banner867
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel atatürksüz paralar süheyl batum kimdir Mezar-ı Şerif

KIBRIS GİTTİ GİDİYOR!..

Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, Kıbrıs'ta yaşanan süreci değerlendirdi ve çok acı uyarılar yaptı.

KIBRIS GİTTİ GİDİYOR!..

Kuloğlu Paşa, son yazısında şu görüşlere yer verdi:

Müzakerelerde sona gelindi. Konu Türk kamuoyundan gizleniyor. Bilgi, Yunan ve Rum basınından, açıklamalarından, tavırlarından, ülke ve kuruluşların davranışlardan ve davaya hassasiyet gösteren Türk araştırmacıların özel gayretlerinden öğrenilmeye çalışılıyor.

Müzakerelerin Annan Planı üzerinden yürütülmesi yanlış.

Bu plan, Türklerin son derece aleyhinde olmasına rağmen, aldıklarıyla yetinmeyen Rum tarafınca reddedilmiş, böylece Türk tarafı da kurtulmuştur. Bu konuda Türk tarafı, o zamanki Rum lideri Papadopulos'a şükretmelidir. Ancak ne gariptir ki bu plan gündemden çıkması gerekirken görüşmeler, Rumların planda aldıklarının üzerine menfaatler sağlama esasına göre yürütülmüştür.

BM'nin, AB'nin ve ABD'nin bugüne kadarki yaklaşımlarının ve uygulamaların tümü, Rumlar lehine, Türkler aleyhine olmuştur. Buna şimdiki müttefikimiz Rusya'yı da katmak mümkündür.

Cenevre'de yapılacak müzakereler ve 12 Ocak'ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin iki toplum liderleriyle birlikte katılacakları beşli görüşme, "sözde çözümü" sonuca bağlamayı hedeflemektedir. AB ülkelerinin Kıbrıs'taki Büyükelçileri, sanki anlaşma sonuçlanmış gibi, Türk tarafındaki toplantılara katılarak referandumda olumlu oy kullanılması için propaganda yapmaktadır. Daha da acısı, Türkiye ve Yunanistan Dışişleri Bakanlarının anlaştığına ilişkin haberler çıkmasıdır.

Gelişmeler kaygı verici, hatta tuzak

Müzakereler, her konuda Türkler aleyhine gelişmektedir. Kıbrıs Türkü kendi vatanında azınlık durumuna düşürülmektedir. Bu çözümle Kıbrıs Türkü, kısa zamanda yersiz ve yurtsuz kalacak, adada yaşama imkânı bulamayacaktır.
"Sözde çözüm" gerçekleşirse, Doğu Akdeniz'deki stratejik denge Türkiye aleyhine bozulacaktır. Ege'deki sıkıntılı duruma, Akdeniz de eklenecek, Türkiye Batı'ya ilaveten, güneyden de kuşatılmış, Doğu Akdeniz'deki alaka ve menfaatlerini yitirmiş, Orta Doğu'daki etkinliği de yara almış olacaktır.

Kıbrıs'taki kaybı, Suriye Kuzeyindeki oluşumun da eklenerek Büyük Kürdistan yaratma düşüncesiyle birlikte değerlendirmek gerekir.Rumlar bir süredir 12 Ocak'ta Cenevre'de yapılacak 5'li konferansa, BM Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesini de dahil etmeye çalışmaktadır.

Rusya'nın GKRY Büyükelçisinin, ABD'nin, AB'nin, Yunanistan'ın, İsrail'in ve daha birçok ülkenin, Türkiye'nin garantörlüğünün sona ermesi ve Türk askerinin Ada'dan çekilmesini savunması dikkat çekicidir. GKRY Dışişleri Bakanı, Rusya'nın tüm yabancı orduların Kıbrıs'tan ayrılması gerektiği yönündeki görüşünün, kendi görüşleriyle aynı olduğunu belirtmiştir. Rumlar BM Güvenlik Konseyi üyelerinin tümünün desteğini almış durumdadır. Konunun buraya götürülmesi tuzaktır.

Hassasiyetlere dikkat!

Rusya'yla olan iyi ilişkilerimizdeki hassasiyet kullanılarak, Rusya'nın, Kıbrıs zirvesinde Türkiye'yi ikna görevi üstlenmesi hesaba katılmalıdır.

Yunanistan Yüksek Mahkemesi darbecilerin iadesine ilişkin kararını, Cenevre görüşmeleri dönemine denk getirmiştir. 
Konunun Kıbrıs için pazarlıkta kullanılması mümkündür.Başımıza gelenlerin çoğunun Büyük Kürdistan ve Kıbrıs'tan kaynaklandığı dikkate alınmalıdır.Kıbrıs konusu KKTC'den daha çok Türkiye'yi ilgilendirdiğinden, müzakereler ve çözüm süreci KKTC ve Rum liderlerinin inisiyatifine bırakılmamalı, dil, din, kültür, gelenek olarak hiçbir benzerliği olmayan toplumlar, devlet olarak bir arada yaşamaya, zoraki evliliğe zorlanmamalıdır.1974'ten beri adada sükûnet ve barış vardır. 


Kıbrıs konusu 1974'te çözülmüş, 1983'te bitmiştir. Bundan sonra KKTC'nin uluslararası ortamda tanınmasına çalışılmalı, olmazsa Türkiye'yle entegrasyonu düşünülmelidir.Son tahlilde, Rumların aldıklarıyla yine tatmin olmayacağı, bir an evvel Kıbrıs'ın tamamına sahip olmak isteyecekleri düşünüldüğünden, referandumda yine "Ret oyu" verecekleri beklenebilir. Bu da Türkler için bir sefer daha "kurtuluş" demek olacaktır. Bu kurtuluşu Rumların eline bırakmak yerine, müzakerelerde "hayır" diyerek kendimiz ortaya koymalı, "dünya 5'den büyüktür" diyorsak bu cesareti göstermeliyiz.
 

yuzdeyuzhaber


Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aydın 1 ay önce

Armağan paşa,vatan toprağına bağlı,milliyetçi bir anlayışla,kıbrıs konusundaki endişelerini dile getirmiş.Birçok kişinin taşıdığına inandığım bu endişeler konusunda,devletimize güveniyorum.İnanıyorum ki,aleyhimize olacak bir oldubittiye izin vermeyecektir.Kıbrıs konusu, siyaset üstü bir konudur ve muhatabı Türk milletinin bizatihi kendisidir.Yapılacak yanlışın bedelini kimse ödeyemez.Memleketimizin bölünmemesi ve ileri doğru gitmesi için bu kadar gayret sarfeden,hatta savaşan hükümetimiz,bu konudada gerekeni yapacaktır.

Avatar
yavuz cetin 2 ay önce

Sizler görevdeyken ne yaptiniz ?
Sizlerin yapmadiklarinizin cezasini bizler cekiyoruz...

Avatar
Ozer 2 ay önce

Kıbrıs nereye gitmiş? Oduğu yerde duruyor - sahiplarinin de bir yere gideceği yok. Rahat olun! Eğer "ganşmetler" gitti diye feryat ediliyorsa - haydeeee başka kapıya!

Misafir Avatar
şenol şentürk 2 ay önce @Ozer

ege deki 18 ada ya ne oldu !!!!

Beğenmedim! (0)
Avatar
Özer 2 ay önce

Kıbrıs için "ilhak"dan, "entegrasyon"dan bu şekilde bahseden Tarih fakirlerinin dikkatine getirilir:

Kimse Kıbrıs'ı tamamen veya il olarak ilhak edemez, taksim edemez! NEDENİ DE TÜM CAHİL POLİTİKACILARIMIZIN GÖZ ARDI ETTİĞİ VE BELKİDE HİÇ OKUMADIĞI KIBRIS KURULUŞ ANTLAŞMALARIDIR: 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşmasını hazırlayan garantör ülkeler İngiltere, Türkiye, ve Yunanistan bakın neyin altına imza atmış: "In 1960, the UK negotiated an independence agreement with Greece and Turkey, under which the three powers guaranteed to protect the integrity of Cyprus, which was to be allowed neither to unite with any other country nor to be partitioned. Cyprus, which had not taken part in these negotiations, became independent as the Republic of Cyprus". Bak:... 4. Paragraf http://thecommonwealth.org/our-member.../cyprus/history Garantör devletlerin altını imzaladığı bu kuruluş antlaşmasına göre"Kıbrıs TAKSİM edilemez ve/veya bir başka ülke tarafından ilhak edilemez!