banner1266

iREM TATİLE ÇIKTI

iREM TATİLE ÇIKTI

Tuncay
Tuncay
10 Ekim 2017 Salı 03:23

Eylül İrem…
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun kızı…
Tarih: 20 Temmuz 1974.
Saat: 06.05.
Türk Ordusu Kıbrıs Türklerini korumak amacıyla yavru vatana çıkartma yaptı.
ABD kontrolündeki Birleşmiş Milletler ayağa kalktı. 353 sayılı bildirisiyle 
Türkiye'den hemen “işgale” son vermesini istedi.
Çıkartma üçüncü gün sona erdirildi.
Cenevre görüşmeleri başladı. Ardı ardına sonuçsuz görüşmeler yapıldı. Bu arada 
Enosis yanlısı faşistler Türk köylerine soykırım saldırıları yaptı.
Tarih: 14 Ağustos 1974.
Saat: 02.20. Cenevre konferansı dağıldı.
Dışişleri Bakanı Turan Güneş telefonla Başbakan Bülent Ecevit'i aradı:
“Ayşe tatile çıkabilir” dedi.
Ayşe…
Dışişleri Bakanı Turan Güneş'in kızıydı.
“Ayşe tatile çıkabilir” sözü Turan Güneş ile Bülent Ecevit arasında parola idi.
Saat: 04.30…
Kıbrıs'taki Türk birlikleri harekete geçti.
Yunanistan NATO'yu göreve çağırdı.
Kıbrıs, ABD/NATO için de çok önemliydi; bu stratejik ada, Doğu Akdeniz'deki “dev 
bir uçak gemisi” idi!
Batı, NATO “şemsiyesi” altında emirlerine aldıkları Türk Ordusu'nun Kıbrıs'a 
çıkartma yapmasını şaşkınlıkla karşıladı. Bu nasıl olabilirdi? Türkler, ne NATO 
ne de BM'yi dinliyordu!
ABD silah ambargosuna başladı…

Ambargoya direndik

ABD silah ambargosundan bir hafta sonra…
Türkiye “Kıbrıs Türk Federe Devleti” kuruluşunu açıkladı.
Ardından… ABD'ye nota vererek ABD Savunma İşbirliği Anlaşması'nı yürürlükten 
kaldırdı.
Yetmedi… Türkiye'deki bütün Amerikan üs ve tesislerini TSK'nın kontrolü ve 
gözetimi altına aldı.
Ve Türkiye, savunma sanayini geliştirmek amacıyla Aselsan'ı kurdu.
Bakın… Hangi hükümet olursa olsun…
12 Eylül 1980 darbesine kadar ABD emperyalizmi karşısında hiçbiri alçalmadı; 
ülke onurunu korudu! Lütfen… “Ergenekon-Balyoz'dan 15 Temmuz FETÖ darbesine 
uzanan süreci bu açıdan da değerlendirin! Türk Ordusu'nun FETÖ eliyle neden 
teslim alınmak istendiğini bir kez daha düşünün! İktidar içinde öyle kafa 
karışıklığı yarattılar ki, Kıbrıs sürecinde yanımızdaki tek lider olan 
Kaddafi'nin linç edilmesine bavul bavul para taşıttılar!
Peki…
AKP bu dış politika yanılgılarından geri mi dönüyor?
ABD'nin vize ambargosu bunun somut delili mi?
Şöyle…
Tarih: 24 Ağustos 2016.
Saat: 04.00.
Türk Ordusu, varlığına tehdit olarak gördüğü terör örgütlerini sınırından 
uzaklaştırmak, bölgedeki halkın güvenliğini sağlamak ve göç sorununu yok etmek 
için Suriye'ye girdi.
Fırat Kalkanı Operasyonu 198 gün sürdü. 243 yerleşim yeri ve yaklaşık 2015 
kilometrekare alan kontrol altına alındı.
Türk Ordusu'nun “Birinci Suriye Savaşı” bu sonuçla bitti.
Devamı gelecekti…

Amaç, barış

Tıpkı…
Kıbrıs sürecinde olduğu gibi Suriye'deki iç savaş müzakerelerinin yapıldığı 
Cenevre toplantılarından hiç sonuç çıkmadı.
Hep sırtından bıçaklayan Batı'ya karşı Türkiye kendine “yeni yol” buldu. 
Kazakistan'ın başkenti Astana'da Rusya, İran, Suriye ile bir araya geldi.
Rusya ve İran ile “garantör devlet” oldu.
Altıncısı 14-15 Eylül'de yapılan bu görüşmelerin odağında -çatışmasızlık bölgesi 
ilan edilen- İdlib vardı. Ülkeler anlaştı:
Suriye'de ABD/NATO dışında alternatif bir barış gündemdeydi.
Türkiye artık Suriye yönetimiyle aynı masadaydı.
ABD ise hâlâ “İran garantör devlet olmasın” diyordu; Türkiye'nin rol almasına 
gönülsüz davranıyordu. Oysa…
Karar verilmişti:
“İrem tatile çıkacaktı…”
Bu nedenle… Sınır ötesi operasyon yapmaya izin veren tezkere TBMM'den 23 
Eylül'de çıkarıldı.
Aynı Batı, Kıbrıs'ta olduğu gibi yine tehditler savurdu. Ve önceki gün…
ABD, Türkiye'ye vize ambargosu koyduğunu açıkladı.
Sebebi belliydi:
Türkiye -tıpkı Kıbrıs'ta yaptığı gibi- NATO'suz/ABD'siz bir askeri harekata 
başlıyordu. Amerika vize ambargosuyla bunun önüne geçmek istedi. Yine 
yanıldılar.
Türk Ordusu ABD ambargosunu umursamadı ve dün itibarıyla İdlib'e girdi.
Bakınız…
Kıbrıs Barış Harekatı'na Ecevit- Erbakan Hükümeti karar verdi.
Mevzubahis olan vatan ise…
Mevzubahis olan Mehmetçik ise…
İç politik tartışmaları bir kenara bırakmak zorundayız.
Türkiye, NATO/ABD gölgesinden çıkıp bölge ülkeleriyle ortak hareket etmektedir. 
Ve bunun içinde Suriye de vardır.
Bu dış politika bağımsız Türkiye adımlarıdır.
Tabii ki -tıpkı Kıbrıs'ta olduğu gibi- savaştan yana değiliz; Suriye'de barış 
taraftarıyız.
Unutmayınız ki…
Yunanistan'da mahkeme Mart 1979 tarihli kararıyla Türkiye'nin Kıbrıs harekatını 
yasal buldu. Sorumlusu olarak Türk köylerinde soykırım yapan faşist darbecileri 
gösterdi.
Evet…
Türkiye, Kıbrıs'ta garantör devletti.
Başbakan Ecevit askeri harekatı şöyle açıklamıştı:
“Biz aslında savaş için değil, barış için; yalnız Türkler'e değil, Rumlar'a da 
barış getirmek için Ada'ya gidiyoruz…”
Bugün de…
Türk Ordusu, Suriye'ye barış getirmek amacıyla İdlib'e girdi.

yuzdeyuzhaber

Son Güncelleme: 10.10.2017 03:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.