'Erdoğan'a Bu Talepleri Hayata Geçir' Demiş!

Önceki hafta Türkiye'ye gelen ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Erdoğan ile yaptığı görüşmenin perde arkasını Gazeteci Ahmet Takan yazdı. Takan, Pompeo'nun Erdoğan'dan iki talepte bulunduğunu ve bunları hayata geçirmesini istediğini öne sürdü!

'Erdoğan'a Bu Talepleri Hayata Geçir' Demiş!

Önceki hafta Türkiye'ye gelen ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Erdoğan ile yaptığı görüşmenin perde arkasını Gazeteci Ahmet Takan yazdı. Takan, Pompeo'nun Erdoğan'dan iki talepte bulunduğunu ve bunları hayata geçirmesini istediğini öne sürdü!

15 Kasım 2018 Perşembe 00:46

"Biz bu cinayetle ilgili ses kayıtlarını bizden isteyenlerin hepsine dinlettik. 
İstihbarat örgütümüz hiçbir şeyi saklamadı. Suudiler dahil ABD, Fransa, Kanada, 
Almanya, İngiltere, kim istediyse dinlettik."

Dinletme krizi, R. Erdoğan'ın 1. Dünya Savaşı'nın sona ermesi kutlamaları için 
gittiği Fransa'da patlak verdi. Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian, kendilerinde 
ses kaydı bulunmadığını ileri sürüp Erdoğan'ı ağır bir şekilde eleştirdi. 
Erdoğan, Fransa dönüşü uçakta "gazetecilere" verdiği demeçte çizgisinde 
değişiklik yapmadı.

Papaz Brunson'un serbest bırakılması, 3 teröristin başına ABD tarafından ödül 
konulması, Menbiç'te ortak devriyeden sonra ABD-Türkiye ilişkileri açısından 
"normalleşme sürecine girildiği" konuşuluyor. Taraflar, öyle de bir görüntü 
veriyor!.. Bir taraftan da Halkbank'a ABD'de kesilecek ceza olayı Erdoğan-Trump 
diyalogları çerçevesinde sıcak tutuluyor... Öte yandan, Paris'te Erdoğan ile 
Trump yemek masasında yan yana otururken ve fotoğrafın üzerine içerdekiler 
destanlar yazarken iki ülke arasında yeni bir kriz derinden patlak verdi;

"Dinletme krizi."

ABD'li kaynaklardan ulaştığım bilgilere göre Trump'un yakın ekibi, hop oturup 
hop kalkıyordu. Erdoğan ve ekibinin ses kaydının dinletilmesi ile ilgili 
açıklamalarını kendilerine karşı girişilmiş yeni bir düşmanca tavır olarak 
değerlendiriyorlardı. ABD yönetimindeki bir kaynak şunları söylüyordu, "biz 
Erdoğan'a ve Türk yönetimine bu işi kapatın dememize rağmen hâlâ sürdürüyorlar. 
Ses kayıtlarının ABD dışında ülkelere gönderilmesi ve bunların açıklanması ABD 
ve Trump yönetimini zora sokma çabasından başka bir şey değil. Erdoğan, Suudi 
Arabistan veliaht prensine olan düşmanlığı ve kişisel iktidar mücadelesi için bu 
işi sürekli kullanıyor, ataklar yapıyor."

Bu derinlerden  patlak veren kriz ne zaman su üstüne çıkar, çıkar mı veya  nasıl 
yansır?.. Bilemem!.. Ancak, dün medyaya, "ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John 
Bolton'ın kayıtları dinleyenlerden aktardığına göre ses kayıtlarını veliaht 
prens Muhammed Bin Selman'a bağlayan hiçbir şey yok. Bolton ayrıca ses 
kayıtlarının ABD'ye yollanmadığını belirtti" haberleri düştü. Singapur'da bir 
konferansta açıklamalarda bulunan Bolton, kaydı bizzat dinlemediğini ancak 
dinleyenlerin aktardığına göre ses kayıtlarında veliaht prensi zan altında 
bırakan bir şey olmadığını belirtti. Bolton ayrıca defalarca istemelerine rağmen 
Türkiye'nin ses kayıtlarını kendilerine iletmediğini ileri sürdü.

Kafaları karıştıracak çok garip işler, çok farklı açıklamalar değil mi?.. 
Beklemek lazım!..

***

Organize tuhaf işlerde (!) filmi biraz daha geriye saralım;

Cemal Kaşıkçı cinayetinin hemen ardından ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, apar topar 
Suudi Arabistan'a gitmiş ardından da Türkiye'ye gelmişti. Doğal olarak cinayet 
gündemine kilitlendiğimiz için çok önemli gelişmeleri o gün itibarıyla fena 
halde ıskalamışız!.. Başkentin derin kulislerinde sağlam kaynakların ifade 
ettiklerine göre ABD Dışişleri Bakanı Pompeo Ankara'ya iki net taleplerini 
iletmiş;

1- Gayet net bir dille, PYD/YPG'yi tanıyın, ilişkilerinizi düzeltin.

2- Af çıkartın.

Biraz daha açalım... Kaynaklarımın anlattıklarına göre, Pompeo Ankara'da özetle 
şunları söylüyor;

1- "PKK'yı dağdan indirdik. Sizin yapamadığınızı biz yaptık. Şehirde kontrol 
atına aldık. Artık bizim maaşlı memurumuz oldular. Türkiye'ye karşı herhangi bir 
tehditte bulunmaları söz konusu değil. İlişkilerinizi buna göre gözden geçirin."

2- "Silahlı herhangi bir eyleme karışmamış olmak kaydıyla terörle bağlantılı 
suçlardan yargılananlara af çıkartın."

Ne kadar da manidar!..

Menbiç'de ortak devriyeden sonra yine yurt dışı basınından öğrendik ki;

"IŞİD'e karşı uluslararası koalisyon hafta sonu PYD kontrolündeki özerk 
yönetiminden, Suriye'nin kuzeydoğusunda Fırat Nehri doğusunda kontrolü altındaki 
kentler ve beldelerden slogan ve sembolleri kaldırmasını istedi.

SDG'den bir kaynak, koalisyonun bayraklar, sloganlar ve PKK lideri Öcalan'ın 
resimlerinin caddelerden kaldırılmasını talep ettiğini belirtti.

Askerî ve siyasi kaynaklar, uluslararası koalisyon ve Suriye Demokratik Konseyi 
arasında yapılan toplantıya göre Türk ordusunun Fırat'ın doğusunda askerî 
harekata başlamayacağına işaret etti.

Kaynaklar, özerk yönetimdeki komutanlar arasındaki toplantılarda uluslararası 
koalisyonun taleplerinin uygulanmaması durumunda Türk ordusunun YPG mevzilerini 
bombalama ihtimalinden bahsettiğine dikkat çekti. Uluslararası koalisyondan 
heyetler Rakka kenti kuzeyinde Ayn İsa beldesinde SDG ve özerk yönetimden 
şahsiyetler ile birkaç toplantı yaptı."

3 teröristin başına ödül konulma tiyatrosundan sonra bir yenisi daha!..

Cevap verin bakalım... ABD, Halkbank'a ceza keser mi?..

yuzdeyuzhaber

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.