CIA'den Olay Türkiye Açıklamaları!

9 Temmuz 2018 Pazartesi günü Türkiye ‘başkanlık rejimine’ geçiyor! Bakın CIA konu hakkında neler düşünüyor...

CIA'den Olay Türkiye Açıklamaları!

9 Temmuz 2018 Pazartesi günü Türkiye ‘başkanlık rejimine’ geçiyor! Bakın CIA konu hakkında neler düşünüyor...

Tuncay
Tuncay
07 Temmuz 2018 Cumartesi 00:20

​ABD Dış İlişkiler Konseyi CFR'nin yayınladığı “Başkanın Gelen Kutusu” programında Başkan Donald Trump'ın dış siyasette karşılaşacağı engellerle ilgili uzmanlarla görüşülüyor. Çalışmalardan Sorumlu Müdür ve sunucu James Lindsay Türkiye genel seçimleriyle ilgili konuşmak üzere iki konuk ağırlıyor. Konuklardan biri Henri Barkey, CFR Orta Doğu çalışmalarında uzman ve Dışişleri Bakanlığı eski Siyaset Planlama kadrosundan. Biz kendisini CIA darbecisi olarak tanırız. Diğeri Steven Cook, CFR Orta Doğu ve Afrika çalışmalarında uzman. Steven Cook, cumhurbaşkanlığı görevini yürütürken büyük bir onurla İngiltere kraliçesinin şövalyesi olmayı kabul eden Abdullah Gül'le görüşmeler yapardı. Bu arada Gezi olaylarının arkasında parmağı olduğunu gösteren resimlerini çekinmeden paylaşır. Programın bir özetini sunarken ülkemizde dillere pelesenk olmuş ithal söylemlere artık şaşırmıyor, Atatürk'e dil uzatanların aynı zamanda tüm tarihimize dil uzattığını ibretle dinliyoruz.

​Önce seçimlerin kısa bir analizi yapılıyor.

​Henri Barkey:

Erdoğan %53'e yakın bir oranla kazandı ama bu seçimlerde hile yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz.

​Steven Cook:

Erdoğan bu seçimde kaybedemezdi, kazanmak zorundaydı. Seçim sonuçlarına kimse güvenmiyor. Medya zaten ticari ilişkileri sebebiyle onun elinde. 24/7 ekranlarda o vardı. Diğer adaylar medyada onun yarısı kadar bile görünmedi.

​James Lindsay:

Peki ama artık parlamentonun çoğunluğuna sahip değil.

​Henri Barkey:

Bu hiç önemli değil. Zaten yeni anayasayla meclisin rolü hemen hemen yok gibi. Zaten 5-6 sandalyeye ihtiyacı var, onu da isterse satın alır. Mesela şimdi meclis, başkanın teklif ettiği bütçeyi reddetse bile başkan istediği bütçeyi alabiliyor. Emniyet müdürlerini bile o atayacak. Ülkenin ilk defa partili bir başkanı olacak, bu da demek oluyor ki tüm bürokrasi onun partisinden olacak. Şu an 64 yaşında, 14 yıl daha iktidarda kalabilir. Türkiye'de radikal değişiklikler yapacak.

James Lindsay:

Erdoğan'ın seçilmesi ABD için ne anlama geliyor?

​Steven Cook:

Türkiye'yi kimin yönettiği bizim için hiç fark etmez. Zaten Rusya'dan S-400'lerin alınması, Gülen'in iadesi, ABD'nin PKK'ya ve YPG'ye yardım etmesi gibi süregelen problemlerimiz var. Bizim önceliğimiz Suriye'nin İŞİD'den temizlenmesi. Türkiye'de eskiden de ABD karşıtlığı vardı, Erdoğan bunu kendi lehine kullanmasını bildi. Şimdi darbe kalkışması dahil her şey için ABD'yi suçluyor. 15 yıldır iktidarda. Baskıcı bir rejimden başka bir şey bilmeyen bir nesil yetişti. İşte bu nokta ABD için bir sorun.

Henri Barkey:

Türkiye'de anti-Amerikancılık arttı. Yaklaşık 9 puan kaybettik, Rusya bizden iyi durumda, tüm dünya bizden iyi durumda. Başkanın onu tebrik etmesi gerekmiş olabilir ama hiç eleştirilmemesini anlamıyorum. Türkiye 1952'de NATO'ya girdiğinden beri müttefikimiz, onlara yardım ediyoruz. Orada vatandaşlarımız var, geri alamıyoruz. Dünyada en çok tutuklu gazetecinin bulunduğu ülke, hatta Çin'den bile fazla ve bununla ilgili hiçbir şey söylenmiyor. İnsanlar attıkları bir twit yüzünden hapse atılabiliyor.

Steven Cook:

Anti-Amerikancılığın birkaç sebebi var. Bunlardan biri Erdoğan'ın Türkiye'nin kendi hakları olduğundan bahsetmesi. Bir diğeri de Türklerin 1. Dünya Savaşı öncesi duruma geri dönüleceğini, Anadolu'nun bölüşüleceğini düşünmesi. Şimdiyse ABD gibi güçlü bir devlet PKK'ya yardım ediyor, kabusları gerçek oldu, ABD öcü oldu. PKK 30 yıldır bağımsız bir devlet kurmak istiyor, biz de şimdi onlara yardım ediyoruz. İşte bu milliyetçi kozu Türk siyasetinde kullanmak çok kolay.

​Henri Barkey:

Türkler 1. Dünya Savaşı'ndan bahsediyor ama dönüp kendilerine bakmıyorlar. Ben onlara aynası olmayan ülke diyorum. Osmanlı nasıl imparatorluk oldu? 2 kere Viyana kapılarına dayandılar. Ordularıyla gittiler oralara. Macarlara yaptıkları, Çeklere yaptıkları ortada. Hakkımızda istediklerini söylesinler, asla geri çekilmeyeceğiz (Çekilmeyin çekilmeyin, bırakın büyük kozunu kullansın). Erdoğan ABD'nin ufak ortağı olmak istemiyor. NATO'dan da ayrılmak istemiyor. Kuzeyde endişelenmesini gerektiren Rusya var, NATO ona güvence sağlıyor (Burada Kriz Grubu raporunda dikkat çekilen noktaya değinmiş. Rusya'nın Kırım tehdidi sebebiyle Türkiye'nin NATO'dan yardım istediği ve NATO gemilerinin Karadeniz'e girdiği vurgulanıyor. Gerekirse Rusya'yla korkut! Trump birkaç gün önce Rusya'nın Kırım'ı ilhak edişini tanıyabileceğini açıkladı). Bence toprak anlamında Osmanlı'yı canlandırmak da istemiyor. Bağdat'ı yönetmek istediği de yok. Ortadoğu'da muazzam bir nüfuz sahibi olmak istiyor. Katar'a asker yolladı, Cibuti'de üs kurdu. Niye o kadar uzaklara asker göndermek istesin? Bunun tek açıklaması var: Politik hırsları sebebiyle. Sadece büyük güçler böyle uzak yerlerde üs kurar. Aslında Atatürk'le yarışıyor. Atatürk Türkiye'yi değiştirmişti.

James Lindsay:

Atatürk kim? (Gülüşmeler)

​Henri Barkey:

Atatürk Cumartesi gününe kadar olan Türkiye'yi kuran adam. Modern, demokratik dedikleri ülke aslında demokratik değildi. Atatürk acımasızdı, çok insan öldürdü.

James Lindsay:

Modern Türkiye'nin babası değil mi?

Henri Barkey:

Ondan sonra gelen rejimler ve hükümetler onu tanrılaştırdı (Putlaştırdı demeliydin Henri, üst notaya geçmişsin?). Her yerde resimleri var. Erdoğan o resimleri kendininkilerle değiştirmek istiyor.

James Lindsay:

Çünkü Atatürk Türkiye'yi laikleştirdi, öyle değil mi?

​Henri Barkey:

Anti-İslamlaştırdı (Henri'nin içi yanar İslam elde gideya diye). Laiklik dinle devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır ama Türkiye'de devlet dini yönetti, o yüzden gerçek anlamda seküler değildi. Erdoğan Atatürk'le yarışarak Türkiye'nin en büyük lideri olmak istiyor.

​James Lindsay:

Erdoğan hapse girdi değil mi şiir yüzünden?

Henri Barkey:

Şiir bahaneydi. O şiiri dinleseydik hepimiz alkışlardık (Henri Mü'min!). Onu hapse atmak için bahane olarak kullandılar.

Steven Cook:

Türklerin çoğunluğu zaten Atatürk devrimlerini ve cumhuriyetin temelini teşkil eden kurumları içselleştirememişti, bunu yutmamışlardı (Nedense bunları söylerken gülüşüyorlar, kendi inanmadığımız şeye bunları nasıl inandırdık der gibi).Yani Erdoğan'ın söylediklerini kabullenecek bir taban zaten vardı. Atatürk'ün batılılaştıran agresif reformları onlar için anlam ifade etmiyordu. O yüzden kendilerini baskı altında hissediyorlardı. Ama AKP'nin içinde eski Osmanlı günlerini, Osmanlı ordusunu yüceltip bu yanlış hayalleri kafasında yeşerten bir grup da var. Sorun şu ki, kendi tarihlerini bilmiyorlar. Atatürk'ün reformları yüzünden birkaç uzman dışında kimse Osmanlıcayı konuşamıyor (Steven da dertli. Atalarının mezar taşlarını okuyamıyor. Yalnız biz hep Türkçe konuştuk Steven, okuyamıyor diyecektin). Bu yüzden Ortadoğu yaklaşımlarında Mısır'ı, Suudileri, Iraklıları hep yanlış yorumluyorlar.

​James Lindsay:

Erdoğan önceki liderler gibi neden kaybetmiyor? Çekiciliği ne?

Henri Barkey:

Ekonomi kötüleşmiş olabilir, TL değer kaybetmiş olabilir ve bir kriz yaklaşıyor. Erdoğan bu yüzden seçimleri öne aldı. Ama bugün hangi Türk'e, “Refah düzeyin 15 yıl öncesine göre arttı mı?” diye sorsan, hiç düşünmeden evet der. Gerçekten de öyle. Bu da Erdoğan'ın dehası. Çünkü Özal'ın başlattığı reformalara hiç dokunmadı, işlerini yapsınlar diye onları rahat bıraktı. Ticaretten iyi anlayan bir tüccar. Hem inşaat sektörüne büyük paralar aktararak zenginler yarattı hem de sosyal yardım yaptı. Türkiye'de 21 milyon kişinin devlet yardımı aldığını öğrendik. Ama kriz olsun aradan 2 yıl geçsin, bir de o zaman bakalım.

​Steven Cook:

Ben onunla birkaç kez aynı ortamda bulundum, Bill Clinton kadar karizmatik bir lider. 1- İnsanların dini kimliklerini eskisinden çok daha iyi keşfetmelerini sağladı 2-Ülke eskisine oranla çok daha fazla refaha kavuştu 3- Türkiye kesinlikle daha güçlü bir ülke oldu. ABD'nin ve AB'nin liderleri arayıp onu tebrik ediyor, Suriye gibi kritik konularda masaya oturan ülke oldu. Türkiye'yi bölgenin lideri yapacağım, küresel bir güç haline getireceğim demesi zaten en azından ülkenin yarısı için sandıktan çıkmasına yeterliydi.

yuzdeyuzhaber

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sesi 2018-07-10 19:10:27

Abd ve Abnin liderleri arayıp onu tebrik ediyormuş o zaman niye başkanlık kutlamasına gelmediniz? Böyle böyle gazı veriyorlar Tayyibe aynı Saddama yaptıkları gibi sonra da indirecekler.Atatürk ve cumhuriyet varken ülkeyi rahat yönetemiyorlardı tabi simdi yahudi nişanı almış Tayyip efendi istedikleri herşeyi yapacak.

Avatar
zafer 2018-07-27 14:14:22

Bunlar o kadar usta birer şeytan olmuşlar ki; Ortadoğu ve Türk halkının ruhunu okuyabiliyorlar!! Şeyanlaştırdıkları Erdoğan'ı, bile bile böyle demeçlerle bu halka kabul ettirebiliyorlar!! Eh, bizdeki, iktidar medyası ile hergün beyinleri yıkanan, daha ötesine bakıp gerçeğin ne olduğunu görmeye bile üşenen, yardımlarla kıt kanaat de olsa geçinmeye alışmış , zaten dinen beyni uyuşmuş-şartlanmış halkın yarısı da bu oyunlara, planlara kolayca kanıyorlar!!! Halbuki, gelen kazığın, kendi bilmem nerelerine gireceğini bi görebilse bu halk !!!