banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel yaşar nuri utanç önergesi El Badewe

ÜVEY ANNEANNE VAHŞİ CİNAYETİ ANLATTI

Parçalanmış cesedi bulunan 9 yaşındaki Fırat Sezer'in öldürülmesine ilişkin gözaltına alınan üvey anneanne, ifadesinde vahşi cinayetin nasıl işlendiğini anlattı.

ÜVEY ANNEANNE VAHŞİ CİNAYETİ ANLATTI


Fırat Sezer'i öldürdükleri iddiasıyla gözaltına alınan Gürcistan uyruklu anne ve kızı, Gaziosmanpaşa Adliyesine getirildi.
Üvey anneanne Viyola O, ifadesinde, Gürcistan'daki evini satarak olayın yaşandığı evi satın aldığını, evin kızının eşi Necmi Sezer'in üzerine olduğunu anlattı. Viyola O, sürekli şımarıklıklar yapan Fırat Sezer'den mahallelinin de şikayetçi olduğunu, babasının da bu nedenle dışarıya çıkmasını istemediğini, evde bu konuda huzursuzluklar yaşandığını söyledi.
Olay günü de Fırat Sezer ile kızının tartıştığını, bunun üzerine ''Sen beni öldürmeden ben seni öldüreceğim'' dediğini anlatan Viyola O, ifadesinde, mutfaktan çekici alarak odaya geri döndüğünde, çekyatta yatan ve arkası dönük olan çocuğun kafasına 3 kez vurduğunu, bunun üzerine sesi kesilen çocuğu banyoya götürdüğünü, burada da göğsünden bıçakladığını ve cesedini parçaladığını belirtti.
Konuya ilişkin olarak gözaltına alınan üvey anne Ekaterine O'nun Tiflis Teknik Üniversitesi Klasik Müzik Fakültesi mezunu olduğu ifade edildi. 
Ekaterine O'nun da ifadesinde, Türkiye'ye geldikten sonra çocuk bakıcılığı yaptığını, Zeytinburnu'nda bir lokantada çalışırken Necmi Sezer ile tanışarak beraber yaşamaya başladığını, daha önce dedesinin yanında kalan Fırat Sezer'in de kendisinin isteğiyle birlikte yaşadıkları eve getirildiğini anlattığı bildirildi.
Buna göre, Fırat Sezer'in evde durmak istemediğini, bu nedenle zaman zaman tartıştıklarını anlatan Ekaterine O, nüfus cüzdanını 27 Eylül 2010 tarihinde çıkarttıkları çocuğu okula kaydettiremediklerini anlattı. Annesinin çocukla arasının iyi olmadığını ifade eden Ekaterine O, bu nedenle eşinin hem annesi hem de kendisi ile küs olduğunu belirtti. 
Ekaterine O, olay günü de dışarıya çıkmak isteyen çocuğun, kirli giysilerini giymeye çalıştığını, bu konuda aralarında tartışma yaşandığını ifade etti. Bunun üzerine çocuğun mutfaktan bıçak aldığını, bunun gören annesinin de bıçağı elinden aldığı çocuğu göğsünden bıçakladığını anlattı.


Ekaterine O, bunun üzerine kendisinin dışarıya çıktığını, yarım saat sonra döndüğünde cesedin bebek arabasında olduğunu anladığını, annesine arabayı aşağıya indirirken yardım ettiğini, eşinin Fırat'ı sorması üzerine dışarıya çıktığını ve kan lekesinin çıkması için halıyı yıkamaya çalıştığını söyledi.
Şüpheli Ekaterine O, Asayiş Şube Müdürlüğünden adliyeye sevk edildiği sırada basın mensuplarına ''Bir şey bilmiyorum, ben öldürmedim'' dedi.

TELEVİZYONDAN ÖĞRENDİM
Fırat Sezer'in babası Necmi Sezer, olayı televizyondan öğrendiğini belirterek, ''Sabah evden çıktığımda kanepede uyuyordu'' dedi.
Adli Tıp Kurumu önünde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Sezer, gazetecilerin sorusu üzerine çocuğa şiddet uygulandığını görmediğini anlatarak, ''Darp izi yoktu. Komşular şiddete uğradığını söylediler. Ben üstünü çıkarıp iz aradım ama iz yoktu. Bir insanın fırını olunca aç kalır mı? Bizim fırınımız vardı. orada çalışıyordu'' şeklinde konuştu.
Sezer, oğlunun kimliğinin neden çıkarılmadığı sorusuna da velayeti olmadığı için tanıtım kartı bulunduğunu kaydetti.
Fırat Sezer'i her sabah kardeşinin yanına işe gönderdiğini ifade eden Sezer, o sabah işe geç kaldığı için kardeşinin kendisini arayarak oğlunun geç kaldığını söylediğini ifade etti.
Kardeşinin çevreye baktıktan sonra görmediğini söylemesi üzerine polise müracaat ettiklerini dile getiren Sezer, ''Memurlarla karakol karakol gezdik. Ben de olayı televizyondan öğrendim. Sabah işe giderken kanepede uyuduğunu gördüm'' dedi. 

KARDEŞLERİ KORUMA ALTINDA
Fırat Sezer'in kardeşleri, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın talimatıyla koruma altına alındı.
Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) İstanbul İl Müdürü Önal İnaltekin, Devlet Bakanı Kavaf'ın bu sabah kendisini arayarak Sezer'in kardeşlerinin koruma altına alınması talimatı verdiğini söyledi.
İnaltekin, bunun üzerine 2007 doğumlu Helin ile 2009 doğumlu Taha Sezer'in SHÇEK İstanbul İl Müdürlüğüne getirildiğini belirterek, çocukların şu anda güvende olduklarını kaydetti.

SEVİGEN'İN AÇIKLAMASI
Necmi Sezer ile birlikte Adli Tıp Kurumu önüne gelen TBMM Kayıp Çocuklar Araştırma Komisyonu üyesi ve CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen de böyle vahşi bir olayı kabul etmenin mümkün olmadığını ifade ederek, Kayseri'deki olay nedeniyle Türkiye'nin acısı bitmeden burada böyle büyük bir vahşetin yaşandığını söyledi.
Bunun insanlık dışı ve tahammül edilemeyecek bir olay olduğunu anlatan Sevigen, ''Kendi muhitimde olduğu için arkadaşlar bana babaannesinin Fırat'a küçüklüğünden beri baktığını söylediler. Kendisi buraya gelemediği için ben de insanlık adına aileye bir otobüs buldum. Bursa'ya gidecekler'' dedi.
Sevigen, gazetecilerin çocuğunun kimliğinin olmadığı için okula kaydının yaptırılmadığını söylemeleri üzerine şunları kaydetti:
''Devletin tavrını biliyorsunuz. Başbakan bas bas bağırıyor ya 'Kimse aç yatağa girmeyecek' diye. Bırakın aç yatmayı insanların can güvenliği bile yok. Bu çocuğun tanıtım kimliği var, annesinden vekalet alınmadı diye her tarafa başvuruyorlar çocuğu okula yazdıramıyorlar. Eğer çocuk okulda olsaydı bu vahşet, bu katliam olmazdı.''
Sevigen, idam tartışmalarına ilişkin görüşünün sorulması üzerine de ''Bu olay bir vahşet. İdam da ayrı bir vahşet. Bana göre bunların cezasız kalmaması lazım. Gerekli cezanın verilmesi lazım ama bunun karşılığı idam değildir diye düşünüyorum. Müebbet hapis veya daha ağır bir ceza olabilir ama idam da bir vahşettir çözüm değildir'' yanıtını verdi.

 
Üvey anne ile anneanne
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.