banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel lehul mülk utanç önergesi yaşar nuri

IŞİD ÖZELLİKLE BOMBALIYOR ÇÜNKÜ...

'Gaziantep'e 56 ama Suriye sınırına 6 kilometre mesafedeki Kilis'i IŞİD terör örgütü niye bombalıyor? Çünkü mesele Halifelik...'

IŞİD ÖZELLİKLE BOMBALIYOR ÇÜNKÜ...
Suriye asıllı Gazeteci Hüsnü Mahalli, ardarda patlayan bombalarla gündeme gelen ama ülke kamuoyundan gizlenmeye çalışılan Kilis ve IŞİD gerçeğini kaleme aldı. İşte Ortadoğu Uzmanı Mahalli'nin hem IŞİD hem de bölgeye yönelik çarpıcı değerlendirmeleri:


IŞİD durduk yerde ortaya çıkmadı.
IŞİD'çi ruh hastaları uzaydan gelmedi.
Yalta Paylaşım Konferansı sonrasında memleketine dönüş yolunda ABD Başkanı Roosevelt 'Biraz da şu Araplara bakayım' demiş olacak ki 13 Şubat 1945'te Kızıl Deniz'in ortasında Amerikan USS Quincy Zırhlısı üzerinde Mısır Kralı Faruk ve bir gün sonra da Suudi Kral Abdülaziz ile bir araya geldi.
Başkan'ın gündeminde birbiri ile çelişen iki konu vardı :
1-Akın akın Filistin'e giden Yahudilere o topraklarda bir devlet kurdurmak
2-Ve bu Yahudilere karşı çıkan insanların dini olan İslamı yeni dünya düzeninde Batı'nın düşmanı komünistlere karşı silah olarak kullanmak.
Detaylara girmeye gerek yok.
ABD her iki hedefini gerçekleştirdi.
Çünkü o buluşmada Mısır ve Suudi Arabistan gibi İslam âleminin iki önemli ülkesini rehin alan ABD, 5 Nisan 1946'da Missouri Zırhlısının İstanbul ziyareti ile Türkiye'yi de kendi safına çekmişti.
Artık herkes yani Araplar, Türkler ve Şah yönetimindeki Acemler komünistlere karşı İslamı kullanma konusunda ABD'nin hizmetine girmişti.
Kissinger ve Brzezinski'nin şu Yeşil Kuşak Teorsi.
Bu hizmet; farklı format, düzey ve tonlarda Sovyetler'in dağılmasına kadar sürdü.
İslam âleminde TÜM İslamcılar İslamı ABD'nin kriterleri ile yorumlayayıp ABD ile iş tuttular.
ABD de her zaman onları kolladı.
İster iktidarda ister muhalefette.
CIA inanılmaz işler beceriyordu.
İslam âleminde birçok iktidar CIA ile işbirliği yapıyordu.
Örneğin 1950-1960 döneminde Türkiye. Yani Türkiye'nin NATO, CENTO ve Bağdat Paktı maceraları ve Kore'ye asker yolladığı yıllar.
Rahmetli Bayar'ın 'Komünistler bu kış gelecek' dediği yıllar.
İslamın her yerde koministlere karşı çok iyi kullanıldığı yıllar.
Türkiye'de askerin güçlü olduğu laik yıllar!
O yıllarda ABD'nin hizmetinde olan önemli başka bir ülke daha vardı:
Suudi Arabistan.
Bu ülke yönetimi Arap ve İslam âleminde ne kadar radikal, ılımlı, yumuşak, sert ve karışık İslamcı parti, örgüt, cemaat, tarikat ve grup varsa hepsi ile dolaylı-dolaysız ilişki kurup para yardımı yapmıştır.
Rehber ve yol gösteren ise CIA .
Dünyadaki TÜM İslami hareketlerin ideolojik beslenme kaynağı Suudi Arabistan'dır.
Hepsinin beslendiği kaynak Müslüman Kardeşler hareketidir.
1952'de Nasır devriminden sonra CIA ile işbirliğine başlayan ve bu nedenle Mısır'dan kovulan Müslüman Kardeşlerin liderleri Suudi Arabistan'ı mesken edinmişlerdir. Tıpkı Müslüman ülkelerdeki diğer Müslüman Kardeşler gibi.
Bazıları da Avrupa ülkelerinin himayesini tercih etmişti.
> 1945-1990 dönemi böyle bir ilişki ağı içinde geçti.
Her tarafta beyin yıkayan din okulları açılıyor ve kapkaranlık din adamları yetiştiriliyordu.
Din çok hızlı bir şekilde bağnazlaşıyordu. Herkese para dağıtılıyor ve insanlar para ile satın alınıyordu. Yeşil Sermaye bunun için var oldu. Bugün yaklaşık 2 trilyon doları yöneten bu sermaye kurumları İslamı aydın olan özünden uzaklaştırmak için var gücü ile çalıştı, çalışıyor.
Sonuç olarak milyonlarca insan robotlaştırıldı, dini söylem ve davranışlar ise ABD'nin hizmetine sokulacak hale getirildi.
Kaide ve Taliban bunun en somut örneği.
Her ikisini CIA ile birlikte Suudi Arabistan ve İslam âleminin bir diğer önemli ülkesi Pakistan istihbarat örgütleri kurdu.
Sonrasını herkes biliyor.
Ya şimdiki zaman?
Başta Arap ve Müslüman ülkeler olmak üzere dünyanın her tarafında yüzbinlerce ruh hastası var.
İsrail, ABD ve Batı karşıtı görünmeleri hiçbir şey ifade etmez.
Çünkü Müslümanlara ve coğrafyamıza verdikleri zarar, diğerlerine verdikleri zararın bir milyon katı fazla.
Suriye ve Irak'ta olanlar somut örneklerdir.
Bu da çok doğal.
1945-1990 döneminde beyinleri yıkanıp ruhları din adına esir alınan milyonların başka türlü olması beklenemez.
Çağdışı, bağnaz, karanlık ve rezil bir siyaset ve dinsel anlayışın egemen olduğu bir Suudi Arabistan ve benzeri ülke insanlarının normal olması fizik ve kimya kanunlarına aykırıdır.
Aykırı olduğu için de bugün çevremizde milyonlarca anormal tip var.
Yani sorun bir IŞİD, Kaide, Nusra ve benzeri radikal İslamcı örgütler sorunu değil.
Bugün Arap ve Müslüman ülkelerinde bu örgütler paralelinde düşünen milyonlarca insan var.
İşte bu nedenle risk çok büyüktür.
Sivrisinek-bataklık ilişkisi.
Fısfıs asla çözüm olamaz.


Şu anda coğrafyamızda yaşanmakta olan inanılması güç vahşetin kısa ve orta vadede biteceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Tabi vahiy gelip Obama'ya ' Bak senin de iki kızın var. Tecavüzcü IŞİD'çileri hemen temizlemezsen başına iş alabilirsin' deyip ona harekete geçirmezse.
ABD ve batılı müttefikler IŞİD'ten korkarak Irak ve Suriye'de yeni formüller üzerinde çalışabilirler ama  IŞİD ve benzeri örgütlerin ruh hastası militanlarının misyonu henüz bitmedi, bitmez.
Bu militanlar coğrafyamızın tüm  insanlarına daha fazla acı vermekten haz alıyor ve kendilerine destek verenleri de mutlu ediyorlar, edecekler.
Ama altın vuruşu herkesi dinden soğuttukları zaman vurmuş olacaklar.
 Buna da az kaldı.
 Çünkü din adına konuşan ve davranan ne kadar siyasal İslamcı varsa İslamın yasakladığı ya da günah saydığı herşeyi yaptılar,  yapıyorlar.
 Hepsi elele verip İslamı gerçek anlamından uzaklaştırıp içini boşaltmaya çalışıyorlar.
 Katiller, kafa kesenler, bir an önce hurilere kavuşmak için intihar saldırısı yapanlar, sapık dini söylemleri dillendirip insanları inandıranlar, hırsızlar, dolandırıcılar, kul hakkı yiyenler, rüşvet verip alanlar ve diğerleri...
 Müthiş bir bataklık. Fısfıs ile asla kurutulamaz.
 Bu bataklığın kokusunu parfüm ve sivrinin vızıltısını ninni olarak algılayan milyonlar var.
 Kendilerine göre karanlık din anlayışı geliştirip tüm günahlarını bununla aklamaya çalışanları da unutmamak gerekiyor.
 Hepsi sahtekar. Hepsi din düşmanı. Hepsi İslam dininin gerçek düşmanlarının hizmetinde.
 Hepsi çok tehlikeli.
 Çünkü hala bu coğrafyada milyonları etkilyebiliyorlar.
 Komünistler kalmadı ama her zaman bir düşman bulunur.
 Şiiler, Aleviler, Ezidiler, Hıristiyanlar, Dürziler, Ermeniler...
 Bu da yetmezse laik, liberal, demokrat, muhalif Sünniler.
 Gerekirse eski dostlar bile düşman olur.
 IŞİD-Nusra.
 AKP - Gülen
 Erdoğan-Sisi'ye destek veren Suudi Kral Abdullah.
 Başkaları da bulunur.
 Nasıl olsa bu konuda büyük deneyimi olan Davutoğlu başbakan olacak.
 Komşular ile sıfır sorun dedi ortada komşu kalmadı.
 Amerikalı dostlarının itirafı ile IŞİD'i bu hale getirdi ama IŞİD Türk diplomatlarını kaçırdı sonra Fırat ve Dicle konusunda Türkiye'yi tehdit.
 Bakan Davutoğlu'nun başarılarını anlata anlata bitiremeyiz.
 Başbakan olunca Amerikan üslerinin en etkin olduğu, 300 bin nüfuslu ve 300 milyarlarca doları olan Katar'ın genç emiri ile bölgeyi dizayn etmeye devam edecek.
 Bölgede hiç dostları yok.
 Başta Roosevelt'in Mısır ve Suudi Arabistan'ı.
 Biri kutsal mekanların toprağı diğeri Yavuz Selim'in Halife ilan edildiği ülke.
 Adına Boğaz'da üçüncü köprünün yapıldığı Yavuz Selim.
 IŞİD lideri Bağdadi'nin özenip kendini ona benzettiği Halife Yavuz Selim.
 İzindeyiz deyip Erdoğan'ın çok sevdiği hem Halife hem de Sultan Selim.
 Gecikmeli de olsa boşuna sevinmemişti 'Arap Baharı'na.
 İslam aleminin lideri olacaktı.
 Buna çok ciddi inanmıştı, inandırılmıştı.
 Türlü türlü İslamcılarımız gibi.
 Hepsi de Washington1.Noterinden tasdikli mazbut İslamcı.
 Hizmette sınır yok.
 Sınır koymaya kalkışanların sınırını IŞİD ortadan kaldırır.
 Buna da halkların kardeşliği denir.
 Biraz kanlı oluyor ama bu kadar kusur Obama'nın kızlarında bile olur.

Gaziantep Kilis arası 56 kilometre.
Kilis Suriye sınırına yaklaşık 5-6 kilometre uzaklıkta.
Karşısında Azez var.
Nusra ve müttefiki terör örgütlerinin işgali altındaki kasabayı ele geçirmek isteyen IŞİD ‘Türkiye benim savaştığım örgütlere destek veriyor’ diyerek zaman zaman Kilis’i bombalıyor. 
IŞİD benzer nedenle önceki gün Gaziantep’e bağlı Karkamış’ın Türkyurdu köyünün karakolunu bombaladı.
Karkamış Suriye’nin Cerablus kasabasının tam karşısında.
IŞİD işgali altındaki Cerablus ile Azez arasında yaklaşık 100 kilometre var ve bu sınır boyu uzanan bölgenin tümü IŞİD işgali altında. 
Bu bölgenin ortasında Mercidabık kasabası var.
Halife Bağdadi’ye göre İslam ordusu, yani IŞİD’çilerle kefereler ordusu Mercidabık’ta karşılaşacak ve bu savaşı kazanan İslam ordusu yoluna devam edip İstanbul’u fethedecek.
Yavuz Sultan Selim tersini yapmıştı. 
İstanbul’dan çıkıp önce Alevileri kılıçtan geçirdi sonra da Mercidabık’ta Türk kökenli Memluki ordusunu yendikten Suriye ve oradan Mısır’ı ele geçirdikten sonra Halife olarak İstanbul’a döndü.
Mesele halifelik.
Başkalarının da gözü var bu makamda ama boşuna. 
IŞİD’in Kilis ve Gaziantep’e yönelik saldırıları ve İstanbul, Ankara ve Bursa’daki intihar eylemleri hilafet yolunda sapkınca atılan aptalca ama ciddi adımlardır.
Çünkü IŞiD ruh hastası, sapık ve manyak katil sürüsü. Onlarla yatıp kalkanlar onlar gibi olmaya aday.
Coğrafyamızın geleceği çok karanlık.
Özellikle Suriye. 
‘Cerablus-Azez arasında güvenli bölge kuracağım’ diyen ve bunun için Merkel’i Gaziantep’e getiren AKP yönetiminde Ankara IŞİD ile çok karmaşık ve karanlık ilişkiler içinde.
Obama ‘Güvenli ya da tampon bölge yok’ deyince Ankara’nın desteklediği silahlı gruplar ateşkesi bozmak için Halep’te saldırıya geçti. Suudi Arabistan ve Katar da onlara destek veriyor. 
Ruh hastaları rastgele her yeri bombalıyorlar.
Her gün 30-40 kişi ölüyor yüzlercesi yaralanıyor.
Hastaneyi bombalıyor sonra da ‘Esad uçakları bombaladı’ propagandasını yapıyorlar.
Medya onlardan yana olduğu sürece bir sorun yok. Adamlar 5 yıldır yalan söylüyorlar ama utanma ve arlanma yok.
Yalanları ortaya çıkıyor bu kez daha fazla yalan söylüyorlar.
Yalanı yalanla örtbas ediyorlar.
İnanan zavallılar olduğu sürece sorun yok.
Zavallılar çoğaldıkça IŞİD rahatlıyor.
AKP zorlanmıyor.
Arap ve Müslüman ülkelerin İslamcılarını arkasına alan AKP onların ideolojik yapısına uygun olarak davranıyor. 
İçte giderek baskıcı, bağnaz ve gaddar oluyor dışta ise kan ve gözyaşından haz alıyor.
Her şey İslam için. Her şey halifelik için.
IŞİD bunun için kuruldu.
Bunun için Kilis ve Gaziantep’i bombalayan IŞİD’e karşılık verilmiyor.
Verildi diyenlere inanmayın. IŞİD dost ve müttefik.
Herkes onu seviyor. Katil ve tecavüzcü.
Akçeli yolsuzluklar işin eğlencesi.
Halife ve sultan olmak kolay değil.
‘Herşey İslam için’! Ama sizin benim bildiğimiz İslam değil.
Ruh hastalarına göre yeni türden bir rezillik. Ne kadar da utanmazlar.
İşimiz çok ama çok zor. Ama yine de onlar korkuyor.
Allah’tan değil bizden. Çünkü biz haklıyız. Çünkü biz onurluyuz. (YURT)

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rauf Çetiner 7 ay önce

Hüsnü mahalli çok değerli bir insan olup Arabistan halkının ciğerini bilir. Onların gelmiş geçmiş tarihini vede nasıl hareket edecek ve ne yapacaklarını da önceden hatasız tahmin eder.Türkiyenin orta Doğu danışmanı elçisi olacak Türk dostu insan...

Avatar
Cavusoglu Ekrem 7 ay önce

Bu bilgiler guzel bir yazi ile derli toplu
anlatilmis dikkatlice okunmali ve
uzerinde dusunulmeli saygilarimi.

Avatar
ferhat yavuz 7 ay önce

Bu güzel bilgilerle bizi aydınlatan hüsnü muhalli beye sonsuz teşekkürler

Avatar
cunyt 7 ay önce

cok fazla yanlis bilgi var. ornegin cok yakin zamanda gerceklesen bursadaki bomba olayi pkk nin eylemi oldugunu artik herkes biliyor... ve tamamen esad yanlisi lakin dogrularda var tabi

Avatar
mahmut köylu 7 ay önce

Yazısı genelleme bölümünü begendim..fakat KILIS-ANTEP-ISID rejimdeki çizgiyi ve noktasına derinden ele alamamış. Kaleme aldığı bakış açısı için HUSNU MUHALI beye saygilar