banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel Ülkü ocağı Erdal Beşikçioğlu Liderlerim form grafiği

TARİHİ GÜN YARIN...

Ve 12 Eylül 1980 hakim karşısında...

TARİHİ GÜN YARIN...

 Türkiye’nin ilk ‘gerçekleşen darbe’ davası yarın Ankara’da başlıyor. 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek 12 Eylül Davası’nda, 5’li cuntanın hayatta kalan üyeleri Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya yargılanacak. Tarihi davaya hem sağdan hem de soldan çok sayıda simge isim müdahil oldu. Bu isimler arasında Dev-Yol lideri Oğuzhan Müftüoğlu da var, Bahçelievler katliamı sanığı Ülkücü militan Haluk Kırcı da...

Türkiye yarın tarihi bir güne tanıklık edecek. 50 gencin idam edildiği, yüzlerce kişinin gözaltında kaybedildiği, öldürüldüğü veya işkenceye uğradığı 12 Eylül askeri darbesinin yargılanmasına Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak. Tarihi davada, 5’li cuntanın hayatta kalan üyeleri dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya sanık sandalyesine oturacak.
Sanıklar gelmeyecek
Mahkemenin Evren ve Şahinkaya’nın sağlık durumlarının duruşmaya katılmaya elverişli olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu’na yazdığı yazının dün itibariyle Adli Tıp’a ulaşmadığı ortaya çıktı. Müzekkerenin geç gönderilmesi nedeniyle tarihi davanın sanıklar olmadan başlayacağı ve sanıkların sesli-görüntülü sistemle ifadelerinin alınmasının da beklenmediği kaydedildi.
Müebbetleri isteniyor
Anayasa’nın geçici 15. maddesinin, 12 Eylül 2010’da yapılan referandum ile kaldırılmasının ardından yargı yolu açılınca soruşturma başlatılmış ve iddianame hazırlanmıştı. Suç yerinin Ankara, tarihinin de 2 Ocak 1980 ile 12 Eylül 1980-6 Aralık 1983 arası gösterildiği iddianamede, Evren ve Şahinkaya’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Devlet Kuvvetleri Aleyhinde Cürümler”e ilişkin 146. maddesi ile 80. maddesi uyarınca “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına” çarptırılmaları istendi. İddianamede, ayrıca, sanıklar hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulanması talep edildi.
Yurt dışı yasağı kondu
12 Eylül darbesiyle ilgili davayı görecek Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Evren ve Şahinkaya’ya, 18 Ocak 2012’de yurt dışına çıkış yasağı getirdi, Evren ve Şahinkaya’nın avukatı, bu karara itiraz etti. Ancak mahkeme bu itirazın reddine karar verdi.
Sağ-sol hesap soracak
Davayı, müdahillik talebinde bulunanlar ve izleyicilerle yaklaşık 150 kişi izleyecek. 8 siyasi parti, barolar, sivil toplum kuruluşuları, dönemin sağ ve sol gruplarının yöneticilerinin yanı sıra yaklaşık 340 kişi müdahil olma talebinde bulundu. Müdahiller arasında Bahçelievler’de 1978’de 7 TİP’li öğrencinin öldürülmesi davasından hüküm giyen ve halen bir başka suçtan hükümlü bulunan Haluk Kırcı da var. Dev-Yol lideri Oğuzhan Müftüoğlu da. İşte tarihi davayı izlemek için yarın Ankara’da olacak bazı müdahillerin yorumları...
‘Sadece 2 kişiyle olmaz’
- Oğuzhan Müftüoğlu(Dev-Yol lideri): “12 Eylül’ün yargılandığını düşünmüyorum, çünkü sistem bugün hâlâ aynen devam ediyor. Bugün göstermelik yargılama yapılacak, bu iddianameden de belli. Sadece iki kişi hakkında böyle bir şey yapmışlar, Hrant Dink‘in katledilişiyle ilgili davada da bunu gördük. Bu tür davalar gerçeklerin üstünü kapatılmasına hizmet ediyor, ama buna seyirci kalmanın da doğru olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle davaya müdahil olarak katılıp geçmişe sünger çekerek kendilerini aklamalarına izin vermeyeceğiz, sözümüzü söyleyeceğiz.” 
‘İşkenceciler de yargılansın’
- Gazeteci Faruk Eren (Kayıp yakını): “Biz kayıp yakınlarının 12 Eylül cuntasıyla hesaplaşması diğer darbe mağdurlarından farklı bir anlam taşıyor. Bizler hala Cemil Kırbayır, Nurettin Yedigöl, Hüseyin Morsümbül, Hayrettin Eren gibi 12 Eylül’de gözaltına alınıp kaybedilen yakınlarımızın mezarlarını arıyoruz (Tabii ki daha sonra ‘demokrasi’ döneminde kaybedilen yüzlerce kişinin mezarını da)... Sadece Kenan Evren, Tahsin Şahinkaya değil, o dönem işkenceli sorgulara katılan polisler, polis şefleri, işkenceyi görmezden gelen, suç duyurularını sümenaltı eden savcılar, hakimler de yargılanmalı.”
‘Şimdi hesap verme zamanı’
- Yılma Durak (Dönemin Ülkü Ocakları yöneticisi): “Türkiye’de mağdur olan herkes gibi ben de bu zalimlerden sormak istiyorum. Darbeden sonra dört senesi hücrede olmak üzere altı sene hapiste yattım, işkence raporum var. İnsanlık onurumla uğraştılar. Herkesi sağ-sol demeden aynı zülüm koridoruna koydular. Dünyada hiçbir yerde görülmedik zülmü yaptılar bizlere, ama şimdi hesap zamanı. Bunun hesabını soracağız. Tek iki kişi değil o dönemdeki tüm sorumlular hesap vermeli, Kenan Evren’in de rütbesi sökülmeli, Cumhurbaşkanlığı yetkileri de elinden alınmalıdır.”
‘Bir daha darbe olmasın diye’
- Remzi Çayır (BBP Genel Başkan Yardımcısı): “Kişisel olarak 12 yıl yattım, ama BBP yöneticilerinin çoğunluğu 12 Eylül mağdurudur, hepimiz bu zalim darbenin zulmünü çektik. Hem bireysel hem de parti adına müdahil olduk. Bir daha darbelerin yaşanmamasını istiyoruz. Bir daha bu yanlışlıkları olmasın demokrasi rafa kaldırılmasın diye müdahiliz. 12 Eylül döneminde öldürülen, idam edilen, işkence gören ülkücülerin kemikleri sızlamasın diye sonuna kadar tarafız ve müdahiliz. Hukukun geçte olsa yerine gelmesini istiyoruz. Meclis’in de müdahil olması gerekir. Demokrasi dışı güçlere karşı durmamız gerekiyor.”
İşte darbenin acı bilançosu
Resmi açıklamaya göre, 12 Eylül sonrasında 210 bin dava açıldı. Sadece düşünce suçuyla yargılanan insan sayısı 83 bin. 1 milyon 683 bin kişi çeşitli nedenlerle fişlendi. 348 bin kişiye pasaport tahdidi konuldu. 1402 sayılı yasayla 14.509 kamu görevlisi işten atıldı. 18 bin memur, 2 bin yargıç ve savcı, 4 bin polis, 2 bin subay ve astsubay, 5 bin öğretmen, baskı ile istifaya zorlandı. 23 bin’i aşkın dernek faaliyetten alıkonuldu. 30 bin kişi Türkiye’yi terketti, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. SEKA’da 39 tonu aşkın kitap ve dergi imha edildi, 937 film yasaklandı, 8 gazete toplam 195 gün süreyle kapatıldı. 12 Eylül 1980 ile 25 Ekim 1984 arasında 50 kişi idam edildi. 12 Eylül 1980 ile 12 Eylül 1994 arasında işkencede ölenlerin sayısı 420. Askeri yönetim döneminde 650 bin kişi de gözaltına alındı.
DAVAYA 350 MÜDAHİLLİK TALEBİ
Meclis kararını bugün verecek
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesine, 12 Eylül ihtilali sonucunda, TBMM’nin kapatıldığını, anayasal düzenin yok edildiğini ifade ederek, ”İhtilalin öncelikli ve doğrudan muhatabının TBMM olduğu açıktır. Böyle bir süreçte, TBMM Başkanlığı’nın olaya ve gelişmelere duyarsız kalması düşünülemez. TBMM müdahil olacak mı?” sorusunu yöneltti. TBMM Başkanı Cemil Çiçek de buna NTV’den cevap verdi. Çiçek, yarın ilk duruşması yapılacak davaya Meclis’in müdahil olup olmayacağı konusunda çalışma yürütüldüğünü, en geç bugün çalışmayı bitirip karar vereceklerini söyledi.
CHP de müdahil olacak
Davaya 8 siyasi parti ve sivil toplum kuruluşunun aralarında olduğu 350 civarında müdahillik talebi geldi. Bu kişilerin müdahil olarak davaya katılıp katılmayacaklarına mahkeme karar verecek. CHP de bugün mahkemeye müdahillik dilekçesi verecek.
İpekçi, Öz ve Tütengil...
12 Eylül’den önce öldürülen Gazeteci-Yazar Abdi İpekçi, Ankara Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz ile Yazar ve Sosyolog Prof. Cavit Orhan Tütengil’in aileleri de davaya müdahil olmak için dilekçe verdi. 
Kayıp yakınlarından başvuru
12 Eylül sonrasında idam edilen Serdar Soyergin, ”gözaltında kaybedildiği” savunulan Hayrettin Eren, “gözaltındayken intihar ettiği” ileri sürülen Satılmış Şahindokuyucu’nun yakınları, 12 Eylül davasına müdahil olma talebinde bulundu.
TBMM ANAYASA KOMİSYONU BAŞKANI KUZU:

‘Asıl Demirel müdahil olsun’
ANKARA - TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu, 12 Eylül davasına öncelikle, darbe döneminden önceki son başbakan olan Süleyman Demirel’in müdahil olması gerektiğini, çünkü darbenin en başta kendisine karşı yapıldığını söyledi. Dönemin Genelkurmay Başkanı ve eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in, davaya ilişkin ’kurucu iktidar olduğu’ yönündeki savunmasının karşılığı bulunmadığını anlatan Kuzu, ’Kurucu iktidarım, yargılayamazsın...’ ifadesinin mantığı olmadığını dile getirdi. Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 12 Eylül davasına ilişkin tavrını da eleştiren Kuzu, “Davaya öncelikli müdahil olması gereken Demirel’dir. Çünkü, darbe en başta ona karşı yapılmıştır. Davaya müdahillik konusunda asıl başı çekmesi gereken Demirel’dir” dedi.
CHP: En büyük zararı biz gördük
CHP 12 Eylül davasına müdahil olmak için dilekçesini bugün mahkemeye sunacak. Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, bir soru üzerine dilekçede “Tazminat talebi de olabilir” dedi. Dün akşam da çalışması süren 9 sayfalık dilekçede tüzel kişilik adına CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun imzası yer alıyor. Dava için de 5 CHP avukatına vekalet verilecek.
Müdahil dilekçesinde neler var?
VATAN’ın edindiği bilgiye göre CHP’nin dilekçesinde özetle şu ifadeler yer alacak: “CHP’nin darbeden zarar gördüğünün tespit edilmesi gerekir. Darbeyle tüm partiler kapatıldı ancak en derin yarayı kuşkusuz CHP aldı. CHP’nin kapatılmasıyla tarihi bir misyon da yıkıldı. CHP’nin tüm kararları, defterleri, arşivleri, fotoğrafları imha edildi. Sadece Atatürk ve İnönü’nün birer resmi kurtarılabildi.”

(VATAN)
Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.