'AKP'nin Miadı Doldu Ama...'

Marksist iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav’a göre temsili demokrasi sürecinin işlemesi halinde AKP iktidarı miadını doldurmuş durumda. Ancak bu süreçte, temsili demokrasiden sivil faşizme geçiş tehlikesi daha baskın!

'AKP'nin Miadı Doldu Ama...'

Marksist iktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav’a göre temsili demokrasi sürecinin işlemesi halinde AKP iktidarı miadını doldurmuş durumda. Ancak bu süreçte, temsili demokrasiden sivil faşizme geçiş tehlikesi daha baskın!

21 Nisan 2019 Pazar 23:20
'AKP'nin Miadı Doldu Ama...'

Gazete Duvar'a konuşan Boratav, 'Türkiye sermayesi ve ekonomisinin ana üssü olan İstanbul’un CHP tarafından alınmasının AKP açısından sonuçları ne olur sizce' sorusuna şu yanıtı verdi. 

Bir kere temsili demokrasi alanına girildiği an AKP-MHP blokunu beraber düşünmek lazım. Bu blokun iki kanadının lider kadrosu faşist özellikler taşıyor ama öncelikleri farklı. Öte yandan ittifak oylarını ayrıştırmak zor olsa da MHP lideri, Cumhur İttifakı’nın aldığı oylardan yüzde 18’ini kendisine pay biçmiş. Dolayısıyla AKP oylarının yüzde 30’lara indiği açık. Aslında Anayasa referandumunda da, 7 Haziran 2015 seçimlerinde de kaybetmişti. Dolayısıyla temsili demokrasi bakımından AKP’nin miadı doldu, tek başına iktidar olma dönemi son buldu. Zorunlu ittifakla da bu iş yürümez. Ama ne kadar yürümez, onu bilemem. Yani temsili demokrasi yürüdükçe, AKP’nin tek başına iktidar olma potansiyelinin bittiği anlaşılıyor. Peki temsili demokrasinin yürümemesi ne demek? Faşizme geçiştir ve Türkiye bence temsili demokrasiden faşizme geçiş aşamasında.  Ancak bu süreçte, temsili demokrasiden sivil faşizme geçiş tehlikesi daha baskın! 31 Mart seçim sonuçları bu geçişi durdurabilir mi, durduracak mı, durduruyor mu? Bugün bu soru gündemde olmakla birlikte şimdiden net bir yanıt veremeyiz. 31  Mart sivil faşizme geçişi engelleyemeyebilir. Fakat faşizme geçiş konusunda iki önleyici etken var. Birincisi, seçmen tabanındaki değişim arzusu ve bunun mümkün olduğu algısının güçlenmesi. İkincisi de, pek çok aksama ve bozulmaya rağmen bürokrasinin tamamen teslim alınamamış olması. YSK’nın İstanbul konusunda şu ana kadar belli aksamalara rağmen yasal sistemi uygulamaya çalışmasını buna örnek olarak verebiliriz. Tabii bu tespitim, İstanbul’la ilgili vereceği karara göre çökebilir."

yuzdeyuzhaber

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol