ERDOĞAN-ERDOĞAN'A KARŞI

ERDOĞAN-ERDOĞAN'A KARŞI

Tuncay
Tuncay
14 Mart 2018 Çarşamba 03:19


“Kızıl Elma” hedefinden sonra…
Erdoğan eliyle “Boz­kurt” işareti de yaptı!
Erdoğan nereye koşuyor? “Bozkurt” simgesinin ne an­lama geldiğini biliyor mu?
MHP'ye bu işareti ka­zandıran 1990'lar başın­da Alpaslan Türkeş oldu. 
Azerbaycan/Bakü'de Ebul­feyz Elçibey'in mitinginde görüp Türkiye'ye taşıdı. 
(Aynı Türkeş, 1969 Kongresi'nde Türkçülerin sembolü “Boz­kurt” karşısına, Türk- 
İslam­cı “Üç Hilal” amblemini çıkarmıştı!)
Dedim ki; “MHP anladı mı ki Bozkurt simgesini Erdo­ğan anlasın?”
Öyle ya…
Daha düne kadar… Devlet Bahçeli, 2008 yılında Kayseri Erciyes Kurultayı'ndaki 
“Boz­kurt” heykelini, “puta tapar mı oldunuz” diye miting dışına attırmıştı! 10 
yıl son­ra Bahçeli Kayseri'de “Boz­kurt” heykeli açılışı yaptı! Neyse.
Asıl yazmak istediğim başka…
Hayır, Türk mitolojisinde­ki/destanındaki “Bozkurt” sembolü değil…
Hayır, Türk ülküsünün büyük manevi değeri “Boz­kurt” simgesi değil…
Sorularım ve yanıtlarım var:
Erdoğan, binlerce yıllık milli değer Türklüğü keş­fetmeye mi başladı? Dün “Türk” 
sözcüğüne alerjisi vardı.
Bugün -Türk destanında olduğu gibi- “Bozkurt”un kendisi için de yeni bir çıkış 
yolu bulmasını mı istiyor? “Bozkurt” Erdoğan'ın “yeni kılavuzu” mu?
Yoksa, yaptığı sadece se­çim kazanmaya yönelik poli­tik taktik mi?
Nihayet ne demek istediği­me geldim…

Din siyaseti

II. Abdülhamit dönemine ka­dar Osmanlı Devleti'nin, dini politikaya yönelik 
siyasi önceliği yoktu.
II. Abdülhamit iktidarını ve devleti güçlendirmek için ilk kez dini/İslam'ı 
kullan­maktan geri durmadı. “Halife Sultan” vurgusu sıklıkla kullan­dı. Artık 
İslam, çokkültürlü Osmanlı'nın hakim kimliği oldu.
Peki, hangi İslamcı yol iz­lendi?
II. Abdülhamit, “dinin modernleşmesini” isteyen Tanzimat münevverlerine, İsla­mi 
aydınlara, ilmiye sınıfına/ ulemaya soğuk baktı; bunlar ile “yıldızı” hiç 
barışık olma­dı. Din adamlarını bile sürgü­ne gönderdi.
Halkıyla bağ yaratmada cahil din adamlarına ihtiyaç duydu. Böylece… Halktan 
kopuk Tanzimatçı ulema aristokrasisinin yerini, mahalledeki şeyhler, şıhlar, 
seyitler, büyücüler, cinci hocalar, üfürükçüler, falcılar, vs. aldı. II. 
Abdülhamit “halk dini” diye bunları kollayarak yozlaşmaya göz yumdu. Sa­vaşta ve 
barışta “nefesi kuvvetli hocalardan” me­det umdu! Şeyhleri sarayında topladı, 
“siyasi danışman” yaptı. Hurafeyi/batıl inancı iktidara taşıdı.
Kuşkusuz… Saray'da “ser-i müneccim-i sultani” kadrosun­da görev yapan kadrolu 
astro­log vardı. Ancak iş “falname­lerini” çoktan aştı! İstanbul büyücülüğün 
“başkenti” haline geldi. Nuruosmaniye Camii'n­den Çemberlitaş'a kadar sağlı 
sollu dükkanlarda garip giy­sili- tuhaf davranışlı -cinle­riyle dolaştığı 
söylenen-med­yumlar vardı!
Kuran-ı Kerim'in Türk­çe çevirileri-mealleri yasak olduğu için halk, kutsal 
kitabının anlamını “kıymeti kendinden menkul” kişiler­den öğreniyordu! 
Sıkıntılarını büyüyle aşmaya çalışıyor­du. II. Abdülhamit de aynı ruh 
halindeydi; kendinin ve Osmanlı'nın çöküşünü sahte ulemaya sarılarak 
önleyeceğini sanıyordu. Ve fakat…
Din siyaseti, Osmanlı'nın sorunları çözemedi, aksine kangrene dönüştürdü.

Türk kimliği


Diyalektiğin yasasıdır:
Tez, anti tezi doğurur.
II. Abdülhamit'in din kimlikli “tarikat politikası” çözüm ola­mayınca yerini, 
yeni politi­ka aracına bıraktı: Türklük!
Medrese dışında yetişen ay­dınlanmacılar iktidara geldi; -1909 gerici isyanı 
sonucu- II. Abdülhamit'i devirdiler. Ardından…
Türk kimliğinin rehbe­ri “Bozkurt” dirildi; ulus devleti inşa etti, Cumhuri­yeti 
kurdu. Türk Lirası'nın üstünde “Bozkurt” vardı. Yani…
Artık din, korku nes­nesi değildi. Tanzimat'la doğan laiklik iktidar oldu. 
İk­tidarın “tekke ve zaviyelerin kapatılması” gibi devrimler­le, halkın arasında 
yaygın olan hurafeyle mücadele etmesinin şaşılacak yanı yoktu; ideolojisinin özü 
buy­du. Evet…
Tanzimat ile doğan “mo­dernleşme” tezi, nasıl II Abdülhamit siyasetinin anti 
teziyle karşılaştı ise II. Ab­dülhamit'in din ağırlıklı politikası da 
İttihatçı-Ke­malist modernist anti teziyle karşı karşıya geldi.
Devinim sürdü:
15 yıllık iktidarında Erdo­ğan, II. Abdülhamit ne yaptı ise benzerini 
uygula­maya çalıştı: “Ümmet” fik­rine sarıldı; “Yeni Osmanlı” fantezilerini 
savundu; İslam coğrafyasının “sultanı” olmak istedi. Mısır'dan Suriye'ye 
ülkelerin içişlerine karıştı…
Ama bu politika duvara tosladı.
Keza…
“Alnı secdeye değdiği” için koruyup kolladığı Ce­maat darbeye kalkıştı. 15 
Temmuz gecesi yanında olanlar, “Ergenekoncu” diye suçlanan Atatürkçüler idi! PKK 
ile mücadelede en büyük desteği “yurtsever­lerden” aldı.
Diğer yanda… “Asansör­de halvet” gibi dini yozlaş­tıran açıklamaların halkta 
yarattığı rahatsızlığın farkına vardı. Gelenekçi din hocaları­nı karşısına alma 
pahasına ­“dini güncelleme” açıklama­sı yaptı.
Şunu demek istiyorum:
Erdoğan'ın “Kızıl Elma” sözü ya da “Bozkurt” işareti yapması siyaseti 
faydacılık­la açıklanabilir. Ancak şunu da görmek gerekir:
Erdoğan'ın – II. Abdülha­mitçi- siyaset tezinin kar­şısına, yine kendisi Türk 
kimliği ağır basan anti-tez çı­karıyor! Yani…
Erdoğan'ın karşısına yine Erdoğan çıkıyor!

yuzdeyuzhaber

Son Güncelleme: 14.03.2018 04:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halil Ramazan 2018-03-14 12:02:08

Irrua Uzman Hastanesi'ne yardımından dolayı nasıl teşekkür ederim? Fakirdim ve faturalarımı ve borçlarımı ödeyemedim ama internette gezindiğim sırada Irrua Uzman Hastanesi'nin 400.000 dolar için böbreklerinden birini alarak yardım ettiği insanlara tanıklık ettim ve hemen Irrua Uzman Hastanesi ile iletişime geçtim. Bana satmaya razı olduğum sürece böbreğimi alacaklarını söyledi. Bana e-posta yoluyla bir form gönderdiler ve bir bağışçı olarak kayıtlı olduğumu ve 200.000 dolarlık banka hesabımın parçası olarak ödemenin yapıldığı ve ameliyattan sonra 200 bin dolar daha ödediklerini kaydeden banka hesabımda 400.000 dolar oldu. Bir ev aldım ve şimdi ailemle mutlu bir şekilde yaşıyorum. Fakir misiniz ve böbreğinizden birini para için mi satmak istiyorsun? Şimdi Irrua Uzman Hastanesi ile iletişime geçin

WhatsApp: +15184181390
E-posta Adresi: irruaspecialisthospital@gmail.com

Avatar
Profesör Dr. Tyson 2018-05-16 08:39:52

herkese iyi günler
iyi bir şekilde 1 böbreğe ihtiyaç vardır,
eğer böbreğini bugün hastaneme satmaya hazırsan.
Böbrek 250.000 00 $ için iyi bir miktar sunacak.

iletişim e-posta bağlantısıdır:
size yardımcı olmak için burada olduğum için endişelenmeyin.

Selamlar
Prof Dr Tyson
hastane

Avatar
Lutheran Hospital 2018-07-02 03:52:48

Merhaba, böbrek satmak ister misin? Eğer evet ise, lütfen iowalutheranhospital@gmail.com aracılığıyla bizimle iletişime geçin ya da +1 929 281 1248 numaralı telefondan bizi arayabilir veya whatsapp