banner829
Öne Çıkanlar Milletvekili tokat attı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel diyet ürünler tatlandırıcılar zararlı mı Sheraton Otel

BALYOZ'DA SON SAVUNMALAR...

Balyoz sanıklarının avukatı: Napolyon, 'kendi ordularını sevmeyen milletler bir gün başkalarının orduların hizmet ederler' demiştir.

BALYOZ'DA SON SAVUNMALAR...

 361 sanıklı Balyoz Planı Davası’nın temyiz duruşmasına Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde devam ediliyor. Avukat Erhan Tokatlı, Silivri’de kendi müvekkillerinin değil Cumhuriyetin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yargılandığını savunarak, “Kişilikleriyle birer yıldız olduğunu bildiğim birçok komutan tasfiye edilmiştir. TSK ıslah ile terbiye edilmiş, komuta kademesi şekillenmiş, halk arasındaki tabir ile bir taşla bir kaç kuşun vurulma gayreti içine girilmiştir. Tarihi insanlık kadar eski ve köklü bu kurum yıkılırsa altında birçok kişi kalır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için güçlü olmak lazım. Napolyon, ‘kendi ordularını sevmeyen milletler bir gün başkalarının orduların hizmet ederler’ demiştir. Bizim başka ordumuz, askerimiz yok, olanı bu. Mevcudu da düzmece sahte delillerle zayi etmenin tarihi bir hata olacağını düşünüyorum. Biz sizlerden merhamet değil, adalet istiyoruz” dedi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Balyoz Davası'nda Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına'ya 20 yıl hapis kararı çıkmıştı. 361 sanıklı Balyoz davasının temyiz duruşmasının 14. gününe Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nde devam ediliyor. 

Sanıklar Bahtiyar Ersay ve Namık Koç’un Avukatı Erhan Tokatlı, tankların yürümediği, uçakların uçmadığı, askerin kışlasından çıkıp başkaldırıda bulunmadığı bir durumda darbeden veya darbe eksik teşebbüsünden bahsedilemeyeceğini belirtti. Balyoz Harekât Planı’nın İstanbul ile sınırlı kaldığını, Ankara ayağının bulunmadığını belirten Tokatlı, “Genelkurmay Başkanı veya Başkanlığı planı desteklemiyorsa karargahın ele geçirilmesi lazım. Başbakanlığın, Meclisin ve Cumhurbaşkanlığının kontrol altına alınması lazım. Hangi cebir şiddet ile sonuca ulaşacaksınız, bu planlama içinde bu unsurlar yok. Bu suçun işlenebilmesi için Genelkurmay Başkanlığının bu plana katkısının zorunlu olduğu kanaatindeyim. Dosyaya baktığınız zaman planlama İstanbul merkezlidir. 1. Ordu’nun yanı sıra Türkiye içinde 3 ordu daha var. Onların desteği olmadan planın başarı şansı sıfıra yakın” değerlendirmesinde bulundu.

28 BİN İNSANI TAHLİYE ETTİ KENDİNİ EDEMEDİ
Darbe suçuna teorik ve pratik olarak teşebbüsün mümkün olmadığını ifade eden Tokatlı, darbe yapılması için öncelikle planı tatbik edecek genç subayların ikna edilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu genç insanları ikna edemezseniz plan elinizde kalır, bu ülkede geçmişte ne kadar darbe yapılmışsa bu ülkenin zararına olmuş. Darbeyi kim yaparsa yapsın ilk aklımıza gelen şey bunun arkasında başkalarının bulunduğudur. Kimse kimseyi darbe konusunda ikna edemez” dedi. 

Avukat Tokatlı sanık Namık Koç’un suçlu olduğuna ilişkin aleyhine delil olarak dosyaya hiçbir şey konmadığını savundu. Sanık Bahtiyar Ersay’ın ise Tunus’ta askeri ateşe olarak görev yaptığını ve Arap Baharı’nın en yoğun yaşandığı dönem olduğunu belirtti. Müvekkili Ersay’ın iç karışıklık yaşandığı dönemde Tunus’tan yaklaşık 28 bin insanı başarılı bir şekilde tahliye ettiğinin altını çizen Tokatlı, “O kadar insanı başarılı bir şekilde tahliye etti ama kendini edemedi” ifadesini kullandı. 

Tokatlı, müvekkilinin hakkında yakalama kararı çıktığı zaman kendi isteği ile gelip teslim olduğunun altını çizdi. Silivri’de kendi müvekkillerinin değil Cumhuriyetin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yargılandığını savunan Tokatlı, “Kişilikleriyle birer yıldız olduğunu bildiğim birçok komutan tasfiye edilmiştir. TSK’nın ıslah ile terbiye edilmiş, komuta kademesi şekillenmiş, halk arasındaki tabir ile bir taşla bir kaç kuşun vurulma gayreti içine girilmiştir. Tarihi insanlık kadar eski ve köklü bu kurum yıkılırsa altında birçok kişi kalır. Bu coğrafyada yaşayabilmek için güçlü olmak lazım. Napolyon, ‘kendi ordularını sevmeyen milletler bir gün başkalarının orduların hizmet ederler’ demiştir. Bizim başka ordumuz, askerimiz yok, olanı bu. Mevcudu da düzmece sahte delillerle zayi etmenin tarihi bir hata olacağını düşünüyorum. Biz sizlerden merhamet değil, adalet istiyoruz” dedi.

HERKES DİJİTAL TERÖR TEHDİDİ ALTINDA KALACAK
Sanık Ali Sadi Ünsal ve Ramazan Kamuran Göksel’in Avukatı Hüseyin Mithat Tombak yerel mahkemede meramlarını anlatamadıklarını, delilerle ilişkin bilirkişi incelemesi yaptıramadıklarını ifade ederek, “Suçsuz insanların hayatları ile oynanmasına daha fazla izin vermeyiniz. Ülkemizin geleceğinin adaletsizlikle karartılmayacağını gösteriniz. Kaynağı ve kim tarafından oluşturulduğu bilinmeyen ve sanıklarla ilişkisi kurulmayan bu veriler delil olarak kabul edilirse böyle bir karadan sonra herkes bir dijital terör tehdidi altında kalacaktır” dedi. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın evine dinlenme maksatlı böcek yerleştirildiğini anımsatan Tombak, Gölcük Donanma Komutanlığı’na pusu kurulmasına şaşırılmaması gerektiğini, bunu yapan çetenin ortaya çıkarılması için gösterdikleri çabalardan da bir netice alamadıklarını ifade etti.

Tombak, “Başbakanın evine yerleştirilen böceğin izi sürülürken Donanma Komutanlığı’na kurulan pusu hakkında hiç bir şey yapılmaması nasıl açıklanabilir” sorusunu yöneltti. Deliler arasında yer alan 5 No’lu harddisk üzerinde parmak izi incelemesi yaptırılmamasını eleştiren Tombak’ın, Yassı Adaya ilişkin değerlendirmeleri sırasında Başkan Ekrem Ertuğrul, araya girerek 1 saat 15 dakikadır savunma yaptığını anımsatarak, zamanın daha tasarruflu kullanılması için tekrarlardan kaçınılmasını istedi. Tombak ise müvekkillerinin tahliyesine ve kararını bozulmasını istedi. Emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık'ın Avukatı Osman Topçu savunmaya yapmaya devam ediyor. (ANKA)

yuzdeyuzhaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.