banner832
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel Peçe akın öztürk ilaç sayısı

BU AYET GERÇEKTE NE DİYOR?

İhsan Eliaçık hoca, Hac Suresi'nin 36. ayeti için "Allah sizin kurbanlarına bakmaz, ete, kana, deriye, bağırsağa bakmaz. Bunlar için günahlarınızı affedecek de değildir" dedi.

BU AYET GERÇEKTE NE DİYOR?

 İşte Eliaçık hocanın o açıklamaları:

YANLIŞ: “Kurbanlık büyük baş hayvanları da sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf saf sıralanmış dururken (kurban edeceğinizde)üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerlerine düşüp canları çıkınca onlardan siz de yiyin, istemeyen fakire de istemek zorunda kalan fakire de yedirin. Şükredesiniz diye onları böylece sizin hizmetinize verdik.” (Hacc: 36)

DOĞRU: “Cüsseli hayvanları da sizin için Allah’ın şiarlarından kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar saf halinde yan yana dizildiklerinde üzerlerine Allah’ın adını anın. Nihayet onlardan yiyin, istemeyen yoksulu da istemek zorunda kalan yoksulu da doyurun. Böylece onları sizin hizmetinize verdik. Umulur ki şükredesiniz.” (Hacc: 36).

Tefsiri:

" Bu ayetler Kabe etrafında müşrikler tarafından kurulan, cüsseli (büyükbaş) hayvan, deve, koyun ve her tür ekin ürünlerinin “iç edilmesi” üzerine kurulu düzene karşı söyleniyor. Çünkü onlar Kabe’ye getirilen hediye (hedy) hayvanlarına ve ekin ürünlerine el koyuyor, yoksullara gitmesine engel oluyor ve ihtiyaç sahipleri arasında eşitçe dağıtılmasına yasaklar getiriyorlardı. Kur’an’daki tabirle “yerli yabancı herkesin eşit hakka sahip olduğu” Mescid-i haramdan insanları alıkoyuyorlardı. (Hacc: 25).
En’am suresinde bu menfaat çarkının nasıl döndüğü uzun uzun anlatılır. Mesela bir yerde şöyle denir:
“Tutup Allah’ın yarattığı ekin ve hayvanlardan  ona bir pay ayırdılar ve kendi akıllarınca “Bu Allah için, bu da ortaklarımız için” dediler. Ortakların payı Allah’ın payına geçmez, ama Allah payı ortaklarına geçer; ne berbat bir iş bu!” (En’am; 136)
Görüldüğü gibi en’am “nimet olarak gelen sığırlar” manasında kullanılıyor. Çünkü rivayete göre cahiliye Arapları ekin ve sığırlardan el koydukları ürünleri putlar ve Allah arasında bölüştürürlerdi. “Şu Allah’ın payı şu da tanrılarımızın payı” derlerdi. Allah için ayırdıkları payı başkaları için harcarlar, putları için ayırdıkları payı zimmetlerine geçirirlerdi. Putların payından Allah’ın payına bir şey geçerse hemen geri alırlar, Allah’ın payından putlarının payına geçen bir şey olursa, sonuçta bu kendi ceplerine gireceğinden hiç ses etmezler “Allah zengindir putlar fakir, O’ndan bunlara bir şey geçmesinden bir şey olmaz” derlerdi (İbn Abbas). Demek ki cüsseli hayvanlar (el-budne) Kâbe etrafındaki ni’met (en’am) istismarına dayalı bu “hayvan döngüsünü” ifade ediyor.
En’am suresi 135-140 arasında bu döngünün nasıl işlediğini okuyabilirsiniz. Burada esas amaç kurban kesmek değildir. Kabe’ye getirilen hayvanların “çete” tarafından iç edilmesi ve aralarında üleşilmesine karşı onların kamunun/yoksulların hakkı olduğunun vurgulanmasıdır. Bu arada kesilenler varsa -ki bu örfen müstahaptı- onların da sadece etlerinden yenilebileceği (kendine ayırıp biriktirmek yok) gerisinin yine yoksullara dağıtılması gerektiğinin ısrarla vurgulanmasıdır.
Tabi bütün bunlar hacca gidenler için geçerli. Oradaki durum anlatılıyor. Hacca gitmeyenlerin kurban keseceğine dair Kur’an’da en küçük bir ima bile yok.
Kur’an’da sadece mazereti sebebiyle hacca gitmeye niyetlenip de gidemeyenlerin Kabe’ye bir hedy (adanmış hayvan) göndermesi istenir. (Bakara 196). Çünkü ihtiyaçtan fazla olanın oraya gönderilmesi ve orada ihtiyaç sahiplerinin eline ulaşması istenmektedir. Gönderilecek hayvanın illa kurban olarak kesilmesi gerekmiyor. Hedy hediye kökünden gelir ve canlı bir hayvanın veya bedelinin yoksula bağışlanması manasına gelir. Kabe’ye getirilen “kurbanlık hayvan” demek,“adanmış hayvan” demektir; Allah’a, Kabe’ye, yani kamuya, ihtiyaç sahiplerine adanmış, onlara verilmek üzere getirilmiş canlı hayvan, ekin ürünü vs. demektir. Bu dahi “hacca niyetlenip de gidemeyenler” için geçerlidir.
Sonra yukarıdaki ayetin devamında şöyle denilir: “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. Güzel ahlak sahiplerini müjdele.” (Hacc; 37)

“Asla” denilerek ulaşmayacağı söylenen et ve kan zaten Araplarca da kesilmekte olan kurbanlardı. Klasik zihin burada kurban kesen kişinin, kurbana bıçağı çalarken içinde taşıdığı takva duygusunun kastedildiği şeklinde anlıyor. Burada kurbana teşvik değil; sakındırma, yapmayın bunu artık, bir anlamı yok vurgusu var.

Ayetin sonundaki cümleden de anlaşılacağı gibi aslolan hayatın içinde güzel ahlak sahibi (muhsinin) olmaktır. Allah sizin kurbanlarına bakmaz, ete, kana, deriye, bağırsağa bakmaz. Bunlar için günahlarınızı affedecek de değildir. İçinizde Allah bilincinden kaynaklanan sakınma duygusu (takva) ile yaşayıp yaşamadığınıza ve ahlakınıza bakar. Açıkça diyor işte: “Asla ulaşmaz” Şu halde neden kesip duruyorsunuz, ulaşmayacak işte. Duymayacak o hayvanların sesini, kan kırmızısı boğazın görüntüsünü, duymayacak!"

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YUsufDe @lezgin kayran 2 yıl önce

lezgin kayran, işte o hacca gidenler, kurbanıda orada kesiyor, kurbanın etini yoksullar yiyemiyor. kesilen hayvanın canı çıkar çıkmaz, toprağa gömüyorlar. ayet, "nihayet onlardan yiyin, istemeyen yoksulu da istemek zorunda kalan yoksulu da doyurun." diyor. yemiyorsun, yedirmiyorsun, topraağ gömüyorsun. en cahil insan bile, kesilen o hayvanın, kurban sayılmayacağını bilir.

Avatar
lezgin kayran 2 yıl önce

Kürdüstanda sadece haca giden insanlar hayvan keser gitmiyenler kesmes farz degildir sünnettir.bu bayrama hacı bayramı derler“ayta hacıya"

Avatar
YusufDe 2 yıl önce

ayette, gidin kurbanı mekke'de kesin ve canı çıkan hayvanı, olduğu gibi kumlara gömün diye yazmıyor. ayet, kurbanın etini yoksulların yemesi gerektiğini söylüyor. kesildikten sonra kuma gömülen hayvan kurban sayılırmı?

Avatar
Kadir Demir 2 yıl önce

bugün gene doğuda kendilerine kürt diyen kardeşlerimiz türkmenlerle karışmışlar.osmanlı konar göçer ister türkmen,isterse kürt olsun bunlara ekrat yani kürt demiş.bugün g.doğu da kendilerine kürt diyen aşiretlerin çoğu bu şekilde kürtleşmiş türkmenlerdir.tırklar,badıllılar,döğerler,avşarlar,kara ve sarı geçililer,kırvarlar,bucaklar,şeyhanlar,izoller,milliler,hartavililer,ölmezler vs tamamı türkmendirler.1064 ermeni tarihçisi gene aynı şeyi ifade etmektedir,o dönemde doğuya türküman derlermiş

Avatar
Cami inşaat holding 2 yıl önce

hemen her şehirde anormal şekilde cami inşaatları görülüyor. cemaatten para falan da toplanmıyor. bu inşaatlar diyanet bütçesi ile yapılıyorsa eyvallah. ama ihale alma karşılığı şirketlerin kasasından yaptırılıyorsa vebali büyük. önemli soru şu: hırsızlık parasıyla cami yapılır mı? daha önemli soru: sırf cami yapmak için hırsızlık yapmak dinde var mı? burada hırsızlık ihaleye fesat karıştırma olarak da okunabilir.

Avatar
Kadir Demir @lezgin kayran 2 yıl önce

kürdistan i̇ran'da veya irak'ta bir yer mi?süleymancılar da bu bayramda şunu dediler;"bir kısım kürtler kurban kesmedikleri için başları beladan kurtulmuyor".bilmiyorum bu söz doğru mu?tarihe baktım kürtlerin allah rızası için bir tek devleti yok.bir de "anadolu kürtlerin kadim yerleri".yok böyle bir şey.çünkü epey araştırdum türkler sakalardan itibaren yani aşağı yukarı 2600-2700 yıldan beri anadoluda.abbasiler 800'lü yıllarda,yani 1200 yıl önce türkistan'dan gelen türkmenleri anadoluya yerleş

Avatar
Bir inek 2 yıl önce

Tehdit Tesbih ve takdir ederim ki aranızdaki bu adam gibileri önemseyin yoksa sizi boynuzlarımızla yaralamak zorunda kalırız

Avatar
bir dost 2 yıl önce

memet bey sen dogru adam misin? Oku, arastir, ogren, anlat, ama duyduklarinla gelme, okuyana, anlayana da sen yanlissin deme!