banner1037

Avrupa kıtasında yüzyıllar süren savaşlardan sonra ekonomik ve siyasi dayanışma çerçevesinde kurulan Avrupa Birliği,  deyim tam yerindeyse yumurta kabuğu gibi çatlamaya başladı. Britanya’da yapılan AB’den çıkmayı amaçlayan referandumun izlere baktığımızda, ekonomik durgunluğun kırıldığı gözlemleniyor. İngiltere Merkez Bankası bu süreçte başarılı sınav verdiğini söylenebilir. AB’den ayrılmak, Britanya ekonomisine iyi bir katkı sunduğunu, ihracatın arttığını ekonomik göstergelerden anlayabiliriz. BREXIT’dan sonra diğer Avrupa ülkelerine atfen yeni tanımlamalar ortaya atılmaya başlandı. Avrupa Biriliği’nden kopmayı ön planda tutan sağcı popülist politikacılar sayesinde, yeni kopuşlar gündeme gelebilir. Hatta bu tanımlamalar, anılan ülke ismiyle başlayıp, “EXIT” ile biten tanımlamalar şimdiden ortaya çıkmaya başladı bile.  
    *        *        *   
Amerika’nın yeni Başkanı Donald J.Trump’ın hangi siyasi, ekonomik ve askeri eğilimde olduğu ya da hangi adımları atacağı belirsizliğini korurken, Kuzey Kore’nin balistik füze denemeleri de artık sıradan olmaya başlayınca, 3’üncü Dünya savaşının nereden başlayacağı sorularını tetiklemiştir. Amerika’nın Kuzey Atlantik ülkelerine Ocak 2017 ayından itibaren askeri yığınak yapmaya başlaması ve bu hareketin Atlantik Çözüm Operasyonu kapsamında NATO’nun caydırıcı özelliğini ön plana çıkarmayı amaçlamakta olduğu belirtilmektedir. Başka çevreler tarafından ise durum daha farklı özetlemekte; ABD’nin tavrını: “Avrupa’yı yeniden büyük karasal savaşlara hazırlaması” olarak nitelendirmektedir. Rusya ve NATO arasındaki gerilim, İngiltere’nin savaş uçakları ve yüzlerce askerini Rusya sınırına göndereceğini duyurmasıyla başlamıştı. Bu gerilimin (sessiz bekleyiş) önümüzdeki yıllarda nasıl şekilleneceği ön tahminleri yanıltabilir.
   *        *        *   
    Ancak şu bir gerçektir ki; Amerika Irakta olduğu gibi hiçbir askeri operasyona direkt girme niyetinde değil. Yeni Başkan’ın politik geçmişinin olmaması ve şirket yönetiminden gelmesi sebebiyle, savaş konularında uzmanlık, akılcılık, irade ve kararlılık gerektiren donanımlara ihtiyaç duysa da, seçim vaatlerindeki populist söylemlerin devlet yönetiminde pek etkili olmadığı söylenebilir. Söz konusu seçim vaatlerinden biri olan Göçmen sorunu hariç olmak üzere, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile olan görüşmesinde “Göç, bir hak değil, bir ayrıcalıktır” sözünü iyi anlamak gerekiyor. Uluslar arası göç’ün mülteciler tarafından istedikleri ülkeye gidebilme özgürlüğünü bir tarafa bırakmış,  teamüllerin dışında gelişmiş ülkelerin onlara sunduğu bir imtiyaz değerlendirmesi, milletlerin mobilitesini kısıtlamaya devam edeceğini göstermektedir. 
  *        *        *    
Sosyo-ekonomik eğilimler ve ülkelerdeki kırılgan yapılar belirmeye başladığı anda, etkin karar alma ve adım atmada büyük karmaşa yaşayan yönetimlerde, yeni çevre yaratamayan ve çevresel durumlara tepki gösteremeyen geleneksel liderliğin yerini alacak olan “Dönüşümcü Liderlik”, yönetsel faktörlerde bir ihtiyaç halini almıştır. Sorumluluk alamayan ve çözüm odaklı olamayan liberal liderlik anlayışı toplumlarda yaygınlaşmaya başlamıştır.
Giderek globalleşen toplumlar liderlerin söylem ve davranışlarındaki aşırı uç değişimler, halkın tercihlerini aynı ölçüde etkilemiştir. Avrupa Birliği ülkelerindeki konjonktürel gidiş sebebiyle sağa kayış, dönemin imkan kıldığı milli ve dini değerlere sahip çıkan partilerin seçimlerden başarıyla çıkmasını sağladı. 
Değişimi yaşayan Avrupa değil, statükoyu etkin kıldı. AB’nin radikalleşen söylemleri devam ederse ve diğer Avrupa kurumlarına sirayet ederse, Türkiye katılımını gerçekleştirdiğinde içi boşaltılmış bir AB ile karşılaşma ihtimali yüksek. Türkiye’nin AB ile olan katılım süreci ile bugünkü AB arasında ciddi farklılıklar var. Bu farklılıklar yarın daha fazla olacak! Katılım süreci bu şekilde devam ederse, Türkiye bir gün AB’ye katıldığında kendisini, AB normları ile uyumsuz kuruluşların içinde bulabilir. Sonuç itibariyle, avrupa ülkelerindeki belli başlı söylemlere bakıldığında görünen tablo şudur:


 

Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.