banner832
Öne Çıkanlar ilaç sayısı Taşımalı açılış akın öztürk Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Peçe

'BOP ÇAĞI SONA ERDİ...'

Hizbullah’ın İsrail’i bozguna uğratmasının 10. yılında konuşan Hasan Nasrallah, IŞİD ve ABD arasındaki ilişkiye de dikkat çekti.

'BOP ÇAĞI SONA ERDİ...'

İsrail ile 2006 yılında gerçekleşen savaşın 10. yılında konuşan Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, zaferin kazanılmasında halkın büyük payı olduğu belirterek Lübnan halkının haklı bir gurur yaşadığını belirtti. ‘Yenilgiler çağı sona erdi’ diyen Nasrallah “Direnişin kurduğu; ordu, halk, devlet denklemine destek veren ve bu direnişin yanında duran herkese şükranlarımızı sunuyoruz. İsrail’in Temmuz 2006 hedef ve çıkarları çok çok büyüktü. Bizler bu hedeflerin yerine getirilmesine engel olarak zaferi kazandık” diye konuştu.

PLANLARI BOP’TU!
On yıl önce gerçekleşen savaşta İsrail’in Amerikan çıkarları gereceğince kendilerine saldırdıklarını duyuran Hizbullah Genel Sekreteri, emperyalist güçlerin kendilerini silahsızlandırmak, varlıklarını güneyde bitirmek, ülkeye yabancı askeri birlikleri konuşandırarak Lübnan ve Filistin’i tarih sahnesinden silmek istediklerini vurguladı.
“Tüm bunlar ABD eski Dışişleri Bakanı Condeliza Rice’ın Yeni Ortadoğu planı çerçevesinde gerçekleşti” diyen Nasrallah “Başaramadılar! Hizbullah o gün, savunma pozisyonundaydı ve Hizbullah’ın planları düşmanın hedeflerini akamete uğratmak üzere kuruluydu. Bu savaştan sonra İsrail; askeri, siyasi ve ekonomik anlamda çok ciddi yaralar aldı. O günleri hepimiz biliyoruz. Siyonistler 2006’dan beri bir liderlik/yönetim krizi yaşıyorlar. Siyonist rejimde artık bir güven sorunu var” diye devam etti.

‘İSRAİL ÖRÜMCEK AĞINDAN ZAYIFTIR’
Hizbullah- İsrail savaşından önce Araplar’da varolan ‘İsrail’in yenilmez olduğu’ algısını parçaladıklarını ifade eden Nasrallah 33 gün Savaşı olarak da bilinen çatışmalar öncesi İsrail’in örümcek ağından zayıf olduğunu söylediğini Netanyahu’nun ise ‘Hizbullah çelikle tanışacak’ diye yanıt verdiğini hatırlattı.
Gelinen noktada kendilerinin haklı çıktığını belirten Nasrallah, “ZaferimizNetanyahu’nun bu sözünü ona yedirdi ve parçalanan tanklar ile örümcek ağını herkes gördü. 2006’dan önce bizler sınırda evler inşa edemiyorduk fakat onlar yerleşim yerleri kuruyorlardı ama bugün biz sınırdayız onlar yok! Yerleşim yerleri artık duvarlarla çevrili! Bu zafer değil midir?” dedi.

IŞİD’İ KİM KURDU?
Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah konuşmasının devamında ABD ve terör örgütleri arasındaki bağlantıya da dikkat çekti. Nasrallah bu kapsamda şu ifadelere yer verdi:
“IŞİD’in ABD’li yetkililerin eliyle kurulduğuna dair itiraflar ve beyanatlar var. Bağdadi eski bir Amerikan “esiri”. Colani de Bağdadi’nin eski bir arkadaşı. ABD Suud’a bu çapulcular fonlaması emrini verdi. İthal alimler ve ithal silahlarla Irak ve Suriye’de 10 binlerce ithal savaşçı ile bu radikal gruplar kuruldu. Tüm bunlara, Hizbullah’ı vurmak/zayıflatmak için (göz yumduklarını) onay verdiklerini itiraf etti Amerikalılar! ABD, bu tekfirci gruplara “Yeni Ortadoğu” projesi çöktükten sonra “yol verdi”. ABD, Irak ve Afganistan’da sıkışınca İsrail hamle yapamadı. Bu kez Körfez ülkelerini kullandılar Suriye ve ordusunu yok etmek için. Suriye’de planları, tekfirci gruplarla halkın gözünü korkutup halkı herhangi bir çözüme razı olmaya zorlamaktı! Obama, seçimlerde demokratların elini güçlendirmek için Musul ve Rakka’yı almak istiyor . Bundan 5 yıl önce (o zaman IŞİD yoktu) el-Kaide’ye “sizi kullanacaklar ve sonra üzerinize gelip sizi bitirecekler” demiştim. Yine söylüyorum; Bölgeyi zayıflatmak için kullanıldınız. Eğer içinizde iman kırıntısı varsa durun! ABD’nin elini güçlendiriyorsunuz! Kendinizi Bağdat/Şam/Pakistan/Afganistan’da patlatıp şehit olduk diyorsunuz. Ne için? Kimin çıkarına! Bize diyorlar ki; savaş cephelerinden çekilin. Eğer sahadan çekilirsek; IŞİD ve Nusra bölgeyi yıkar! Biz buna müsaade etmeyeceğiz!”

Zaferin 10. yılında İsrail-Hizbullah savaşının bilançosu

‘33 Günlük Savaş’ olarak nitelendirilen, İsrail-Hizbullah Savaşı, 12 Temmuz 2006 günü başladı. 14 Ağustos günü de sona erdi. Askerinin kaçırılmasını bahane eden İsrail, kara, deniz ve havadan Güney Lübnan’ı ağır bombardımana tuttu. İsrail, zırhı birlikler ve özel birliklerle Hizbullah bölgesine girmeye kalktı. Beklenmedik direnişle karşılaştı. Ağır yenilgiye uğradı. Bu sırada bin 300’e yakın sivil hayatını kaybetti. 4 bin 300 ev yıkıldı, 226 apartman yerle bir oldu. 163 köprü ve 48 cami de yıkılanlar arasındaydı. İnsan kaybının içinde 433 çocuk ve 378 de kadın bulunuyor. İsrail, halkın direnişini kırmak için sivil bölgeleri ağır bombardımana tuttu. ABD ve Avrupa desteğine rağmen İsrail yenilgiden kurtulamadı. Savaş bir anlamda İsrail-İran-Suriye Savaşı oldu. Lübnan’ı her iki ülke de açıktan destekledi. İran seferber oldu. Maddi ve manevi yardımda bulundu. Yıkılan binalar için ilk etapta bir milyar dolar yardım etti.

İSRAİL ARTIK CAYDIRICI DEĞİL
Bölgedeki İran Suriye etkisini Hizbullah üzerinden kırmaya çalışan İsrail, bunda başarılı olamadı ve ilk kez aldığı yenilgiyle ‘yenilmezlik’ caydırıcılığını da kaybetti. İsrail, 130 Mirkava tankını, 2 savaş uçağını, 5 helikopterini, 408zırhlı aracını, 3 fırkateynini kaybetti. 130 askeri öldü. 650’ye yakın askeri de yaralandı. (Fransız kaynaklarına göre İsrail’in askeri kayıpları bin, İran kaynaklarına göre ise 2 bin 300 kişi. Yine bine yakın zırhlı araç kaybının da olduğu iddia ediliyor.)kısa menzilli füzeleriyle İsrail şehirlerine saldırdı. 20 bin kişi ülkeyi terketmek için yabancı elçiliklere başvurdu. Savaşın başladığı günlerde, ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice “24 ülkenin sınırı değişecek” diye ilan etti ve İsrail’i destekledi. Ancak planları tutmadı ve BOP projesi 4 yıl gecikti. Yenilgi, İsrail’de derin siyasi krize neden oldu.
 

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.