banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel Peçe akın öztürk ilaç sayısı

İDDİALARI DEVLETİ SARSACAK

MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı dinleyerek 'Casusluk' yaptığı iddia edilen Ali Fuat Yılmazer, Hakan Fidan'la ilgili süreci anlatırken şok eden iddialarda bulundu. Ali Fuat Yılmazer gözaltına alınma nedenini 19 mart tarihinde Bugün TV'de Tarık Toros'un sunduğu programda bakın nasıl açıkladı.

İDDİALARI DEVLETİ SARSACAK

 İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü 2010 yılında ‘Selam Tevhid’ örgütü adı altında bir soruşturma başlattı. Bu soruşturma kapsamında telefonları dinlenenlerden biri de MİT Müsteşarı Hakan Fidan oldu. Fidan’ın telefonu ile ilgili mahkemeden alınan dinleme talebi ise kendi ismi ile alınmadı. Kod adı ‘Emin’ olan ve açık kimliği belirlenemeyen örgüt üyesinin, telefonlarının dinleneceği belirtilerek dinleme talep edildi. Mahkeme olumlu yanıt verdi ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın telefonları dinlenmeye başlandı. Fidan’ın telefon konuşmaları yazılı hale getirilerek Selam Tevhid soruşturma dosyasına tape olarak koyuldu. Selam Tevhid soruşturması kapsamında dinlenen telefonların ve izlenen maillerinin izini süren polis, ilginç bir izleme kararını daha tespit etti. Bu da, MİT Müsteşarlığı’nın internet hattıydı. MİT Müsteşarlığı’nın güvenlik amaçlı olarak kurum ismiyle kayıt altında tutulmayan internet erişim hattı da, Selam Tevhid soruşturması kapsamında izlenmişti. 

YILMAZER FİDAN'IN NİÇİN DİNLENDİĞİNİ ŞÖYLE AÇIKLAMIŞTI
Halen İstanbul Terörle Mücadele şubesinde 'Casusluk' iddialarıyla gözaltında bulunan Ali Fuat Yılmazer aslında kendisine sorulacak bütün sorulara açık açık yanıt vermişti. 
İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olduğu dönemde Hakan Fidan hakkında açılan soruşturmaya vakıf  olduğu bilgileri 19 mart tarihinde Bugün TV'de Tarık Toros'un programında açıklamıştı. Ali Fuat Yılmazer bu programda KCK ile MİT görevlileri hakkında çok önemli suçlamalarda bulunmuştu. MİT görevlilerinin Kandil'i eyleme ikna etmek için Öcalan'ın el yazması notlarını Kandil'e ulaştırarak PKK yöneticilerini silahlı eyleme ikna ettiklerini ve bu talimatlar doğrultusunda PKK'nın karakol baskınları düzenlediğini iddia etti.

Ali Fuat Yılmazer'in televizyon programında yaptığı açıklamalar şöyle: 

''7 Şubat AK Parti'yle cemaatin kırılma noktası değildir. Ergenekon operasyonları süreci, KCK operasyonları içerisinde ben bunların içindeydim. Başlatan ben değildim ama en etkili aktördüm. 

Bu iş cemaat meselesi değildir bu cemaat kavaramı başlı başına bir karartma işidir. Telekulak skandalı ortaya çıkan insanlar 1999 yılında alel acele bir cemaat çalışmasına başladılar . Şimdi aynısı oluyor bu  Cemaat- AKP meselesi değildir kimse Türk toplumunu kandırmasın.

SAVCI 4 MİT'ÇİNİN NUMARASINI İSTEDİ
MİT'in adının karıştığı bir soruşturma söz konusu. Hakan Fidan ifade vermeyecekse nasıl çözeceksiniz. 1 yıl beklenmiş 2008'de başlanmış dosya ve Başbakan'a arz edilmiş. O bilgi savcılıktan geldiğinde biz Hakan Fidan'ı bilmiyoruz ben zaten opererasyon sürecinin içerisinde değilim 2011'de istihbarattan ayrılmışım il emniyet müdürünün makamında oturuyorum. 

Savcı 4 MİT'çinin telefon numarasını istemiş polislerden. Bize de söylemiyor ifadeye çağırdığını, polisler o sonucu çıkarmış. Ve bu bilgi Başbakan'a iletildi: Emre Taner, Afet Güneş ve İstanbul'daki 2 tane MİT'çi. Başbakanın hiçbir geri dönüşü olmadı, 'bu nerden çıktı' demedi. Sonra öğrendik ki Hakan Fidan da çağırılmış. 

Son 1 yıl ben görevde değildim. Hakan Fidan'ın göreve geldiğinden sonra 2011'den 2012'ye kadar zaten doğru düzgün KCK operasyonu yapılmadı. 1 yıl boyunca savcılıkla MİT arasında görüşmeler yaşandı, çözülemedi.

İMRALI TALİMATI
Sorun şuydu: Bu mekanizma içerisindeki çok etkili elemanlarınız marifetiyle sürecin bütün saafatına vakıf olmuşsunuz. Meydana gelen eylemler var, eylem hazırlıkları var. Bunlar içerisinde 2011'in sonunda karakol baskınlarını hatırlayın. Öcalan'ın el yazısıyla yazılmış ve Kandil'e götürülmüş, örgüt mensuplarına Öcalan'ın el yazısının gösterilmesi suretiyle eyleme ikna edilmeleriyle gerçekleşmiş eylemlerden bahsediyorum. Basit şeyler değil. Asıl sorulması gereken sorular bunlar.

HAKAN FİDAN İFADEYE NEDEN ÇAĞIRILDI
(7Şubat 2012 süreci) En önemli mesele Hakan Fidan ve MİT yöneticilerini savcılık şu amaçla çağırdı: Bazı eylemlerden MİT kurumunun elemanları marifetiyle haberdar olduğu anlaşılıyor. Ve gelip sahip çıkmış yardımcı istihbarat elemanlarına ki o elemanların ifadeleri de var. Savcılık sordu, 'Siz haberdar olduğunuz bu bilgileri devletin yetkili makamlarıyla paylaştınız mı? Bu eylemlerın önlenmesi için tedbir aldınız mı?' Öyle tahmin ediyorum ki kanunen gerekli gerekçeler, hukuken ortaya konulamadı ve savcılık tatmin olmadı. İşlenen suçların kurumunun yönetimi bilgisi dahilinde olup olmadığı konusunda ifadelerine başvurulacaktı ama o ifadeler verilmedi. Sonra Başbakan sert bir tepkisi oldu. Benim anlamakta güçlük çektiğim taraf o sert tepkidir. Bunun başbakanlığa yönelik bir komplo olduğu düşünüldü.

Benim öncesinde de sonrasında da söylediğim bir şey var, o soruşturma içerisinde Başbakan yoktu bunu kim iddia ediyorsa çok farklı hesaplar yapıyordur. Hakan Fidan yoktu, MİT yoktu. Ama MİT yöneticileri ifadeye gelmediler. Gelmemekle ve soruşturmanın önü kesilmeye çalışılmakla o suça bir nevi ortak olmuş oldu.

İmralı'da görüşmeler Oslo'da müzakereler yapılmıştır. O müzakerelerde savcılık makamının şöyle bir yaklaşımı oldu; suçlularla görüşmenin suç olduğuna dair yasamızda öyle bir madde yok, bir iddia da yok. Mesele işlenen bir takım suçlarla ve eylemlerle iltisatlı olarak vakıf olduğunuz ve gerekli önlemler aldırmadığınız düzlemde suç istinadı olmuştur. Bunun sorumlularını bulmaya yönelik bir çalışmadır. O suçlar kime kadar gidiyorsa o suçların ortağı demektir.''

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.