banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel hastalık bir definedir MHP Osman Demir

"ÇÜNKÜ DENİZ BİTTİ ARTIK..."

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yazdığı o tarihi mektup...

"ÇÜNKÜ DENİZ BİTTİ ARTIK..."

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Tayyip Erdoğan’a açık bir mektup yazarak, “FETÖ” ile mücadelede Bülent Arınç, Sadullah Ergin, Hüseyin Çelik’e dokunulmamasına şaşırdığını söyledi…Yavuz, mektubunda darbe sonrası alınan kararları da sert ama saygılı bir üslupla eleştirdi.

İşte Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz’un o tarihi mektubu:

“Sayın Cumhurbaşkanım,

Ülkemiz yakın tarihin en sıkıntılı dönemini yaşıyor. Çevremiz ve hatta içimiz adeta yangın yeri. Bu yangının acil olarak söndürülmesi gerekiyor.

Bunun için hepimize ağır sorumluluklar düşüyor. Ama en çok da size…

Hayatı, bir anlamda, araba kullanmaya benzetirim. Hep önüme bakarım. Ama ara sıra dikiz aynasına da göz atmak kaydıyla…”

“ABD’nin ‘FETÖ’yü darbeye ittiğini görüyorum”

“Yine öyle yapmak istiyorum. Önüme bakıyorum. ABD’nin FETÖ’yü darbeye ittiğini ve Türkiye’yi istediği gibi yönetmek istediğini görüyor ve kendimi doğal olarak sizin yanınızda konumlandırmak istiyorum.”

"BOP EŞBAŞKANIYDINIZ..."
“Dikiz aynasına baktığımda BOP eş başkanlığınızı görüyorum”

“Ama dikiz aynasına göz attığımda, bir yandan BOP eş başkanlığınızı; diğer yandan jeopolitikderinlikten yoksun, öngörüsüz, ABD’ye koridor inşa etme olanağı sunan, 3 milyon vatandaşını beslemek zorunda kaldığımız harap edilmiş Suriye’yi görüyorum. Bulantı yaşıyorum…”

“Bu caninin sizin sunduğunuz imkanlarla devleti ele geçirdiğini görüyorum”

“Önüme dönüyor ve FETÖ’yle mücadelenin eksiksiz yapılması gerektiğine ve bunun için sizinle birlikte olmanın zorunluluğuna odaklanıyorum. Dikiz aynasına baktığımda, bu caninin sizden önce de bir geçmişi olmasına rağmen sizin sunduğunuz çok geniş imkânlar yüzünden devleti ele geçirdiğini görüyorum. Onunla yaptığınız yakın işbirliği sonucu, yargının, devlet kurumlarının ve özellikle TSK’nın genetiğiyle oynandığını ve 15 Temmuz darbesine giden yolun taşlarının katkılarınızla döşendiğini anımsıyorum. Sis bulutu içinde kalıyorum.”

“FETÖ ile mücadele edilirken bu üç zatı muhtereme dokunulamıyor olmasına şaşıyorum(!)”

“Bu bağlamda, Özel Yetkili Mahkemeleri kaldırırken elindeki Ergenekon ve Balyoz davalarını tamamlama hakkını bu haysiyet cellatlarına bıraktığınızı unutamıyorum.

Balyoz sanıkları TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonuna üç defa “bizi de inceleyin” diye dilekçeyle başvurduğunda kaale bile alınmadıklarını hatırlıyorum.

"ACIYORUM, UNUTAMIYORUM..."
“Türkiye bağırsaklarını temizliyor” diyen Bülent Arınç’ın, 16 Temmuz sabahı uyandığında, “çeteyi yeni anladım” demesine hayıflanıyor; Türkiye’nin akciğerlerini söken bu cinayet örgütünün kim olduğunun yeni farkına varmasına/rol yapmasına acıyorum.

Cemaat devleti ele geçirdi” iddialarına, Hüseyin Çelik’in “buna kargalar bile güler” dediğini; Balyoz Darbe Planı sahte, 2007 yılında piyasaya sürülmüş bir fontla yazılmış denildiğinde Sadullah Ergin’in Adalet Bakanı sıfatıyla “bunlar PR çalışması” nitelemesi yaptığını unutamıyorum.

Ancak FETÖ ile mücadele edilirken bu üç zatı muhtereme dokunulamıyor olmasına şaşıyorum(!)”

“Devlet aklını silerek giriştiğiniz açılım politikanızı hatırlayıp donakalıyorum”

“Üst akılın” FETÖ’den sonra son çare olarak devreye soktuğu PKK ile kararlı mücadeleniz cesaret veriyor ama devlet aklını silerek giriştiğiniz Açılım politikaları esnasında kamu güvenliği ve düzenini hiçe sayan anlayışınızı hatırlayıp donakalıyorum.

Arabayı çarpmamak için yeniden önüme dönüyorum. Sizin ve özellikle Başbakan Binali Yıldırım’ın konuşmalarından umutlanıyor, çok benimsemediğiniz ortak akıl üretme gayretine dönüş diye seviniyor; ancak aceleyle verilmiş TSK düzenlemelerini dikiz aynasında görünce, bu politikalarla mı sıkıntılı dönemi atlatacağız diye kendimi sorgulamaktan alıkoyamıyorum. Zamanlaması baştan aşağı yanlış bir uygulama görüyor, ister istemez bir arka plan sorgulamasına yöneliyorum. Kışlaların bu denli acele edilerek boşaltılmasını da, şehir içinde muharip birlik barındıran kışla olmamasını savunan bir kişi olarak benimsemiyorum.”

“Darbeyi engelleyen 1 . Ordu Komutanı askeri lise mezunuydu”

"YANINIZDA OLMAK İSTERDİM AMA..."
“Önüme dönüyor ve yanınızda olmak istiyorum. Ama dikiz aynasında askeri liseler ile ilgili kocaman yanlışınız orta yerde duruyor. Önceki ve mevcut Genelkurmay Başkanlarının sivil lise mezunu oldukları için darbeci olmadıklarını ileri sürüyorsunuz. Bu açıklamanız hem bu iki komutanın 15 Temmuz kalkışmasına giden yolda üslendikleri olumsuz rolleri görünmez kılıyor hem de darbenin önlenmesinde önemli bir payı olduğunu düşündüğüm 1. Ordu Komutanı’nın Kuleli Askeri Lisesi 1972 mezunu olduğu gerçeğini göz ardı ediyor.

Askeri lise, sivil lise tartışmasına hiç girmek istemiyor ve çok gereksiz buluyorum. Ama 15/16 Temmuz gecesinin İstanbul’da, Kara Kuvvetleri bazında bilebildiğim beş kahraman albayından dördünün askeri lise mezunu, birinin sivil lise mezunu olduğunu hatırlatmak istiyorum. Eğer o gece İstanbul’da daha çok kan dökülmediyse… Maltepe’deki 2. Zırhlı Tugay Komutanını derdest Hançeri Sayat ve Erkan Olgay albaylar (ikisi de tuğgeneral olmuştur) ve onların emirlerine uyanlar sayesindeydi. Her iki arkadaşımızın da askeri lise mezunu olduğunu hatırlayalım diyorum.

Aynı şekilde Topkule’deki 66. Mknz. Tugay’dan da daha çok tankın dışarı çıkmasını engelleyen Albay Sait Ertürk’ün askeri lise, Albay Davut Ala’nın sivil lise mezunu olduğunu bilelim istiyorum. Birincisi şehit, diğeri gazi olan bu iki muhterem arkadaşımızı neden bu tartışmanın tarafları yaptığınızı anlamıyorum. Oysa biri canını, diğeri bedeninden parçalar verdi alçaklara karşı direnerek…

Kuleli Askeri Lisesi mezunu olmakla övünen şehit Albay Sait Ertürk’ün ruhunu incitmeye hakkımız var mı, diye soruyorum.

Ömrünün üç yılını bu devletin Balyoz aptallığı yüzünden hapishanede geçirmek zorunda kalan, o gece ve gündüzü uyumadan geçiren ve bu arkadaşlarıyla iletişim halinde, alçak çete mensuplarına karşı mücadelesini uzaktan ama etkili olarak sürdüren Albay Nedim Ulusan’ın da askeri lise mezunu olmaktan övünç duyduğunu biliyorum.”

"İMAM HATİPLİ DARBECİLERİ NE YAPACAĞIZ?"

“Askeri liseleri kapatırken, ortaokul seviyesine kadar indirilen İmam Hatip Liselerinin darbeci mensuplarını nereye koyacağız? Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan uzaklaştırılan 3 bin civarında kurum mensubunun sanırım en az yüzde sekseni İmam Hatip Lisesi mezunu değil midir? Ya o haysiyet celladı hâkim ve savcıların, birisi açıklasa da hangi okul kökenli olduğunu öğrensek! Her İmam Hatipliyi masum ya da bunlara bakarak darbeci görmek ne kadar yanlışsa, askeri liselerin darbeci ürettiği tezi de o kadar yanlıştır.”


“Sayın Cumhurbaşkanım,

Gelinen nokta iflas noktasıdır. Ama orada takılıp kalmak istemiyorum, kimse de istemiyor. Çünkü bu badireye seyirci kalma lüksümüz olmadığı gibi, çıkış yolu bulmak gibi bir sorumluluk omuzlarımıza çökmüştür. Bunun için aklı başında olan herkese görev düşüyor. Bu yolu açmak da size… Bunun için sade, basit ama zor bir yöntem var… Liyakati merkeze koymak ve sorun çözme becerisini devreye sokmak.

Bunun nasıl yapılacağı önemli ölçüde sizin göstereceğiniz ferasete bağlıdır. Bunun için sadece size oy verenleri değil, herkesi kucaklamanızı sizden bekliyoruz.

Cumhuriyet ve kurucularıyla kavga etmek bir yana onun herkesi hukuk karşısında eşitleyen felsefesine sahip çıkmanızı bekliyoruz.

Herkesin inancını kendisiyle Allah arasındaki bir ilişkiye indirgemesinin gerekliliği ortadadır. Bunun siyasal bir örgütlenme için yapı taşı olarak ele alınamayacağını ilke olarak benimsemenizi ve taraftarlarınıza benimsetmenizi bekliyoruz.

Her dediğinize “evet” diyen ve size ve ülkenin geleceğine zerrece katkısı olmadığı açığa çıkmış bazı danışmanlarınızı da etrafınızdan uzaklaştırmanızı, gerçeğin sadık bekçilerine çevrenizde yer vermenizi bekliyoruz.

TBMM’yi gerçek hüviyetine kavuşturma iradesini sergilemenizi bekliyoruz.

Bunları yapmadığınız takdirde, benim gibi düşünen milyonları ikna edemeyeceksiniz. Ve ülkenin çökme tehlikesini giderek büyütecek ve muhtemelen ilk altında kalan da siz olacaksınız! Çünkü deniz bitti…

Saygılarımla.”

 

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Selim TULGAR 2 ay önce

Müthiş bir yazı. Kutluyorum.

Avatar
Recep Öztürk 2 ay önce

Sayın Yavuz kaleme aldığınız yazınızı benimsiyorum imzamı atarım sizin gibi bende teprik ediyorum .Yanlız son cümlenize iştirak edemiyorum Sayın Erdoğan kalmıyacak heran herkoşulda emrinde özel uçak ve helikopterler hazır beklemekte yani ezilen gene herzaman olduğu üzere milli irade ezilecektir.

Avatar
hüseyin hüsnü yorulmaz 2 ay önce

yazılan mektup altına imzamı atarım. gercekleri bundan güzel ve anlamlı iletmekçok zor.. tabiii okuyan anlar ve gerekli önlemleri alırsa TC ve TÜRK HALKI bu bataktan kurtulabilir...

Avatar
levent goksen 2 ay önce

Turkiye Cumhuriyet kurulup partiler cogaldiktan sonra maalesef kusbeyinli beyinsiz birtakim insanlar tarafindan yonetilmistir maalesef.Cehaletten kurtarilmak istenmeyen Turkiye halklari iclerine ekilen nifak sarmasiklari tarafindan bogulmus birbirine dusman edilmistir.Hic bir iktidar vatan milliyetciligi bilincini benimsetmemis particilik bir irkcilik meselesi haline gelmistir.Cumhuriyet kurulup Ataturk,un olmesi beklenmis Ataturk oldukten sonra bu planlar devreye sokulmustur.Turk devletlerinin daimi olamamasinin sebebi turk milletinin hatir gonul meselelerini devlet islerine karistirmis olmasindan ulke yonetme disiplininden taviz verilmemesi gerektiginin bilincinin kanunlastirilamamasidir.Su ana kadar Turkiye Cumhuriyetine atilan kaziklarin haddi hesabi olmamakla birlikte ulkeye kazik atmanin caydirici bir cezasi olmamasidiz.Devletin yedigi kaziklarin normal adi bir suc gibi ort bas edilmesi suc islemenin devamliligi devlet disiplininnden uzak sen ben kavgasina dayali bu sistemde maalesef cokmeye mahkumdur1950 lerden sonra ulke guzel yonetilmis olsaydi Turkiye Cumhuriyetinde fakirlik diye bisey olmaz Turkiye yasanilabilir en guzel en ferah ulke olurdu.Hicbir calisma bu yonde olmadigi icin bu halde olunmasi gayet normaldir.Turkiye Cumhuriyetinin gelecegi sahsi tartisma ve zitlasmalara yem edilmis durumda .Ulkemizi bu konuda egitmli insanlar yonetmelidir.Boyle bir kadro olmali bastan sona turkiye revizyona girmeli tum aksamlar degistirilmeli ulke kus beyinli insanlardan kurtarilmalidir.

Avatar
Namık Kemal 2 ay önce

NamıkTebrikler paşam.Atatürk te olsa böyle yapardı.Arkandayız

Avatar
Sedat aytekin 2 ay önce

İmza atarım paşanın mektubuna

Avatar
mehmet 2 ay önce

dikiz aynasına iyi bak. orada ulusalcıları da göreceksin. 2002 seçimlerinden sonra tehlikenin farkında mısınız la başlayan taaa cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar olan biteni göreceksin. seçilmiş bir adamı başbakan yapmamak için neler neler yapıldığını göreceksin. öyle şeyler yapılmış ki fetö ile işbirliği yapmaya mecbur bırakıldığını göreceksin. kusura bakma dikiz aynasına bakınca hepimiz orada görünüyoruz. ya aracı kullanmaya devam edeceğiz ya da dikiz aynasına bakarken önümüze bakmayı unutup kaza yapacağız. Tercih sizin.

Misafir Avatar
Ergenekon 2 ay önce @mehmet

Tehlike Fetö'idi. Akp değil hemen ulusalcıları kötüleme.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Musty 2 ay önce

Askeri lise muhabbetine kadar iyi sayılır.