banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel ihsan eliaçık lehul mülk yeni akit

'MÜSLÜMAN'IN EN BÜYÜK DÜŞMANI MÜSLÜMAN'

Ortadoğu'da yaşanan vahşet ve dehşete dair şikayetlerin ortaçağda engizisyon mahkemeleri dönemini bile aratmaya başladığını belirten Yaşar Nuri Öztürk hoca, "Buna sebep müslüman geçinenlerdir" dedi.

'MÜSLÜMAN'IN EN BÜYÜK DÜŞMANI MÜSLÜMAN'

 Din adına vahşet ve dehşet yazısında konuyu çarpıcı bir şekilde ele alan Yaşar Nuri Öztürk hocamız, bugünlerde Müslüman yaftalı birilerinin vahşet ve dehşeti üretmekle kalmayıp, bunun ebedi hayatı kurtaran bir nizam olduğu propagandası ile de kitlelerin uykularını kaçırdığını söyledi. İşte ilahiyat dünyasının önde gelen isimlerinden biri olan hocamızın o görüşleri: " Din adına vahşet ve dehşet! Herkes bundan şikâyetçi. Ortaçağın engizisyon mahkemeleri döneminde bile böylesine yoğun şikâyet yoktu. Çünkü engizisyon cellatlarının yaptıkları sadece Hristiyan camiayı ilgilendiren bir mesele olarak algılanıyordu. Kilise, engizisyon felsefe ve ruhunu başka kitlelere dayatmı-yordu.

Bugün, Müslüman yaftalı birileri, vahşet ve dehşeti üretmekle kalmıyor, bunun ‘ebedî hayatı kurtaran bir nizam’ olduğu yolunda bir propagandayla dünyanın uykularını da kaçırıyor. İn-sanlık bu eşi-menendi görülmemiş vahşete karşı elbette savunmaya geçecek, elinden gelen her türlü tedbiri alacaktır. Bu arada, fırsatı ganimet bilen Müslüman düşmanı birileri de olup bi-tenleri yirmi dört saat dünyanın dört bir yanına yayıp Kelimei Şehadet aleyhine propaganda yapıyor.

Esas sebep kimler?

Müslüman geçinenler. Bu ne demek? Bugün Müslümanın en büyük düşmanı Müslümanın kendisi demek?

“Allah, aklını işletmeyenler üstüne pislik indirir” (Yunus, 100) diyen Kur’an işte, yaşanan bu gerçeklere dikkat çekiyor. Yoksa gökten kazurat filan yağmaz.

İlkel dinci tasallutun sebep olduğu feryat, binlerin, yüzbinlerin, milyonların feryadıdır. Kimisi sesini duyuruyor, kimisi duyuramıyor. Ve bütün bu dehşet verici zulümler ‘İslam-din’ avukat-lığına soyunmuş ruh hastası azmışların saltanat tutkularını tatmin için yapılıyor. Şimdi birileri şunu sormakta haksız mıdır: İnsanlık, ‘İslam’ adı altında sergilenen bu vahşet ve dehşetten kurtulmak uğruna almak zorunda kalacağı ‘tedbirler’ açısından mazur sayılmalı değil midir?

Şimdi, bir Müslüman ailenin Müslüman çocuğunun körpe dimağında ve ruhunda açılan yara-nın vücut verdiği acıya bakalım. O yavrunun feryadına kulak verelim. Ve dünya bunları deh-şet içinde konuşurken, Atatürk Türkiyesinin başına katranlı bir bela gibi çökmüş Maun müc-rimi talancı çarpıkların, Pavlus manastırlarına has kafa sarmalamayı cumhuriyetin anaokulla-rına kadar ‘tamim’ etme girişimlerinin dehşetini de akılda tutalım."

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sebahattin saygili 2 yıl önce

Hocam , sizin gibi yürekli ve bildiğini paylaşabilir din adamlarının sayısının az olması büyük bir hantikap..!