağmen ben aldıysam o haramdır. İşi liyakat sahibine, vatanına bağlı olana vermek lazım. Şimdi bazı bakanlıklarda kadrolaştığımız yazılıyor, söyleniyor. Şimdi sizinle tanıştık. Bu durumda benim sizin gazetenizde kadrom mu oldu? İnsanın arkadaşının, dostunun olması kadro mu şimdi?”

Saygı Öztürk'ün görüştüğü diğer şeyh de Menzil'in Buhara kolunun başındaki Feyzeddin Erol

Öğreniyoruz…

Şeyh Erol'a medrese öğrencileri “Sultanım”, “Şeyhim”, “ Seydam” diyor. Öztürk, “Ramazanda Feyzeddin Erol'la konuşmaya gitmiştim. Oruçlu olmadığımı öğrenince önce çay ikram etti, arkasından da yemek. Erol, ‘Ben sosyal bir insanım, yadırganacak bir şey yok' dedi..” diye anlatıyor görüşmeyi.

Peki Feyzeddin Erol neler anlattı?

Kitaptan okuyalım: “…Rahmetli babam (Şeyh Muhammed Raşit Erol) hakikaten çok büyük ahlakı olan bir insandı. Hiçbir zaman başkasının parasında gözü olmamıştır. Ne vakfımız, ne dergimiz, ne radyomuz, ne televizyonumuz, ne de okulumuz vardı. Bazen on tane bakanın evimize geldiği günler de oldu. Hiçbir zaman devlette, ‘Şunu bu işe al, şu kişiyi işe al, bunu buraya koy' demedik. ‘Bugünkü Menzil' diyeceksin. Teyp kapandıktan sonra izah ederim.”

yuzdeyuzhaber

Son Güncelleme: 27.10.2019 12:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol